Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Haziran, 2023 11:26 tarihinde yayınlandı
0

600 yıllık tarihi cami, defineciler tarafından talan edildi

Kastamonu’nun Cide ilçesinde çatısı dahil birçok yeri yıkılan ve atıl vaziyette kalan 600 yıllık tarihi cami ile caminin bahçesinde bulunan mezarlar, defineciler tarafından talan edildi. Köylüler, tarihi caminin restore edilerek ayağa kaldırılmasını istedi.

Kastamonu’nun Cide ilçesine bağlı Mencekli köyünde Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından yaptırılan tarihi cami ile caminin bahçesinde bulunan mezarlara zarar verildi. 600 yıllık geçmişi bulunan cami ile caminin bahçesinde bulunan mezarlar, defineciler tarafından kazıldı. 1965 yılına kadar cami olarak kullanılan ve ardından atıl vaziyette kalan Cide Karamustafa Paşa Camisinin içerisinde kaçak kazı yapılmasından ötürü derin çukurlar oluştu. Ayrıca cami bahçesinde bulunan mezarlarında taşları kırıldı, bazı mezarların içerisi kazılarak zarar verildi.
Köylüler, atıl vaziyette kalan ve bakımsızlıktan çatısı dahi birçok yeri yıkılan tarihi caminin, restore edilerek tekrar ayağa kaldırılmasını talep etti.

“Camimizin biran önce ayağa kaldırılarak tamir edilmesini istiyoruz”
Tarihi caminin hemen girişinin defineciler tarafından kazıldığını belirten köy sakinlerinden Mustafa Bağ, “600 yıllık camimiz. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından yaptırılmış. Üzgünüz camimizin bu halde görmektin dolayı” dedi.

“Çok eski bir camimiz”
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa camisinin 600 yıllık bir cami olduğunu belirten Bağ, “Camimizin bir kısmında da ahşap vardı. Fakat bakımsızlıktan artık camimiz çöktü. Diğer kalan yerleri de camimizin çökmek üzere. Camimizin artık Kültür Bakanlığımız mı olur yoksa Diyanet İşleri Başkanlığımız mı olur bu işe bir el atmasını istiyoruz. Çünkü burası çok eski bir camimiz. Camiye baktıkça içimiz acıyor. Elimizden de bir şey gelmiyor. Hatta ben, hayırsever iş adamı Cengiz Aygün’e mesaj attım. Camimizin resimlerini çektim. Belki bizim ulaşamadığımız yerlere kendisi ulaşır sesimiz olur diye. Ama şimdiye kadar bir cevap bize gelmedi. Bu camimizin tekrar restore edilmesini istiyoruz devlet büyüklerimizden” diye konuştu.
Çok eski tarihlerde Mencekli köyünün merkez olarak faaliyet gösterdiğini ve pazarların kurulduğunu ifade eden Bağ, “Bütün civar köylerdeki insanlar buraya gelip burada Cuma namazını kılarlarmış. Bayram namazları dahi bu camimizde kılınırmış” ifadelerini kullandı.

“Tarihi camimizde kazı yapılarak zarar verilmiş”
Hem caminin hem de mezarların tahrip edilerek zarar verildiğini söyleyen köy sakinlerinden Cemil Altın ise, “Tarihi mezarlarımız vardı, onların taşları kırılmış. Sanırsam burada define aramışlar. Caminin içerisi kazılmış. Hem camiye hem de mezarları tahrip etmişler” dedi.
Caminin girişinin ve içerisinin defineciler tarafından talan edildiğini söyleyen Altın, “Tam bir rezillik. Her yeri kazılmış, ne aradıklarını da bilmiyoruz, define mi ararlar bilmiyorum, insanlık dışı bir hareket. Camimiz en aşağı 500-600 yıllık bir cami. Şimdiye kadar başımıza böyle bir iş gelmedi. Bu camimiz Diyanet İşleri Başkanlığına kayıtlı, hatta bu camimizi tamir edeceklerdi. Daha gelmediler. İnsanlık dışı bir hareket, her yer kazılmış. Burada define aramışlar” diye konuştu. (AA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin