Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Mayıs, 2024 15:38 tarihinde yayınlandı
0

4 binde 1 kişide görülen ’göğüs kası yokluğu’na çözüm

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzm. Opr. Dr. Emre Kıymık, “Özellikle ‘Poland’ sendromu dediğimiz doğumsal olarak göğüs kası yokluğu ve göğüs dokusu eksikliği ile karakterize olan bir hastalığımız var. Toplumda 4 bin kişide 1 gözüküyor. Bu tarz meme yokluğu veya meme gelişmemesi olan hastalıklarda meme rekonstrüksiyonu yapılabiliyor. Bu bölgeye alınan travmalar sonrasında aynı şekilde meme dokusunu yeninde şekillendirme ameliyatları da yapılabilmektedir” dedi.

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzm. Opr. Dr. Emre Kıymık ’meme rekonstrüksiyonu’ işlemi hakkında bilgi verdi. Meme kaybı veya göğüs dokusu eksikliği yaşayan kişileri meme rekonstrüksiyonu işlemi yaptıklarını ifade eden Estetik Cerrahi Uzm. Opr. Dr. Emre Kıymık, “Meme rekonstrüksiyonu, memenin yeniden şekillendirilmesidir. Bunlar bir takım doğumsal hastalıklar veya meme kanseri cerrahisi sonrasında meme kaybı yaşayan kişilerde memenin yeniden oluşturulma işlemidir. Biz bunları günlük hayatımızda en çok meme kanseri cerrahisi sırasında veya cerrahi sonrasında plastik cerrahi uzmanlarına başvuran hastalarımıza uygulamaktayız. Meme kanserinde meme rekonstrüksiyonu genel cerrahinin tümörü çıkardığı zamanda eş zamanlı olarak veya kemoterapi süreci varsa da bu sürecin sonunda da yapılabilmektedir. Meme rekonstrüksiyonunda multidisipliner yaklaşım çok önemlidir. Meme rekonstrüksiyonunda bir medikal onkolog, genel cerrah ve plastik cerrahinin birlikte ortak çalışması bu sürecin yürütülmesi açısından çok değerlidir. Tümörün çıkarılması konusunda genel cerrahinin görevi üst düzeydedir. Kemoterapi sürecinde de onkologlar önemli bir pay sahibidir. Biz plastik cerrahların en önemli görevi ise bu tümör çıkarıldıktan sonra memenin yeniden şekillendirme kısmıdır. Meme rekonstrüksiyonunda biz meme protezleri, silikonlar ve kişinin öz dokusundan dokuyla meme rekonstrüksiyonunu uygulayabiliyoruz. Öz doku kısmında sırt veya karın kısmında alınabilecek dokular kullanılırken, implant ile yapılan işlemlerde doku genişleticiler, meme protezleri, asellüler dermal matriks dediğimiz yapılar kullanarak memeye yeniden şekil kazandırılabiliyor. Bunlar tek seanslık işlemler olmayabiliyor. İkincil, üçüncül işlemler gerektirilebiliyor. Dikkatli planlanması gereken bir cerrahi planlamadır. Memenin ilk formu verildikten sonra ikinci aşamada ise diğer memeyi ameliyat ettiğimiz memeye benzetme, meme başı oluşturma ya da görüntüdeki problemleri azaltabilmek adına yapılan yağ enjeksiyonları gibi çeşitli yöntemlerimiz de mevcuttur” dedi.

“Poland sendromu olan kişilere meme rekonstrüksiyonu”

Opr. Dr. Emre Kıymık şu bilgileri verdi:

“Meme kanserleri dışında meme rekonstrüksiyonu özellikle ‘Poland’ sendromu dediğimiz doğumsal olarak göğüs kası yokluğu ve göğüs dokusu eksikliği ile karakterize olan bir hastalığımız vardır. Toplumda 4 bin kişide 1 gözüküyor. Bu tarz meme yokluğu veya meme gelişmemesi olan hastalıklarda da meme rekonstrüksiyonu yapılabiliyor. Bu bölgeye alınan travmalar sonrasında aynı şekilde meme dokusunu yeninde şekillendirme ameliyatları da yapılabilmektedir. Kadınlar meme elle muayene yapmayı ihmal etmemeliler. Bunun haricinde de 20 yaş üzerinde ve yetişkin çağda olan her kadın muhakkak mamografi ile taramalarını ihmal etmemelidir. Bununla meme kanserleri çok hızlı bir şekilde erken tanı alabilir. Hayatlarında çok büyük bir değişiklik olmadan bu kanseri atlatabilirler.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
baru nafsa 2026da uluslararasi is birligi agini genisletti frCSEkDl
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Haziran, 2026 12:52 tarihinde yayınlandı
0 0

BARÜ, NAFSA 2026’da Uluslararası İş Birliği Ağını Genişletti

BARTIN (İHA) – Bartın Üniversitesi (BARÜ), Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen dünyanın en prestijli yükseköğretim fuarlarından NAFSA 2026’da 21 ülkeden 30 üniversiteyle ön anlaşma sağlayarak uluslararası iş birliği ağını genişletti.

BARÜ, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda yürüttüğü çalışmalar kapsamında ABD’nin Orlando kentinde gerçekleştirilen NAFSA 2026 Fuarı’na katıldı. Dünyanın dört bir yanından yükseköğretim kurumları, eğitim kuruluşları ve sektör temsilcilerini bir araya getiren organizasyonda üniversiteyi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yafes Yıldız, Dış İlişkiler Genel Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yirmibeş ve Erasmus Ofisi’nden Öğr. Gör. Murat İpek temsil etti.

“21 Ülkeden 30 Üniversiteyle ön anlaşma”

Türkiye Ulusal Ajansı koordinasyonunda oluşturulan “Study in Türkiye” çatısı altında temsil edilen BARÜ heyeti, başta ABD, Brezilya, İngiltere, Kanada, Çin, Arjantin ve Peru olmak üzere birçok ülkeden üniversite temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdi.

Akademik iş birlikleri, öğrenci ve personel hareketliliği ile ortak proje geliştirme konularının ele alındığı görüşmeler sonucunda 21 ülkeden 30 üniversite ile ön anlaşma sağlandı. Böylece BARÜ’nün uluslararası görünürlüğü artırılırken, akademik iş birliği ağı da güçlendirildi.

“ABD’de eğitim ve araştırma iş birlikleri görüşüldü”

Fuar kapsamında BARÜ heyeti, ABD’de bulunan Chicago ve Washington eğitim müşavirlikleriyle de bir araya geldi. Görüşmelerde, BARÜ ile ABD’deki yükseköğretim kurumları arasında gerçekleştirilebilecek eğitim ve araştırma iş birlikleri değerlendirildi.

NAFSA 2026 kapsamında yapılan temasların, öğrenci ve akademisyen hareketliliğinin artırılmasına, ortak araştırma projelerinin geliştirilmesine ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin kurulmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, uluslararası temasların gerçekleştirilmesinde Türkiye Ulusal Ajansının önemli katkıları bulunduğunu belirterek, yükseköğretim kurumlarının uluslararası platformlarda etkin şekilde temsil edilmesine yönelik desteklerinden dolayı Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı’ya teşekkür etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin