blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Mart, 2024 00:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

‘40 Yaş üstü kişilerde glokom hastalığı sıklığı fazla’

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Seyhan Dikci, 40 yaşın üzerindeki kişilerde glokom hastalığı sıklığında artış olduğunu belirterek, "Sigara içen, ailesinde glokomlu kişi bulunan, diyabet, hipertansiyon gibi sistemik hastalıkları olan, göze delici ya da künt darbe alan, yüksek miyopiye ya da hipermetropiye sahip olan, korneaları normalden ince olan, uzun süredir steroid içeren ilaçlar kullanan kişilerde glokom daha yüksek sıklıkta görülmektedir” dedi.
VM Medical Park Samsun Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Seyhan Dikci, Glokom Haftası dolayısıyla bilgilendirmelerde bulundu.

“2040 yılında 110 milyondan fazla glokomlu hasta olacak”
Glokomun tanımını yapan Doç. Dr. Dikci, “Latincede ‘mavi su’ anlamına gelen, ülkemizde ise halk dilinde ‘karasu’ olarak tanımlanan bir göz hastalığıdır. Ne yazık ki, geri dönüşümsüz görme kaybına neden olan hastalığın en dikkat çekici özellikleri zor tanı konulması ve çoğunlukla ağrısız olmasıdır. Bununla birlikte gözde ağrı, kızarıklık, bulanık görme ve ışık çevresinde renkli halkalar görülmesi gibi belirtiler de olabilir. Glokom bizim toplumumuzda da oldukça yaygındır. 2040 yılında dünyada 111,8 milyon civarında insanın glokom hastası olacağı tahmin edilmektedir” diye konuştu.

“Erken tanı ve tedavi çok önemli”
Glokomda geri dönüşümsüz görme kaybı nedeninin, hastalığın neden olduğu görme sinir hücrelerinin hasarı olduğunu söyleyen Doç. Dr. Dikci, “Görme siniri hücre onarımı ile ilgili hali hazırda pek çok çalışma yapılmasına rağmen kabul edilmiş bir onarım yöntemi, yani tedavi günümüzde halen yoktur. Bu nedenle glokomda erken tanı ve tedavi çok önemlidir, öyle ki bu konudaki ihmaller körlüğe kadar gidebilen sonuçlar doğurur. Hastalığın başlangıç yaşına, şekline vs. olmak üzere değişen birçok çeşidi vardır” şeklinde konuştu.

“Ağrı olmadığından körlük riski çok yüksek”
En sık rastlanan glokom çeşidi olan açık açılı glokomda ağrı görülmezken, kapalı açılı glokomda ağrının ön planda olduğunu belirten Doç. Dr. Dikci, “Ağrının olmaması bir hastalığı sinsi yapan en önemli unsurdur. İşte bu nedenle açık açılı glokomda körlük maalesef daha sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada erken tanının önemini tekrar vurgulamak gerekir. Risk grubundaki kişiler başta olmak üzere hastalık hakkında ciddi bir bilinçlenme gereklidir. Bu hastalığa dikkat çekme ve bilinçlenme konusunda önemli bir uygulama olarak her yıl 12 Mart ‘Dünya Glokom Günü’, 6-12 Mart tarihleri ise ‘Dünya Glokom Haftası’ olarak kutlanmaktadır” ifadelerinde bulundu.

“40 yaş üstü kişilerde göz tansiyonu riski artıyor”
Glokomun her yaşta ve herkeste görülebileceğini değinen Doç. Dr. Dikci, riskli gruplarla ilgili şu bilgileri paylaştı:
“Yapılan çalışmalarda 40 yaşın üzerinde glokom sıklığında artış olduğu bildirilmiştir. Sigara içen, ailesinde glokomlu kişi bulunan, diyabet, hipertansiyon gibi sistemik hastalıkları olan, göze delici ya da künt darbe alan, yüksek miyopiye ya da hipermetropiye sahip olan, korneaları normalden ince olan, uzun süredir steroid içeren ilaçlar kullanan kişilerde glokom daha yüksek sıklıkta görülmektedir. Bu kişilerin düzenli göz muayenesi olmaları ve glokom açısından araştırılmaları gerekmektedir.”

