Tokat’ta yaşayan Oktay Dursun, dedesinden miras kalan zurna yapımını sürdürüyor. 3. kuşak zurna yapımcısı olan Dursun, çocuklarının mesleğe ilgi göstermemesi ve çırak bulamaması nedeniyle mesleğin son temsilcisi.
Tokat’ın kültürel miraslarından biri olan zurna yapımı, 47 yaşındaki Oktay Dursun tarafından yaşatılmaya devam ediyor. 36 yıldır atölyesinde zurna ve davul imal eden Dursun, 11 yaşında dedesiyle başladığı mesleğin artık son temsilcisi. Diğer zurnalar günde 5 adet üretilirken, Tokat zurnasının birinin tornadan geçirilmesi, deliklerinin açılması, tel takılması ve boyanması işlemleri 3 gün sürüyor. Dursun’un zurna yapımında karşılaştığı zorluklar sadece zaman ve malzemelerle sınırlı kalmıyor. Dursun’un çırak bulamaması ve çocuklarının mesleğe ilgi göstermemesi, mesleğini tek başına yaşatmasına neden oldu. 3’üncü kuşaktan öğrendiği bu geleneksel sanat dalında zamanla yarışan Dursun, zurna yapımındaki ustalığıyla kültürel açıdan örnek teşkil ediyor.
“Dedem telli zurnaya 60 yılını verdi”
Zurna çalmayı bilmese de 36 yılda yüzlerce zurna imal eden Oktay Dursun; “Dedem zurna yapıyordu. Benim de ustamdı. İlkokul 4’üncü sınıftan ayrıldıktan sonra dedemin yanında aktif bir şekilde çalışmaya başladım. 36 yıldır bu mesleği yapıyorum. Dedemden öğrendiğim şekilde zurna ve davul yapıyorum. Dedem 2002 yılında vefat ettikten sonra bütün iş bana kaldı. Dedemin yanında çıraklığım ve kalfalığım geçti. Dedem öldükten sonra da ustalığı sırtlanarak bu görevi devraldım. Dedem Tokat telli zurna yapıyordu. Telli zurnaya dediğimiz bir model için 60 yılını vermiş bir ustaydı. Şimdi dedemden öğrendiklerimle Türkiye’nin tamamına zurna yapar vaziyetteyim. Ben zurna çalmayı bilmiyorum. Dedem hem çalıyor hem de imalatını yapıyordu. Ben sadece imalatı ile meşgulüm” dedi.
“Babadan oğula geçmedi”
Kendisinden sonra bu mesleğin noktalanacağını söyleyen Dursun; “Ben bu işi dedemden devraldım. Yani bizde babadan oğula geçmedi. Dedem de dedesinden devralmış. Ben soyumda 3’üncü göbeğim. Benden sonra büyük bir ihtimalle noktalanacak. Çocuğum ilgi göstermedi. Kendi tercihidir. Yapacak bir şeyim yok” diye konuştu.
“Tokat zurnası 3 gün sürüyor”
Dursun, “Tokat telli zurnanın yapım aşaması 3 gündür. 12 saatte 4 veya 5 adet Sivas tipi zurna elinin hızı ve pratikliğine göre atabilirsin. Tokat zurnasını mümkün değil çıkartamazsın. Tokat telli zurnasının aşamalarında yağ sürüyorsun, 5 saat çekmesini bekliyorsun. Çektikten sonra ‘gomalak cila’ diye adlandırdığımız el yapımı cilayı 5 saatte bir cila işlemini tekrarlıyoruz. Yapımı üç gün sürüyor” şeklinde konuştu.


3. kuşak zurna imalatçısı, çocukları ilgi göstermeyince mesleğinin son temsilcisi oldu
TÜRKİYE BU YIL SUYA DOYDU
Mayıs ayında etkili olan yağışlar, İstanbul, Ankara ve Bursa başta olmak üzere birçok büyükşehirde baraj doluluk oranlarını yükseltti. Bursa’da barajlar neredeyse tam kapasiteye ulaşırken, İstanbul ve Ankara’da da su seviyelerinde dikkat çeken artış yaşandı.
Türkiye genelinde ilkbahar boyunca etkili olan yağışlar, büyükşehirlerin su kaynaklarına nefes aldırdı. İSKİ, ASKİ ve BUSKİ tarafından açıklanan 24 Mayıs 2026 tarihli verilere göre, İstanbul, Ankara ve Bursa’daki baraj doluluk oranlarında önemli yükselişler kaydedildi.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İSKİ) verilerine göre megakente su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı yüzde 71,64 olarak ölçüldü. Kentte en yüksek seviyeler Ömerli Barajı’nda yüzde 96,16, Elmalı Barajı’nda yüzde 96,04 ve Darlık Barajı’nda yüzde 92,03 olarak kaydedildi. Buna rağmen Sazlıdere Barajı yüzde 44,17, Istrancalar Barajı ise yüzde 34,40 seviyesinde kaldı.
Başkent Ankara’da ise ASKİ verilerine göre toplam baraj doluluk oranı yüzde 46,58’e yükseldi. Aktif kullanılabilir su oranı yüzde 40,37 olarak açıklanırken, Kesikköprü ve Kargalı barajlarının tamamen dolduğu görüldü. Akyar Barajı yüzde 82,99, Eğrekkaya Barajı yüzde 80,99 seviyesine ulaşırken, Ankara’nın en önemli su kaynaklarından Çamlıdere Barajı yüzde 40,64 seviyesinde kaldı.
Bursa’da ise yağışların etkisi çok daha belirgin hissedildi. BUSKİ tarafından açıklanan verilere göre kentteki baraj doluluk oranı yüzde 97,18’e ulaştı. Son aylarda kritik seviyelere kadar gerileyen su rezervlerinin, ilkbahar yağışlarıyla birlikte büyük ölçüde toparlandığı belirtildi.
Uzmanlar, baraj seviyelerinde yaşanan yükselişin yaz ayları öncesinde sevindirici olduğunu ancak su tasarrufunun sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.

