blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Mart, 2025 12:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

500 yıllık camide kök boya ile resmedilen tasvirler dikkat çekiyor

Giresun’un Yağlıdere ilçesi Tuğlacık Köyü’nde bulunan ve 500 yıllık geçmişe sahip olan Hacı Abdullah Camii, içindeki kök boya ile yapılan tasvirleriyle birinci günkü özelliğini koruyor.
Yavuz Sultan Selim’in Trabzon’da Sancak Beyefendisi olduğu devirde hocalığını yaptığı rivayet edilen Hacı Abdullah Halife tarafından yaptırılan cami, yüzyıllar içinde minare ve kimi eklemelerle yenilenmesine karşın orjinal dokusunu bozmadan günümüz kadar ulaştı. Caminin iç duvarlarına kök boya ve yumurta akı kullanılarak resmedilen cennet meyveleri ve başka tasvirler, ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor.

Sanat yapıtı niteliğindeki süslemeler dikkat çekiyor
Cami imam hatibi Murat Çakır, caminin korunması gereken değerli bir tarihi eser olduğuna dikkat çekerek, "Hacı Abdullah Halife tarafından yaptırılan mescide sonradan minare ve eklemeler yapılsa da birinci günkü ahşap süslemelerini ve duvarlarındaki sanat yapıtlarını korumaktadır. Kök boya ve yumurta akı ile yapılan tasvirlerde, cennetteki kökleri havada, kısımları yere yanlışsız olan Tuğba Ağacı, hurma ağaçları, cennetin 8 kapısı ve Kabe fotoğrafları üzere figürler yer almaktadır. Bu eşsiz sanat yapıtları, camiyi ziyaret edenler için büyük bir ilgi odağı oluyor" dedi.

Yavuz Sultan Selim ve Kanuni’ye ilişkin fermanlar müdafaa altında
Caminin yanı sıra köyde sergilenen tarihi dokümanlar de dikkat çeken Cami imamı Murat Çakır, "Hacı Abdullah Halife, Yavuz Sultan Selim’in Trabzon Sancak Beyefendisi olduğu yıllarda onun hocalığını yapmış ve daha sonra bu köye gelerek İslamiyet’i yaymış. O devirde kendisine Yavuz Sultan Selim ve Yasal Sultan Süleyman tarafından gönderilen fermanlar da müdafaa altındadır. Ziyaretçiler bu tarihi dokümanlara de ağır ilgi göstermektedir" halinde konuştu.

Ramazan ayında ziyaretçi akını
Yıl boyunca ziyaretçi eksik olmayan caminin Ramazan ayında daha fazla ilgi gördüğünü belirten. Köy Muhtarı Ömer Şen ise, " Anadolu Erenlerinden biri olarak kabul edilen Hacı Abdullah Halife’nin, Yavuz Sultan Selim’in Trabzon’da Sancak Beyefendisi olduğu periyotta hocalığını yaptığı yazılı kaynaklarda belirtilmektedir. Yavuz Sultan Selim’in annesi Gülbahar Hatun da bu bölgeyi Hacı Abdullah Halife’ye vakfetmiştir. Hacı Abdullah Halife’nin köyde yaptırdığı cami ağır ilgi görmektedir. Ramazan ayında ise ziyaretçi sayısı daha da artmaktadır" diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.