“Muayene sonrası teşhis edilebilir”
Glokom ‘göz tansiyonu’ olarak tanımlandığını dile getiren Doç. Dr. Dikci, “Ancak ‘göz tansiyonu’ dediğimiz göz içi basıncı bu hastalıkta bir risk faktörü olup tek başına tanı koydurucu olmamaktadır. Göz içi basıncının normal değeri olan 10-21 mmHg’nın üzerinde ölçülmesi, göz sinirlerinin ve görme alanı muayenesinin de bulunduğu ileri tetkiklerin yapılması için sadece bir uyarıcı mahiyetindedir. Uzman bir hekim tarafından bu testlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda yanlış tanı ve gereksiz ilaç kullanımlarının önüne geçilebilir. Glokomda tedavi planı hastaya özel bir durumdur” açıklamasında bulundu.

“Cerrahi tedavi yapılabilir”
Tedavi yollarından bahseden Doç. Dr. Dikci, “Her hastanın yaşına, sistemik hastalıklarına, görme düzeyine ve glokom hasar düzeyine göre tedavi planı yapılır. Genelde ilk basamak ilaç tedavisi olmakla birlikte duruma göre ilk basamakta cerrahi ya da lazer uygulama kararı verilen hastalar da vardır. Dünyada gerek ilaç gerek lazer gerekse cerrahi tedavi olsun, hâlihazırda uygulanan yöntemler göz içi basıncını düşürmeye yöneliktir. Tekrar altını çizmemiz gerekirse, hasarlanmış göz sinirlerinin iyileştirilmesine yönelik bir metot henüz yoktur. Verilen ilaçlar genellikle damla formunda olup düzenli kullanım çok önemlidir. Erken tanı, düzenli muayene ve eksiksiz tedavi ile ve en önemlisi iyi bir hasta- hekim iş birliği ile güzel sonuçların alınması mümkündür” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 12:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

’Sahte avukat’ dolandırıcılığı davasında sanığa 5 ay hapis cezası

Kastamonu’da bir vatandaşın kendisini avukat olarak tanıtan kişilerce dolandırılmasıyla ilgili yargılanan şahıs, 5 ay hapis cezası ile 20 bin TL adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 2025 yılında Kastamonu’da il merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ahmet D., kendisini avukat olarak tanıtan ve ‘icradan takipli dosyanız var’ diyen şahıs tarafından 8 bin 20 TL dolandırıldı. Bir süre sonra dolandırıldığını anlayan Ahmet D., karakola giderek şikayette bulundu. Şikayet üzerine S.Ş. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde ‘dolandırıcılık’ suçundan dava açıldı.
Tutuksuz yargılanan sanık S.Ş. yaptığı savunmada, "Asıl suçlu M.D.’dir. Tüm paraları o aldı. Ben kendisini tanımam. M.D., kendisini bana Hakan olarak tanıttı. M.D. hakkında şikayette bulundum ama yurtdışında yaşadığı için işlem yapılmadı. Ben de bunun üzerine mağdurun 8 bin 20 TL olan zararını yaklaşık 1 ay önce ödedim. Dekontunu da mahkemenize gönderdim. Ben bu dolandırıcılık olayında hesabımın bu işlerde kullanılacağını bilmiyordum. Bu şekilde mağdur olan, dolandırılan başkaları da var. Şu anda sigortalı bir işe girdim. Diğer mağdurların zararlarını da gidermeye çalışacağım. Ben de bu olayda mağdurum, bir cahillik yaptık, onun cezasını çekiyoruz. Beraatımı talep ederim" dedi.
Mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan S.Ş.’yi ‘dolandırıcılık’ suçundan 5 ay hapis ve 20 bin TL adli para cezasına çarptırdı. Sanık S.Ş.’nin cezası, 5 yıl denetimli serbestliği tabi tutulmak üzere ertelendi.

Bizi sosyal medyadan takip edin