Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
19 Aralık, 2018 14:16 tarihinde yayınlandı
0

75 Yıllık Ahşap Ev Yenice’den Çaycuma’ya taşındı

Yenice İlçesinde satın alınan 75 yıllık ahşap köy evi  yerinden sökülerek taşındığı Çaycuma ilçesine yeniden kuruldu.

Çaycuma Belediyesi, bölgenin geleneksel yapı kültürünün yaşatılması, örneklerinin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla çantı tekniğine göre yapılmış 75 yıllık bir köy evini, Yenice Yortanpazarı’ndan sökerek, SEKA Sosyal Tesislerinin girişine kurdurdu. Bulunduğu yerden her tahtası markalanarak sökülen evin özgün yapısı ve mimari özellikleri korunarak birebir kurulumu büyük ölçüde tamamlandı. İnşaatı bölgenin bu teknikteki en mahir ustaları Yenice’den gelerek yaptı. Tamamlandığında bir tür etnografya müzesi olarak işlev görüp içinde yöresel yemeklerin sunumu da yapılacak olan ev iki katlı, 3 oda, salon ve tuvalet ve banyodan oluşuyor. Vatandaşların daha şimdiden büyük ilgi gösterdiği çantı ev, ormanlık bölgelerde, keresteye dönüştürülmemiş ağaç gövdelerinin üst üste tutturulmasıyla yapılıyor.
Çantı evi kuran ustalardan 60 yaşındaki Hayri Ayvacık, bu mesleği, 1973’te, 50 yaşında iken ölen babası Durmuş Ayvacık’tan öğrendiklerini belirterek, “Şu anda yapmış olduğumuz iş baba mesleği. Babamızdan kalan bir meslek. Ondan gördüğümüz için yapıyoruz. Şimdi bu mesleği yapan da yok. Biz de babamızın mesleğini devam ettiriyoruz. 12-13 yaşından itibaren ağabeyimle birlikte bu işi yapıyoruz. Çantı evin özelliği rutubetli olmaması, depreme dayanıklı olması. Sağlıklı yaşam için bu evler en uygun. Şimdiki beton evler hava almadığı için yaşam kalitesi biraz daha düşük oluyor. Ama ahşap evlerde her taraftan hava alıyor. Yaşam seviyesi beton evlere oranla daha yüksek. Şu anda kiremit döşemesi yapılıyor. Son anlara gelindi, bitmek üzere” dedi.
Yörenin son derece zengin bir orman varlığına sahip olduğunu söyleyen Kantarcı, “İnsanlar gibi yörelerin de ruhu var. Her yörenin ayrı bir kültürel birikimi, güzelliği var. Bizim yöremiz bir ağaç cenneti. Onun için yüzyıllar boyunca buradaki tüm yapılar ahşaptan yapıldı. Çantı yalnızca yöremizin tüm kuzey bölgelerinin geleneksel yapım tekniği olarak çok uzun yıllar kullanıldı. Betonun her şeye egemen olması nedeniyle bu evler de bir bir yok oldu. Biz bu kültürü yaşatmak için Yenice Yortanpazarı’ndan evi satın aldık. Bu konuda en becerikli ustaları bulup her ahşabı tek tek markalayarak sökümünü yaptırdık. Aynı ustalar gelip burada kurulumunu da yaptı. Bir tür müze ev görünümünde olacak. İçinde geleneksel yemeklerin sunumu da yapılsın istiyoruz. Çantı ev, aynı zamanda yaşayan bir ev olacak. Uzun yıllar Çaycumalılara çok yönlü olarak hizmet edecek” diyerek sözlerini tamamladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
havalar isindi kene tehlikesi yeniden kapida yqVjnqhM
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Mayıs, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Havalar ısındı, kene tehlikesi yeniden kapıda

Türkiye’de sıcaklıkların artmasıyla birlikte kene kaynaklı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakaları yeniden ortaya çıktı. Özellikle kırsal alanlarda zaman geçirecek vatandaşlar için ölümcül risk taşıyan hastalıkta kritik dönem başladı.

