Meme kanseri Haftası sebebiyle açıklamalarda bulunan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Erkan Özcan, meme kanserinin her 8 kadından 1’inde görülebildiğini belirterek, hastalığa yakalanan kadınların yüzde 98’inde erken teşhis sağlandığını söyledi.
Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü tarafındanMeme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı dolayısıyla yapılan paylaşımda, erken teşhisin önemine dikkat çekildi. Yapılan paylaşımda, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Erkan Özcan’ın açıklamalarına yer verildi. Dünya genelinde her 8 kadından 1’inde meme kanserinin görülebildiğini belirten Uzmanı Uzm. Dr. Erkan Özcan, hastaların yüzde 98’ine tarama programları sayesinde erken teşhis konulabildiğine vurgu yaptı. Erken teşhis sayesinde hastalığın hızlıca yenilebileceğine vurgu yapan Özcan, KETEM ve hastanelerde her yıl testlerin yapılabileceğini söyledi.
Her ay kadınların kendi kendine meme muayenesi yapması gerektiğini kaydeden Özcan, “Bilindiği üzere meme kanseri ülkemizde ve dünyada kadınlarda en sık görülenler türüdür. En sık başvuru nedeni de memedeki kitle ve şişlik şikayetidir. Bunun yanı sıra memede ve meme başında çekilme gibi yakınmalarla da ortaya çıkmaktadır. Tabii ki yakınmalar ortaya çıktığında başvurmak şart değil. Meme kanseri çok sık görülmesi ve her 8 kadından 1’inin ömür boyu meme kanserinden etkilenme ihtimali nedeniyle ulusal ve uluslararası kanser taramalarına tabi tutulmuş bir kanser türüdür. Ülkemizde de KETEM başta olmak üzere yılda bir hekim muayenesi, yılda bir ya da iki yılda bir mamografi ile tarama programları, ayda bir kişinin kendi elle muayenesi tarama programı kapsamında önerilmektedir” dedi.
Tarama programları sayesinde hastaların yüzde 90’ında kanserin erken teşhisinin sağlandığını belirten Özcan, “Erken evre hastalıkta, cerrahi, medikal onkolojisi ve radyasyon onkolojisi sayesinde uygulanan tedaviler sayesinde hastalıkta kür sağlanabilmekte, bu da hastalıksız bir ömür sağlamaktadır. Ama maalesef bazı hastalarımız dördüncü evrede gelmekte. Bu durumda da hedefe yönelik çeşitli tedaviler mevcut olmakta. Bu tedaviler sayesinde daha iyi yaşam kalitesi ve yaşam süresi beklemedeyiz. Bu tedaviler sayesinde hastalığı kontrol altına alabiliyoruz. Meme kanserinin tarama programları ile erken evrede tespit edilebileceğini, fakat metastatik evrede de hastalığın tedavi ile kontrol altına alınacağını bilmenizi istiyorum” diye konuştu.


8 kadından 1’inde görülen meme kanserinde erken teşhis hayati önem taşıyor
Amasya’da 65. Kiraz Teşvik Yarışması yapıldı
Türkiye’nin en eski kiraz teşvik yarışması Amasya’da 65 yıldır gerçekleştiriliyor. Geçen yıl bahçelerde yaşanan zirai don afeti nedeniyle yapılamayan yarışmada üretimin bol olduğu bu yıl ilk üçe giren kiraz üreticilerine altın hediye edildi.
Kentte düzenlenen 12-22 Haziran Uluslararası Atatürk, Kültür ve Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilen yarışma öncesi Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri bahçelerin yolunu tuttu. Titiz araştırmalar sonucu ödül almaya hak kazanan ürünler ile üreticileri belirlendi.
Birinci Alpaslan köyünden Yusuf Eser
Birinciliği Taşova ilçesine bağlı Alpaslan köyünden Yusuf Eser kazandı. Yarışmaya ailesiyle birlikte gelen Eser, ödül çekini Amasya Valisi Önder Bakan’ın elinden aldı. Yarışmada ikinci Aydınlık köyünden Hasan Hüseyin Erdem, üçüncü ise Ormanözü köyünden Murat Pamuklu üçüncü oldu. Şehzadeler Gezi Yolunda düzenlenen ödül törenine AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Çakıroğlu ile diğer yetkililer de katıldı. Halk oyunları ekibinin sahne aldığı yarışmayı izleyen vatandaşlara paketler halinde kiraz dağıtıldı.
“Türkiye’nin en eski kiraz yarışması”
Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci, “Türkiye’nin en eski kiraz yarışmasını Amasya’da yapıyoruz. 1962 yılından bu yana 65 yıldır bu yarışma geleneksel olarak yapılıyor. Sadece geçen yıl zirai afeti don nedeniyle ağaçlar meyve vermediği için yarışma yapılamamıştı. Dereceye giren üreticilerimizi kutluyorum” dedi.
Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekleniyor
Coğrafi işaretli Amasya kirazının Türk kirazı olarak tanındığını anlatan Cebeci, “Rusya, Almanya gibi ülkelere ilimizden kiraz ihracatı yapılıyor. Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekliyoruz” diye konuştu.
“1963’te dedemin diktiği kiraz ağaçlarından ürün alıyoruz”
Geleneksel yarışmanın bu yılki şampiyonu Yusuf Eser de, “1963 yılında dedemin diktiği kiraz ağaçlarını yetiştirerek ürün alıyoruz. Teknolojik gelişmeleri de takip ederek ailece üretim yapıyoruz. Bölgede kiraz üretiminin merkezi olmasını istediğimiz köyümüz Alpaslan’ın daha da gelişeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu. Eser’in eşi Gülhanım Eser’de 65 yıldır süren yarışmanın bu yılki kazananın olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.
“Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi”
Ömrü bahçelerde şifa kaynağı kirazlardan toplayarak geçen Sadiye Öztürk, yarışmanın kazananlarını alkışlayarak kutladı. Geçen yıl kiraza hasret kaldıklarını hatırlatan Öztürk, “Bir tane bile kiraz yemek nasip olmamıştı. Ama bu sene Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi. Bol kirazımız var. Her yere yetecek inşallah” şeklinde konuştu. Yarışmaya Çiğdemlik köyünde katılan Ertan Uzun ise, genç bir çiftçi olarak üretim yapmayı sürdüreceğini vurguladı.

