Reklam
Reklam
22 yillik doktor ilk kez sahit oldu kapali yontemle 350 gram prostat cikarildi d4meI15z jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Haziran, 2024 12:22 tarihinde yayınlandı
0

22 yıllık doktor ilk kez şahit oldu: Kapalı yöntemle 350 gram prostat çıkarıldı

SAMSUN (İHA) – Uzun yıllardır prostat hastası olan bir vatandaştan kapalı yöntemle 350 gram ağırlığından prostat çıkartıldı. 22 yıldır hekimlik yapan Doç. Dr. Önder Çinar da ilk kez bu kadar büyük bir prostatı kapalı yöntemle çıkardıklarını belirterek, vakanın tıp tarihinde nadir olduğuna dikkat çekti.

Uzun yıllardır prostat hastalığı çeken ve korkudan doktora gidemeyen 64 yaşındaki İlhan Tanrıver, prostatı artık dayanılamaz büyüklüğe ulaşınca hastaneye başvurdu. Açık ameliyat olmak istemeyen Tanrıver, Ordu’da 350 gram büyüklüğündeki prostatını kapalı yöntemle tedavi ettiremedi. Yaptığı araştırmalar sonucuna Medicana Sağlık Grubu doktorlarından Doç. Dr. Önder Çinar ile iletişime geçen Tanrıver, prostatının iyi huylu çıkması ile kapalı yöntem denilen holep tedavisi ile yarım kiloya yakın prostatından kurtuldu.

“350 gram prostat çoğu hekim için ‘açık ameliyat’ tercihidir”

Yarım kiloya yakın büyüklükteki prostatın açık ameliyat tercihi olduğuna değinen Medicana İnternational Samsun Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Önder Çinar, “İlhan Bey, ‘idrar yapamama’ şikayetiyle sonda takılı şekilde polikliniğimize geldi. Uzun zamandır prostat hastalığı vardı ama tedavi almamıştı. Tetkikler sonucu testlerde hastanın PSA’sının (Prostat spesifik antijen) yüksek olduğunu gördük. Bu nedenle emar (MR) dahil tüm tetkikleri yaptık. Kendisinde ‘iyi huylu prostat’ saptadık. Hastanın rahat bir şekilde idrar yapmasını sağlamak amacıyla cerrahisini planladık. Normalde 350 gram prostat çoğu hekim için ‘açık ameliyat’ tercihidir. Günümüzdeki teknolojik gelişmeler ile birlikte, özellikle lazer teknolojisi ile holep dediğimiz idrar kanalından girerek prostatın tamamen çıkarılabildiği ve hastada herhangi bir kanama, ağrı gibi durumların ortaya çıkmadığı cerrahi yapılabiliyor. Bu cerrahi ile birlikte hasta, hastanede uzun süre yatmak zorunda kalmıyor. Genelde 1 gece gözetim altında kalan hasta, taburcu ediliyor” dedi.

“Daha önce 350 gram büyüklüğünde bir prostat kapalı yöntemle çıkartılmadı”

Vaka için uyguladıkları kapalı yöntem ameliyatın tıp açısından da çok önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Çinar, “Hastamız bize geldiğinde 350 gram prostatı vardı. Kendisi ile tüm tedavi seçeneklerini konuştuk. Açık ameliyatı da konuştuk ama endoskopik kapalı cerrahi olmak istedi. Kapalı cerrahi yaptığımız için hastada herhangi bir uzun süre sonda kalmasına, diren konmasına veya hastane yatışına gerek kalmadı. Ameliyat yapalı 2 gün oldu ve hastamızı sağlıklı şekilde taburcu edeceğiz. Prostat, yaşla birlikte artıyor. 50 yaşın üstünde idrar yapmada sıkıntı yaşayanların düzenli muayene olmasını beklemekteyiz. Yıllık kontrollerde prostat erken dönemde saptanabiliyor. İlhan Bey’in sıkıntısı idrar yapamamayla ilgiliydi. Ayrıca idrarda kanama da yaşanıyordu. Güzel bir cerrahi uyguladık. Ameliyat sonrası bir sıkıntı olmadı. 2002’de tıp fakültesinden mezun oldum. 22 yıllık hekimim. 2012’den beri uzmanım. 16 yıldır üroloji camiasının içindeyim. Bu büyüklükte 350 gramlık prostat ameliyatını açık yöntemle yaptığımız olmuştur. Yılda belki açık ameliyat yaptığımız 1-2 hasta denk gelebilir. Kapalı yöntemle bölgemizde bu büyüklükte bir cerrahi yapıldığını hatırlamıyorum. Bugüne kadar yapılan prostat operasyonlarında kapalı yöntemle 350 gram büyüklüğünde bir prostat çıkarılmadığını düşünüyorum. Bununla ilgili de vakamızın ilk vaka olduğunu düşünüyorum. Büyük prostatları, prostatın büyüklüğünden bağımsız kapalı yöntemle yapmak mümkün. Holep cerrahisi, diğer cerrahi yöntemler ile eşit başarı oranına sahip. Bu yüzden prostatı büyük olan ve cerrahiden korkan hastalarımıza kapalı yöntemle ameliyat yapılabileceğini hatırlatmak istiyorum” diye konuştu.

“350 gram büyüklüğünde prostat çıkarttılar, ameliyatım gayet konforluydu”

Ameliyatının çok iyi geçtiğini belirten hasta İlhan Tanrıver ise “Uzun yıllardır prostatım olmasına rağmen korkudan doktora gitmedim. Ne kadar büyük olduğunu da bilmiyordum. En sonunda hastaneye gidince prostatımın çok büyük olduğunu söylediler. Açık ameliyat önerdiler. Dalında uzman bir kişinin tedaviyi başarılı bir şekilde yapabileceğini söylediler. Araştırmalarım sonucu Doç. Dr. Önder Çinar’ı buldum. Onlarca hastanın kendisinden övgüyle bahsettiğini görünce randevu alarak Samsun’a geldim. Konforlu bir ameliyat istedim. Açık ameliyat istemedim. Prostatım çok büyük olduğu için kapalı yöntem adına önemli bir operasyondu. Ameliyatın ardından şükürler olsun gayet iyiyim. Benden kapalı yöntemle 350 gram büyüklüğünde prostat çıkarttılar. Önceden sıkışıklık hissediyordum. Ameliyatın ardından hiçbir sıkıntı hissetmiyorum. Bir ağrı, sızı ya da kanamam olmadı. Gayet konforlu bir ameliyat geçirdim. Ordu’da da kapalı ameliyat olmak istedim ama bana herkesin bu yöntemle ameliyat edemeyeceğini söylediler. Doktorumu Samsun’da buldum ve sağlığıma kavuştum” şeklinde konuştu.

Doç. Dr. Önder Çinar, prostatların çok büyümemesi için özellikle orta yaştan itibaren erkeklerin yılda en az bir kez prostat muayenesine gitmesinin hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
w2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
14 Mayıs, 2026 10:35 tarihinde yayınlandı
0

SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !

Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.

ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.

Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.

Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.

Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.

Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.

Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!

Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.

İlyas Erbay