4.Uluslararası Demir Çelik Sempozyumu devam ediyor
Uluslararası Demir Çelik Sempozyumu kapsamında Karabük Üniversitesi Demir Çelik Enstitüsü Konferans Salonu’nda “Demir Çelik Sektörünün 2023 Vizyonu” konulu panel gerçekleştirildi. Karabük Üniversitesinde 3 Nisan Karabük ve Karabük Demir Çelik Fabrikaları’nın (KARDEMİR) kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen 4. Uluslararası Demir Çelik Sempozyumu, seminer ve panel programları ile devam ediyor. Panele konuşmacı olarak katılan Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çimenoğlu, Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan, Malzeme Test ve İnovasyon Laboratuarları (MATİL) Genel Müdürü İbrahim Tozlu ile Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları (ERDEMİR) Sıcak Haddehaneler Direktörü Sinan Bozkurt, demir çelik sektörü piyasalarının son durumunu konuştu. “ÇELİK İHRACATI YÜZDE 20,5 ARTARAK 22,1 MİLYON TON SEVİYESİNE ULAŞTI” Panelin ilk konuşmacısı Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan, çelik ihracat gelirlerindeki artışın 13,3 milyar dolar seviyesinden 17,6 milyar dolar seviyesine çıktığını belirterek, “İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 139 seviyesine yükselmiştir. Çelik sektöründeki ihracat bu açıdan son yılların en iyi ihracat artışı oldu” dedi. 2018 yılında Türkiye’nin çelik tüketiminin döviz kuru hareketliliği ve dış faktörlerin etkisiyle ekonomide yaşanan dalgalanmalar sonrasında yüzde 14,9 oranında azaldığının altını çizen Yayan, “Ham çelik üretimi yüzde 0,6 oranında düşüş gösterirken çelik ihracatı yüzde 20,5 artarak 22,1 milyon ton seviyesine ulaşmıştır” ifadelerini kullandı. 2019 yılının Ocak ve Şubat ayında çelik talebinin iç pazardaki durgunluk nedeniyle düşüşünü sürdürdüğünü de aktaran Yayan, “Çelik talebinin 2019’un son çeyreğinden itibaren ekonomideki iyileşmeye paralel olarak yükselmesi beklenmektedir. Enflasyonun düşmesi ve ekonomide yeni dengelerin kurulması sonrası çelik talebinin 2020 yılında 2017 seviyesini aşması hedeflenmektedir” diye konuştu. “Demir - çelik olmadan hiçbir sanayiyi geliştiremezsiniz” Malzeme Test ve İnovasyon Laboratuvarları (MATİL) Genel Müdürü İbrahim Tozlu, Türkiye’nin çelik üretiminde dünyada 8. sırada olduğunu belirterek, “Birim üretimine geldiğimiz zaman dünyada 16. sıradayız. Çelik çok kıymetlidir ama biz o kıymetli çeliğin çok azını üretiyoruz. Demir - çelik, sanayinin kalbidir. Demir - çelik olmadan hiçbir sanayiyi geliştiremezsiniz” dedi. Türkiye’nin çelik ihracatının yüzde 60’ının uzun ürün olduğunu ifade eden Tozlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Geriye kalan yüzde 30’u yassı, yüzde 10’u ise borudur. Toplam ihracatımızın yüzde 65’i ise AB ve MENA (Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi)’ dır. 2017 yılında Avrupa Birliği’ne toplam ihracatımız yüzde 32 oranındayken, 2018 yılında yüzde 42’ye yükselerek 10 puan artırdık. Amerika Birleşik Devletleri ve geleneksel pazarlarımız olan MENA bölgelerinde ise çelik ihracatımız yüzde 5 oranında azaldı.” “TÜRKİYE’DE YASSI ÇELİKTE DAHA ÇOK YATIRIMA İHTİYAÇ VAR” Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları (ERDEMİR) Sıcak Haddehaneler Direktörü Sinan Bozkurt ise konuşmasında Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları hakkında bilgiler vererek şunları söyledi: “ERDEMİR olarak ARGE’ye yatırım yapmaya başladık. Bu konuda 30 milyon dolarlık bir yatırımımız var. Türkiye’nin ihtiyacı olan bütün çeliği üretmek istiyoruz. Sektör olarak yassı çelikte Türkiye’de gerçekten daha çok yatırıma ihtiyaç var. ERDEMİR, Türkiye’nin en büyük yassı çelik üreticisi haline geldi.” ENTEGRE KİRLİLİK ÖNLEME VE KONTROLÜ (EKÖK) PROJESİ Panelin son konuşmacısı Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar ise konuşmasında Karabük Üniversitesi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı iş birliğinde gerçekleşen Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrolü (EKÖK) projesi hakkında bilgiler verdi. Yaşar, tüm metal sektörünü kapsayacak olan projenin sürdüğünü belirterek “EKÖK, çevrenin bir bütün olarak korunması amacıyla hava, su ve toprak kirliliğine yönelik sanayi kaynakları emisyonları önlemek veya azaltmak, atık oluşumunu en aza indirmek veya atığı yeniden değerlendirmek, entegre çevre kirlilik önlem ve kontrol sistemi oluşturmak yani tüm tesisleri tüm Türkiye genelinde böyle bir sistemin oluşturulmasını sağlamaktır. EKÖK ile mevcut iyi teknikleri kullanarak kirliliğin kaynağının da azaltılmasını sağlayacağız” diye konuştu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Kalkınma Ajansları aracılığıyla 2026 yılında desteklenecek yatırım konuları açıklandı. Açıklanan program kapsamında Karabük, sanayi, turizm ve yüksek katma değerli üretim alanlarında önemli yatırım fırsatlarına kavuşacak.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Kalkınma Ajansları aracılığıyla 2026 yılında desteklenecek yatırım konularını duyurdu. Karabük için belirlenen öncelikli yatırım alanları; turizm, orman ürünleri, metal sanayi ve ileri malzeme teknolojileri olarak belirlendi.
Bakanlığın açıklamasında, destek programının temel amaçlarının bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılması, bölgesel rekabet gücünün artırılması ve illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyinin yükseltilmesi olduğu vurgulandı. Ayrıca coğrafi potansiyelin ve atıl kaynakların değerlendirilmesi, yerel ihtiyaçların karşılanması, bölgede henüz üretimi bulunmayan ancak başarı potansiyeli yüksek sektörlerin geliştirilmesi, mevcut sektörlerin ileri-geri bağlantılarının güçlendirilmesi, kümelenmelerin oluşturulması ve yerel istihdamın artırılması hedefleniyor.
YATIRIMCILARA KAPSAMLI TEŞVİKLER
Destekler kapsamında yatırımcılara; yatırım tutarının yüzde 15’i oranında ve 301 milyon TL’ye kadar nakdi destek ya da yatırım tutarının yüzde 20’si oranında ve yine 301 milyon TL’ye kadar kredi finansman desteği sağlanacak. Bunun yanı sıra yüzde 50 yatırıma katkı oranı ile vergi indirimi, KDV istisnası, yatırım yeri tahsisi, gümrük vergisi muafiyeti, sigorta primi işveren hissesi desteği (6. bölgede 12 yıl, diğer bölgelerde 8 yıl) ve 6. bölge illeri için sigorta primi işçi hissesi desteği uygulanacak.
TURİZM VE SANAYİDE KATMA DEĞER HEDEFİ
Karabük’ün mevcut sanayi altyapısı, doğal kaynakları ve stratejik konumu dikkate alınarak hazırlanan yatırım konularının, ilin katma değerli üretim kapasitesini artırması ve bölgesel kalkınmayı hızlandırması amaçlanıyor.
Bu kapsamda Karabük’te beş yıldızlı konaklama tesisi yatırımları desteklenecek. Kültür ve doğa turizmi başta olmak üzere ilin turizm potansiyelinin güçlendirilmesi ve nitelikli konaklama ihtiyacının karşılanması hedefleniyor.
Desteklenecek bir diğer önemli alan ise endüstriyel orman ürünleri oldu. OSB, MDF ve sunta gibi ahşap bazlı levhaların yanı sıra; mobilya, ahşap oyuncak, ev eşyası ve hediyelik eşya üretimine yönelik yatırımlar öncelikli olarak teşvik edilecek.
METAL SANAYİ VE İLERİ MALZEMELER ÖNE ÇIKIYOR
Karabük’ün sanayi kimliğini güçlendiren uzun çelik tabanlı katma değerli ürünler de destek programında yer aldı. Kent içi raylı sistem araç tekerleri, hızlı tren tekerleri, tren aks ve teker setleri, nitelikli bağlantı elemanları, özel dayanımlı cıvata ve somunlar, elmas kesici uçlar, yüksek hız çelikleri (HSS), tungsten ve tungsten karbür kaplamalar ile sondaj boruları desteklenecek ürünler arasında bulunuyor.
Ayrıca yüksek performanslı titanyum alaşımları ve yeni nesil çelik üretimi de teşvik kapsamına alındı. Alaşımlı ve mikro alaşımlı çelikler, paslanmaz ve rulman çelikleri, aşınma ve korozyon dirençli endüstriyel alaşımlar ile ileri metalurjik üretim teknikleriyle geliştirilen yüksek performanslı metaller öne çıkan yatırım başlıkları arasında yer aldı. Konuya ilişkin açıklama yapan AK Parti Karabük Milletvekilleri Cem Şahin ve Ali Keskinkılıç, belirlenen öncelikli yatırım alanlarının ilin mevcut potansiyelini daha ileri taşıyacağını belirterek, “Bu stratejik destekler Karabük’ün üretim üssü olma vizyonuna büyük katkı sağlayacak, istihdamı ve katma değeri artıracaktır. Bakanlığımıza teşekkür ediyor, yatırımcılarımızı Karabük’e davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.