350 yıl önce işlenen ’zehirli börekli suikast’ kadı sicilinde - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
350 yil once islenen zehirli borekli suikast kadi sicilinde MI4WA7ps
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Aralık, 2024 12:15 tarihinde yayınlandı
0
0

350 yıl önce işlenen ’zehirli börekli suikast’ kadı sicilinde

Amasya’da 350 yıl evvel işlenen zehirli börekli suikast, olayı planlayan komşu bayanın mahkemede böreği yememesi üzerine aydınlatılarak çözüldü. Gizemli suikastın ayrıntıları günümüz Türkçesine çevrilmesine başlanan kadı sicili kayıtlarında ortaya çıktı.

Amasya Üniversitesi’nden bilim adamlarının Arap harflerinden Latin alfabesine aktarılmaya başlanan Şer’iye sicillerinde zehirli börekle işlenen gizemli bir suikast olayıyla karşılaşıldı. 1672 yılında Fatma isimli bayan komşusu Hanım’ın gönderdiği böreği yedikten birkaç saat sonra ölmesi üzerine eşinin mahkemeye şikayetiyle davanın görülmesine başlandı. Mahkemeyi yöneten kadı, meskenden börek modüllerini getirtip Hanım’dan yemesini istedi. Hanım böreği yemek istemeyince öbür şahitlerinden tabirlerini pahalandıran kadı, hatalıyı bu prosedürle tespit etti.

Milli Kütüphaneden örnekleri temin edilen kayıtlarda bir bayanın komşusu olan bayanı börekle zehirlettiğinin anlatıldığını belirten Tarih Kısmı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Küçük, “Zehirli börek davasında kadı en azından muhatap olan şahıstan böreği yemesini istiyor. Yemeyince böreğin zehirli olduğuna hükmediyor. Kadı kendine has sistemlerle davayı aydınlatıyor” diye konuştu.

Tarih kısmı öğretim üyelerinden oluşan proje takımının 1624-1880 yılları ortasında görülen davaların da yer aldığı 97 sicilin üzerinde sürdürdüğü çalışmanın tamamlanmasıyla İstanbul, Konya ve Diyarbakır’ın akabinde bu kayıtların günümüz Türkçesine çevrildiği dördüncü kent Amasya olacak. Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi’nin koordinatörlüğünde yürütülen projede Prof. Dr. Songül Keçeci Kurt, Prof. Dr. Yılmaz Karadeniz, Doç. Dr. Hadi Belge, Dr. Öğr. Üyesi Gürkan Cevger ile Dr. Öğr. Üyesi Fatih Özçelik de yer alıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
dqdqdqdq
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
26 Nisan, 2026 14:33 tarihinde yayınlandı
0
0

Doğruyu Söylemek Yetmez

Yıllardır aynı şeyi konuşuyoruz aslında.
Safranbolu’ya gelen turist pahalı diyor, hizmetten şikâyet ediyor, ama bir türlü bu mesele çözülemiyor.
Yeni bir konu değil yani.
Herkes biliyor, herkes konuşuyor…
Ama iş çözmeye gelince ortada ciddi bir boşluk var.
Geçtiğimiz günlerde Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’nin Antalya’daki turizm kongresinde yaptığı açıklamalar da bu yüzden bu kadar ses getirdi.
Çünkü aslında yeni bir şey söylemedi… ama doğruyu, yanlış yerde söyledi.
Şimdi kimse kusura bakmasın, “her doğru her yerde söylenmez” diye bir gerçek var.
Evet, esnafla ilgili söyledikleri sertti.
Ama tamamen yanlış mı?
Değil.
Bu şehirde yıllardır konuşulmuyor mu bu meseleler?
Fiyatlar yüksek, hizmet kalitesi tartışmalı, turist memnuniyeti parçalı bulutlu…
O zaman neden şimdi herkes bir anda rahatsız oldu?
Asıl mesele şu: Doğruyu söylemek kolay, zor olan o doğruyu düzeltmek.
Sayın Başkan’a sormak lazım;
Bu esnafla kaç kez oturup konuştunuz?
“Arkadaşlar bu iş böyle gitmez” dediniz mi?
Bir yol haritası çizdiniz mi?
Çünkü yönetmek sadece eleştirmek değil, çözüm üretmektir.
Ama işin bir de diğer tarafı var.
Safranbolu esnafı da kusursuz değil.
Çünkü, Safranbolu sıradan bir yer değil aksine dünyanın gözünün üzerinde olduğu bir UNESCO şehirden bahsediyoruz.
Turist geliyor diye fiyatı şişirirsen, hizmeti ikinci plana atarsan…
O turist bir daha gelmez.
Şu an ortada net bir tablo var:
Belediye Başkanı Elif Köse başka bir Safranbolu hayal ediyor,
Esnaf başka bir Safranbolu’da yaşıyor.
İkisi arasında ciddi bir kopukluk var.
Ve bu kopukluk büyürse, zarar hepimize, hepinize…
Unutmayalım ki; Karabük’ün turizm yükünü Safranbolu çekiyor.
Bu yükü hafifletmek istiyorsak, herkes elini taşın altına koymalı ve de koymak zorunda
Ama en kritik mesele şu:
Safranbolu’ya gelen turist giderken yüzü gülerek memnun mu ayrılacak..?
Eğer güldüremezseniz…
O meşhur söz tersine döner: “Bir gelen bir daha gelmez.”
İşte o zaman esnaf kepenkleri tamamen kapatmak zorunda kalır.