Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
23 Mayıs, 2015 14:49 tarihinde yayınlandı
0

30. Mühendislik Dekanları Konseyi Toplantısı Sona Erdi

Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde 22-23 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen 30. Mühendislik Dekanları Konseyi Toplantısı KARDEMİR A.Ş. Eğitim ve Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda yapılan konferans ve KARDEMİR A.Ş. gezisi ile sona erdi.
Üniversitelerin mühendislik dekanlarının birlikteliğinin sağladığı güçle, mühendislik eğitimi, araştırma ve uygulamaları üzerinde bilgi ve deneyim paylaşımında bulunarak mühendislik mesleğinin saygınlığını ve çekiciliğini arttıracak politikalar geliştirmek ve önerilerin gerçekleştirilmesi için girişimlerde bulunmak üzere faaliyetler gerçekleştiren 30. Mühendislik Dekanları Konseyi Toplantısına 50 farklı üniversiteden Dekan, Öğretim Üyesi olmak 70’e yakın Akademisyen katıldı.
Toplantının 2. gününe Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Güneş, KARDEMİR A.Ş. Genel Müdürü Mesut Uğur Yılmaz, KARDEMİR A.Ş. Genel Müdür Yardımcıları, MDK üyeleri, Üniversite Akademisyenleri ve KARDEMİR A.Ş.’de görev yapan Mühendisler katıldı.
Toplantının son gününde KARDEMİR A.Ş. de gerçekleştirilen programlarda ilk olarak KARDEMİR A.Ş. Genel Müdürü Mesut Uğur Yılmaz katılımcılara KARDEMİR A.Ş. hakkında bilgiler vererek, Demir Çelik sektörünün beklediği mühendis profili ve sektörün mühendislik eğitiminden beklentisi konusunda fikir ve öneriler sundu. Geçmiş yıllarda ERDEMİR A.Ş.’de Genel Müdürlük görevini yürüten Turan Onur da Mühendislik tecrübeleri ve iş hayatında yaşamış olduğu anılarından bahsetti.
ÜSİMP YK (Üniversite-Sanayi İşbirliği Merkezleri Platformu) Başkanı Prof. Dr. Hamit Serbest moderatörlüğünde temalı konuşmalarda; İzmir Ekonomi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cüneyt Güzeliş, Çankaya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celal Zaim Çil, TÜBİTAK Teknoloji Transfer Mekanizmaları Destekleme Grubu Yürütme Komitesi Sekreteri Ahmet Rıza Balım da “Mühendislik Fakültelerinin Araştırma ve Teknoloji Transferi Ekosistemine Katkılarının Değerlendirilmesi, Ekosistemin Kurgulanmasında Dikkate Alınan Hususlar ve Süreçte Karşılaşılan Sorunlar, Yapılabilecekler, Araştırma ve Eğitim Konularından” bahsederek fikir alışverişinde bulundular.
Programın sonunda katılımcıların KARDEMİR A.Ş.’yi gezmesiyle 30. Mühendislik Dekanları Konseyi Toplantısı sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ILHAN ALPBOGA 1
İlhan Alpboğa Avatarı
İlhan Alpboğa
10 Mayıs, 2026 12:16 tarihinde yayınlandı
0

Gördük işittik söylüyoruz

“Bozacının şahidi şıracı.”

Aaa habere bak sen.

Miting meydanında olmasam, konuşmayı dinlemesem inanır mıyım?

Yoo.

Yine de inanmam.

Biliyorum ki, haberleri sipariş.

Aynen Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünden yaptığı haber gibi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Karabük’te hastane yok.” Demiş.

Dedik ya.

İzlemesek mitingi, yerinde dinlemesek.

İl Sağlık Müdürü figüran olmuş.

Spiker İl Sağlık Müdürünün sözlerini bile çarpıtma gayretine girmiş.

Tam “Bozacının şahidi şıracı.” Misali.

Yahu adam “Hastane yok.” Demedi ki.

“Devlet hastanesi.” Yok dedi.

Yağdanlığın da bir sınırı olmalı canım.

Kumbara kalemliğin de.

Milletin gözünün içine baka baka yalan haber yapmanın ne anlamı var?

 

 

Miting ve sonrası

 

Başladık CHP Karabük Mitingi ile devam edelim.

Belki de Karabük’te tarihinin en coşkulu, en kalabalık mitingini yaptı CHP.

Genel Başkan kalabalığı ve coşkuyu görünce “Bu iş olmuş.” Dedi.

Alanın hazırlanmasında Merkez İlçe Başkanı Ali Yavuz ve arkadaşlarının büyük emeği ve alın teri var.

Merdiven tepelerinde gecenin bir yarılarına kadar afiş ve pankart astılar.

Çorbada en az tuzu olan genel başkandan en fazla övgüyü aldı.

Bizim kumbara kalemler fırsatı kaçırır mı?

Çalakalem balon şişirme telaşına girdiler.

“Civcinin güzün sayıldığını” bilirler de, işte.

O zamana kadar köprünün altından ne sular akar bir bilseniz?

Hem ne sular?

CHP mitinginden sonra iktidar partisinin yereldeki yöneticileri her halde durum değerlendirmesi yapmışlardır?

Önümüzdeki seçim diğerlerine benzemeyecek çünkü.

Çeşitli kaygılarla meydana girmeyen kalabalığın coşkusu da cabası.

Bunu fark eden CHP Genel Başkanı onları da diyaloglarına katmayı başardı.

Bir de mitingin renkli sahnelerinden Deniz Özgü var ki?

Acizlik ve telaş insana neler yaptırıyor.

Bu gencecik delikanlının görüntüsü üzerinden nasıl hemen kaydına ulaştınız da kötülük çarklarını işlettiniz?

Nerede kaldı Kişisel verileri Koruma Kanunu?

Bu gencimiz için kim işletecek bunu?

 

 

 

 

 

 

Kıymayın Yenişehir’e

 

Daha önceleri konuşuluyordu.

Bir hamle Yenişehir Pazar Yeri ile ilgili olarak Mimarlara Odası’nın açtığı dava nedeni ile mahkeme kararı ile durdurulmuştu.

Şimdilerde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının Karabük ziyareti ile yeniden pişirildi.

Yenişehir’in imara açılmasından bahsediyoruz.

Örnek bir semtten bahsediyoruz.

Öyle ki;

Yenişehir sitesinin (Yenişehir Mahallesi) planlaması 1938 yılında Fransız Şehir Plancısı H. Prost’a yaptırılmıştır. Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları’nın (KARDEMİR) kurulmasıyla birlikte, fabrika çalışanları için modern bir yerleşim yeri olarak tasarlanan Yenişehir’in inşaat süreci 1930’ların sonu ve 1940’ların başında hız kazanmıştır.

Şehri yönetenlerin hiç birisi dönüp bu örneğe bakmamış, kafalarına ve taraftarlarına göre imarlarla şehri bu günkü haline getirmişler.

Şimdi gözü buraya mı diktiler?

Kıymayın beyler Yenişehir’e.

 

 

 

 

Kurbağa taktiği mi?

Şu Sağlık-Sen Şube yöneticisi vardı ya?

Atatürk’e ağız dolusu hakaret eden.

Hani sendikanın ihraç ettik dediği.

Meğer işi soğutmaya bırakmışlar.

Adam haftalık sendikal izinlerini kullanıp, sendikanın protokol ziyaretlerinde boy göstermeye başladı yine.

Sendikacılar kamuoyuna yalan söylemiş.

Hem de kuyruklusundan.

O zaman bu Atatürk, daha önceleri Recep Tayyip Erdoğan düşmanı Nurettin Çamlıca’nın fikirlerine sendika yönetimi de mi katılıyor?

Bu meczubu koruma kollama görevini büyük cengaverlikle üstlenen malum yapı artığı olduğu iddiaları dilden dile dolaşan İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri de mi onaylıyor?

Yapanın yanına kar mı kalacak?

Atatürk’ü koruma kanunu nerede, bunu hangi savcı hatırlayacak?

Yoksa kurbağa haşlama taktiğine devam mı edilecek?

Unutmayın devlet unutmaz.

Dün unutmadı, gelecekte unutmaz.

 

 

Manzara koyalım

 

“Kurt yavrusuna hayatı öğretirken koyunları gösterir,

bunun eti lezzetlidir,

Çobanı gösterir

bunun sopası acıdır,

dikkat etmelisin

Yavru kurt,

köpeği görünce baba bu bize benziyor der,

Baba kurt,

oğlum bunu görünce kaç biz ne çektiysek bize benzeyip bizden olmayanlardan çektik der.”