Amasya’da 350 yıl evvel işlenen zehirli börekli suikast, olayı planlayan komşu bayanın mahkemede böreği yememesi üzerine aydınlatılarak çözüldü. Gizemli suikastın ayrıntıları günümüz Türkçesine çevrilmesine başlanan kadı sicili kayıtlarında ortaya çıktı.
Amasya Üniversitesi’nden bilim adamlarının Arap harflerinden Latin alfabesine aktarılmaya başlanan Şer’iye sicillerinde zehirli börekle işlenen gizemli bir suikast olayıyla karşılaşıldı. 1672 yılında Fatma isimli bayan komşusu Hanım’ın gönderdiği böreği yedikten birkaç saat sonra ölmesi üzerine eşinin mahkemeye şikayetiyle davanın görülmesine başlandı. Mahkemeyi yöneten kadı, meskenden börek modüllerini getirtip Hanım’dan yemesini istedi. Hanım böreği yemek istemeyince öbür şahitlerinden tabirlerini pahalandıran kadı, hatalıyı bu prosedürle tespit etti.
Milli Kütüphaneden örnekleri temin edilen kayıtlarda bir bayanın komşusu olan bayanı börekle zehirlettiğinin anlatıldığını belirten Tarih Kısmı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Küçük, “Zehirli börek davasında kadı en azından muhatap olan şahıstan böreği yemesini istiyor. Yemeyince böreğin zehirli olduğuna hükmediyor. Kadı kendine has sistemlerle davayı aydınlatıyor” diye konuştu.
Tarih kısmı öğretim üyelerinden oluşan proje takımının 1624-1880 yılları ortasında görülen davaların da yer aldığı 97 sicilin üzerinde sürdürdüğü çalışmanın tamamlanmasıyla İstanbul, Konya ve Diyarbakır’ın akabinde bu kayıtların günümüz Türkçesine çevrildiği dördüncü kent Amasya olacak. Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi’nin koordinatörlüğünde yürütülen projede Prof. Dr. Songül Keçeci Kurt, Prof. Dr. Yılmaz Karadeniz, Doç. Dr. Hadi Belge, Dr. Öğr. Üyesi Gürkan Cevger ile Dr. Öğr. Üyesi Fatih Özçelik de yer alıyor.


350 yıl önce işlenen ’zehirli börekli suikast’ kadı sicilinde
Rektör Özölçer Dünya Şampiyonu Basancı’yı kabul etti
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, FISU Dünya Üniversiteler Combat Sporları Şampiyonası’nda dünya şampiyonu olarak Türkiye’ye büyük bir gurur yaşatan millî sporcu ve BEUN Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi Sude Nur Basancı’yı kabul etti.
8-13 Haziran 2026 tarihleri arasında dünyanın farklı ülkelerinden başarılı sporcuların mücadele ettiği organizasyonda Muaythai branşında ringe çıkan millî sporcu Sude Nur Basancı, şampiyonluk yolunda güçlü rakiplerini yenerek altın madalyanın sahibi oldu.
Uluslararası arenada elde ettiği tarihi başarının ardından Rektörlük makamında gerçekleştirilen ziyarette, Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, dünya şampiyonu Sude Nur Basancı ile başarı yolculuğu ve şampiyona süreci hakkında bilgi aldı. Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, göstermiş olduğu üstün performans ve kazandığı dünya şampiyonluğu dolayısıyla Basancı’yı tebrik ederek teşekkür belgesi ile Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin kuruluş yılı olan 1924’ü ve kuruluş adı Maden Mühendislik Mektebini simgeleyen özel plaketi de başarılı sporcuya hediye etti.
Rektör Özölçer’den Dünya Şampiyonuna tebrik ve plaket
Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, ziyaret kapsamında yaptığı konuşmada şu ifadeleri dile getirdi:
“Üniversitemizin ve ülkemizin adını uluslararası alanda gururla duyuran sevgili öğrencimiz Sude Nur Basancı’yı yürekten kutluyorum. Dünya şampiyonluğu gibi son derece önemli bir başarıya ulaşmak büyük emek, disiplin ve kararlılık gerektirir. Sude Nur’un daha önce de elde ettiği dünya, Avrupa ve Türkiye şampiyonluklarındaki dereceler; azmin, inancın ve sistemli çalışmanın da en güzel örneklerinden biridir.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak öğrencilerimizin akademik başarılarının yanında sportif, kültürel ve sosyal alanlarda da en iyi şekilde yetişmelerini önemsiyoruz. Sude Nur Basancı, kazandığı altın madalya ile hem ülkemize hem de üniversitemize yeniden büyük bir sevinç yaşatmıştır. Sevgili öğrencimizi, değerli antrenörlerini, Spor Bilimleri Fakültemizin kıymetli akademisyenlerini ve bu başarıda emeği bulunan herkesi gönülden tebrik ediyor; değerli öğrencimize spor kariyerinde ve yükseköğrenim hayatında başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.”
Ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.