Havaların ısınmasıyla birlikte Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yeniden görülmeye başlayan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları endişe oluştururken, uzmanlar özellikle Kurban Bayramı öncesi kırsal alanlara gidecek vatandaşlara uyarılarda bulundu. Ölümcül seyredebilme riski bulunan hastalığa karşı kene temasının hayati önem taşıdığı belirtilirken, vatandaşların açık renkli kıyafet tercih ederek keneyi erken fark etmesi, dış ortamdan döndükten sonra vücutlarını detaylı şekilde kontrol etmesi ve kene tutunması durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiği vurgulandı.

“Kurbanlarını kesecek olan kişilerin çok dikkatli olması gerekiyor”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, Türkiye’de kene ile buluşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin 2002 yılından itibaren görüldüğünü belirterek, “Bu yıllara göre değişmekle birlikte havaların ısınması ile birlikte vakalar ortaya çıkmaktadır. Bölgemizde henüz bir vaka tespit etmedik ancak ülkemizde vakalar var. Özellikle Nisan ayı sonu itibari ile vakaları ortaya çıktı. Hastalar gerek ayaktan gerek yatırılarak tedavi edildiler. Genç bir arkadaşımızın öldüğü ile ilgili bilgimiz var. Bu sene havaların biraz daha soğuk gitmesi itibarıyla vakalar az olarak karşımıza çıkıyor ama önümüzde Kurban Bayramı var. Bu dönemde köylerine gidecek, orada kurbanlarını kesecek olan kişilerin çok dikkatli olması gerekiyor. Çünkü keneler halen mevcut ve halen enfekte. Bağışıklığı olmayan, daha önce bunu geçirmemiş olan kişiler bu hastalığa açıklar ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ölümcül seyredebiliyor. Böyle bir durumla mutlaka önlemlerini almaları gerekiyor. Dışarı çıkıp evlerine döndükleri zaman üzerlerine bakmaları lazım. Vücudunun her tarafında kene aramaları gerekiyor. İkinci olarak dışarı çıkarken çoraplarını pantolonların içine sokmaları gerekiyor ki kene deriye ulaşmasın. Açık giysiler giyerlerse kişiler keneyi çok rahatlıkla görebilirler. Kene yapışınca da bir sağlık durumuna başvursunlar ve o keneyi sağlık kuruluşunda çıkarsınlar. Bir an önce hızlı bir şekilde henüz daha o virüsü kusmadan vücudun içine o keneyi çıkarmak gerekiyor” dedi.

“O kadar ölümcül değil erken müdahale ile tedavi edebiliyoruz”

Bölgeden yüzlerce hastanın Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nedeniyle hastanelere başvurduğunu kaydeden Yılmaz, “Sahildeki kenelerde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi yok. Özellikle Kelkit Vadisi ile Torul bölgesi, Şebinkarahisar, Alucra, Çamoluk ve Bayburt bölgelerinden hastalar geliyor. Kırsala gidenler mutlaka önlemlerini almaları gerekiyor. Daha önce bunu geçirmemiş insanlar daha çok risk altında. Şu ana kadar hastanemize daha önce Kırım Kongo olarak gelip de sonradan tekrar Kırım Kongo olarak gelen hastamız olmadı. Bölgeden yüzlerce hastamız var. Bunların bir kısmı vefat etti diğerleri hayatını sürdürüyor. Kırım Kongo ölümcül bir hastalık olarak düşünülüyor. O kadar ölümcül değil erken müdahale ile tedavi edebiliyoruz. Kişinin erken tespit etmesi gerekiyor. Hemen sağlık kuruluşuna giderek o keneyi çıkartması gerekiyor. O kişi hasta olmadan bile düzelebiliyor. Vücutta ne kadar uzun süre kalırsa vücuda o kadar çok virüs verebiliyor. Virüsün fazlalığı, cinsi etkileyebiliyor. Kişinin bağışıklığı burada önem arz ediyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin