UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Karabük’ün Safranbolu ilçesi ile özdeşleşen safranın bitkisinin hasadının yapılacağı 7. Safran Festivali 13-15 Ekim tarihlerinde yapılacak.
Safranbolu Belediyesinden yapılan açıklamada, Türkiye’deki çeşidi, diğer ülkelerde üretilene göre sertlik, renk ve hoş koku bakımından farklılık gösterdiği için 2014 yılında yapılan çalışmalar sonunda dünyada tescili sağlanarak “milli bitki” ünvanı alan safranın, son olarak Avrupa Birliği komisyonu tarafından tescil listesine konulduğu belirtildi. Her yıl Ekim-Kasım aylarında hasadı yapılan safranın festivaline ise sayılı günler kaldığı ifade edilen açıklamada, “Safranbolu Kaymakamlığı, Safranbolu Belediyesi, Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı, Safranbolu Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve Safranbolu Turizm İşletmecileri Derneği ortaklığında 7’ncisi yapılacak Safran Festivali’nin program içeriği, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’nin de katılımı ile düzenlenen 3 toplantıda oluşturularak netlik kazandı. Dünyanın en iyi korunan 20 şehrinden birine ismini de veren coğrafi işaretli safran bitkisi için düzenlenen 7. Safran Festivali 13-15 Ekim tarihlerinde yapılacak. Türkiye’den ve dünya ülkelerinden binlerce turistin festivale katılım sağlaması bekleniyor” denildi. (İHA)


7. Safran Festivali 13-15 Ekim’de yapılacak
Tarihi kentte tulum sesi yükseldi
Düzce Belediyesi’nin yürüttüğü kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkan Konuralp Antik Kenti, bu kez tarihin içinden yükselen tulum ezgilerine ev sahipliği yaptı. 8 yaşındaki Ahmet Semih Toraman, tarihi atmosferde tulum çaldı, geleceğe dair en büyük hayalini paylaştı.
Yakın zamanda restorasyon çalışmalarının başlayacağı Konuralp Antik Kenti bir yandan yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekerken, diğer yandan da sanatla ilgilenenlerin uğrak noktası haline geldi. Konuralp İlkokulu öğrencisi 8 yaşındaki Ahmet Semih Toraman da babası ile birlikte tulum provalarını Konuralp Antik Kenti’nde yapıyor. Enstrümana ilgisinin babası sayesinde başladığını söyleyen Toraman; “Tulum çalmayı babamdan öğrendim, sonra kendi kendime geliştirdim. İleride de bu işi yapmayı düşünüyorum” dedi.
Provalar; arabada, tarlada ve Konuralp sokaklarında
Oğlunun müziğe olan ilgisini büyük bir gururla destekleyen baba Nedim Toraman ise tulum serüveninin küçük bir hediye ile başladığını anlattı.
Tulum sanatçısı bir arkadaşının hediye ettiği küçük tulumun ardından Ahmet Semih’in kendini geliştirdiğini ifade eden Toraman, oğlunun her fırsatta prova yaptığını söyledi.
Kendisi de kemençe çaldığını belirten Toraman, “Akşamları arabada çalıyoruz, Konuralp’in sokaklarında ve bazen hafta sonu tarlaya gittiğimizde prova yapıyoruz. Kültürünü yaşatıp geliştirmesi çok kıymetli. Başka enstrüman çalarsa da yardımcı olacağım” diye konuştu.
Konuralp’in tarihi dokusunun kendileri için çok özel olduğunu vurgulayan Toraman, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından antik kentte oğluyla birlikte konser verme hayali kurduklarını belirterek, “Burada yürümek, burada çalmak, burayı hissetmek farklı bir duygu. İnşallah restorasyon bittikten sonra bu atmosfer içerisinde baba oğul bir konser vermek istiyoruz. Çocuğumla birlikte aynı sahneyi paylaşmayı hayal ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Düzce Belediyesi’nin çalışmalarıyla tarihi mirası yeniden ayağa kaldırılan Konuralp Antik Kenti, kültür ve sanatın buluştuğu özel anlara ev sahipliği yapmaya devam ediyor.


