karabuk
İmsak 05:57
Güneş 07:22
Öğle 13:08
İkindi 16:11
Akşam 18:43
Yatsı 20:02
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Karabük Postası tarafından
02 Ekim, 2023 16:33 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

65 yıllık köprünün risk gerekçesiyle yıkımına başlanacak

Zonguldak’ta 65 yıllık Fevkani Köprüsü risk taşıdığı gerekçesiyle yıkılacak. Önümüzdeki günlerde yıkımına başlanması planlanan köprünün altındaki esnaf ise yetkililerle anlaşmalarına rağmen belirtilen süre içerisinde tahliyeleri gerçekleştirmedi. Köprüdeki hasar gözle bile görülürken, risk her geçen gün sürüyor. Zonguldak’ta 65 yıl önce inşa edilen Fevkani Köprüsü'nün yıkım çalışmaları önümüzdeki günlerde başlayacak. ODTÜ’nün 2014 tarihli hazırladığı raporunda bakım ve onarım yapılmasına dikkat çekilen köprü; risk sebebiyle 2012 yılında trafiğe kapatılmıştı. 3 ila 3,5 tona kadar olan araçların 30 kilometre hızı aşmamak kaydıyla 2014 yılında kullanımına açılan köprünün ani çökme tehlikesi bulunması sebebiyle acil olarak yıkılması gerektiği belirtildi. Belediye Başkanı Selim Alan, 15 Ağustos 2022 tarihine kadar yıkım işlemlerini başlatmak istediklerini ifade etmiş, esnafa da tebligat gönderilmişti. Tebligatların ardından 30 Eylül 2023 tarihine kadar tahliyeleri istenen köprü altı esnafı, belirtilen tarihte iş yerlerini tahliye etmedi. Acılık semtine yapılan alışveriş merkezindeki bazı iş yerlerinin ise belediyeye borcu bulunmayan esnafa verilmesi kararlaştırıldı. blank 2 Eylül tarihinde yıkımına başlanacaktı Kendilerine güvence isteyen esnaf köprü altında "işgalci" durumunda olmalarına rağmen bugün tekrar Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ile görüştü. Belediye meclisinde gazetecilere konuşan Belediye Başkanı Ömer Selim Alan, "Fevkani Köprüsü ile ilgili uzun zamandan beri zaten meşgul ediliyor. Bununla ilgili de en son Valimizin başkanlığında yapmış olduğumuz toplantıda Valimiz kendilerine 30 Eylül tarihine kadar süre verildiğini, bu süre zarfında kendilerinin iş yerlerinden ayrılmaları gerektiğini ve çünkü hemen bugün itibarıyla, 2 Ekim itibarıyla yıkım başlayacağını kendilerine söylemişti ve anlaşma sağlanmıştı. Şu anda Elmas Park'ta zaten 45 tane esnafımız talep etti. Yani biz Elmaspark'ta ticaretimize devam etmek istiyoruz 45 arkadaşımızın yerleri Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü kontrolünde daha önce köprü altında kullandığı metrekareler baz alınarak adaletli bir şekilde onlara orada boş bulunan 32 tane dükkan, 45 tane esnafımız için bölündü. Şapların dökülmesi, bölünmesine çerçeveleri bunların hepsinde belediye olarak biz yaptık. Esnafımızın her zaman olduğu gibi yanında olduğumuzu gösterelim diye. Malum burası bakanlığımızın uhdesinde olan bir yer Elmaspark. Malum bu mecliste satış kararını almıştık ve bakanlığımıza orayı sattıktan sonra üç kat ticaret, dört katta 1+1, 2+1, 3+1 konut olmak üzere vatandaşımızın ismini koydu. Elmas Park Yaşam ve Alışveriş Merkezi'nin açılışını yapmıştık. İhaleyle satılamayan 32 tane dükkanı da biz bakanlığımızda Zonguldak Belediyesi olarak afet kanunu gereği böyle bir yetkimiz var malumunuz. Köprü riskli yapı olduğu için yıkılması gerekiyor. Dedik ki burada köprü altındaki insanlarımız bizim insanlarımız, mağdur etmeyelim. Talepte bulunduk. İki yıllık süreyle istedik. Hiçbir kira kendilerine istemeden ki sözleşmeleri sabahleyin hepsini imzaladım. 45 arkadaşımızla şu an itibarıyla gelip sözleşmelerini imzalayıp işgaliye sözleşmelerini imzalayıp hemen elektriklerini açıp ticaretlerine kaldığı yerden devam edebilirler. Zemin katla birinci katın çerçeveleri dahil bitti. İkinci katta altı yedi tane dükkanı kaldı, dün en son kontrol ettiğimizde. Tabii arkadaşlarımızın zaten buraya ha deyince taşınmaları mümkün değil. Elektriğini açtıracak, raflarını yapacak, kendine yapacak. O yüzden de sanki hemen bugün geçtiğimiz zaman taşınamıyoruz demek bana göre çok geçerli bir mazeret değil. 30 Eylül'de buranın boşaltılacağı ve köprünün yıkımına başlanacağını Valimizin başkanlığındaki toplantıda zaten kararını aldık" dedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
ilyaserbayyeni
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
26 Şubat, 2026 13:23 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

ERKEN SEÇİMİN İLK SİNYALLERİ !

Seçim ekonomisi, ülkeyi yönetenlerin seçimlerde yeniden iktidara gelebilmek için; ekonominin araçlarını iktidar uğruna kullanması ve yönlendirmesi olarak kendini gösterir.

Nedir bunlar?

  • Çalışan kesimin maaş zamları,
  • Emekli maaşlarının artırılması
  • Asgari ücretin yükseltilmesi
  • Sosyal yardımların artırılması * Tarımsal destekler
  • Vergi oranlarının düşürülmesi * Vergi cezalarının affedilmesi * Vergi ödemelerinin ertelenmesi gibi toplumda memnuniyet yaratan faaliyetlerdir.
    Kredi genişlemesini teşvik edici uygulamalar, para arzının artırılması gibi uygulamaları da para politikasının seçim ekonomisinin emrine girdiğinin kanıtını oluşturan gelişmeler olarak sınıflandırabiliriz.

HAZİNE VE MALİYE BAKANI GÖREVDEN AFFINI İSTERSE BİLİNKİ 6 AY SONRA SEÇİM VAR !

Ülkeyi yönetenler iktidarı garanti görmedikçe erken seçim kararı almaz. Seçim ekonomisi yöntemi oyları artırmanın en önemli yolu olarak görülür. Seçim ekonomisi öncesi Hazine ve Maliye Bakanı değişir. Erken seçimin en önemli göstergesi budur. Seçim ekonomisine yeni gelen bakanla geçilir.

Seçim ekonomisi dünyanın her yerinde az ya da çok uygulanan bir yaklaşımdır.
Bu tür uygulamalar demokrasinin geliştiği, şeffaflığın, hesap verilebilirliğin arttığı ekonomilerde düşük düzeyde kalırken, demokrasinin fazla gelişmediği, şeffaflığın, hesap verilebilirliğin azaldığı ekonomilerde daha çok görülür.

SEÇİM EKONOMİSİNİN İLK SİNYALLERİ GELMEYE BAŞLADI

İktidarın yoksulluğu bitirmek yerine yoksulluğu yönetmeyi tercih eden bir stareteji izlediğini biliyoruz. Bunu Yoksullukla mücadele ve sosyal yardımlaşma harcamaları için ayırdığı kaynaklara baktığımızda da görebiliyoruz.
Burada farklı bir yaklaşım söz konusu. Bu, yardımlarla yaşamını idame ettiren büyük bir kitleyi oy potansiyeli olarak gören gayri ahlakı bir yaklaşımdır.
Bu iktidar giderse yardımlar kesilir korkusunu hakim kılmaktır.

Son 3 yılda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının Yoksullukla mücadele için ayırdığı kaynağa ve 2027 yılı için ayıracağı kaynağa baktığımızda 2026 son baharında yada en geç 2027 yılının ilk yarısında sandık geliyor diyebiliriz.
2024 yılında 299.8 milyar, 2025 yılında 378.7 milyar, 2026 yılı için 469 milyar TL. kaynak ayrılırken, 2027 yılı için çok büyük bir kaynak planlandığı görülüyor. 2026 yılına göre 2027 yılı için; yüzde 78 lik bir artışla 838.3 milyar TL kaynak yoksullukla mücadele ve sosyal yardımlar için planlanmış.

Önceki yıllarda, yüzde 26, yüzde 24 gibi artışlar yapılırken bu artışın 2027 yılı için neredeyse ikiye katlanması erken seçimin önemli bir sinyalidir.

Tarıma ayrılan kaynakta da önemli artış var.
2026 yılı için tarıma yaklaşık 888,2 milyar lira kaynak ayrılması öngörüldü. Bütçeden tarımsal destek programları için ayrılan tutar da 135 milyar liradan, 168 milyar liraya yükseldi. Gelecek yıl için ise yatırım ödenekleri 190 milyar lira olarak öngörüldü.

SEÇİMİ KAZANMANIN YOLU, EMEKLİLERİN GÖNLÜNÜ ALMAKTAN GEÇİYOR

Emeklilerin içinde bulunduğu vahim durumun iktidarda elbetteki farkında. Fakat inatla emeklileri rahatlatacak en küçük bir adım atılmadı.
Seçime kısa bir süre kala emeklilerin gönlünü almak için kesenin ağzı açılacak. Bu kesin diyebiliriz.
SGK ya, en düşük emekli aylığının 40 bin TL ye çıkarılması için "çalışın" talimatı verildiği yönünde bir takım söylentiler var.
Kesenin ağzı önümüzdeki Temmuz ayında açılırsa bilin ki Seçim 2026 Ekim ayında. Bu memnuniyet verici artış 2027 Ocak ayına kalırsa, ki, buna ihtimal vermiyorum. Çünkü emeklilerin o zamana kadar dayanacak takati yok.

Seçim kazanmak uğruna uygulanan Seçim ekonomisi politikasından sonrasını yazmaya gerek var mı? İktidara kim gelirse gelsin,
her zaman olduğu gibi maaş zamları yine cebe girmeden, zamlarla, yüksek vergilerle geri alınacak.

Ülkenin bu kısır döngüden kurtulabileceğine hiç umudum yok.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.