2030 yılında Türkiye’nin bekleyen tehlike: "Su fakiri" - Karabük Haber Postası
2030 yilinda turkiyenin bekleyen tehlike su fakiri AVEf5yY5 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Ağustos, 2024 04:07 tarihinde yayınlandı
0
0

2030 yılında Türkiye’nin bekleyen tehlike: “Su fakiri”

Kızılırmak Havzası Su Kurulu toplantısında konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Yakup Karaaslan, “Türkiye’de kişi başına düşen su miktarı 2 bin 113 tondur. Uluslararası göstergelerde ülkemiz su stresi olan ülke konumundadır. 2030 yılında gerekli tedbirleri almazsak, bu miktar bin metreküpün altına düşecek, su fakiri olma yoluna gidecek” dedi.

Samsun’da 14 ilden protokol üyelerinin ve kurumların katılımıyla Kızılırmak Havza Su Kurulu toplantısı yapıldı. Devlet Su İşleri 7. Bölge Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda gerçekleşen toplantının ilk 15 dakikası basına açık olarak yapıldı. Toplantıda konuşan Su Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Karaaslan, “Ülkemiz Akdeniz Havzası çanağında yer alıyor. İklim değişikliğinden ciddi manada etkileniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü olarak iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkisiyle alakalı bir proje yaptık. Bu projede 2030, 2050 yılında tüm havzalarımızda su potansiyeli ne kadar, ne kadar kullanabiliyoruz, nereye ne kadar tahsis etmemiz gerekiyor, bütün bunları çalıştık. 2030 yılında nüfusumuz yüzde 20, su potansiyelimiz yüzde 10 azalıyor. Türkiye’de kişi başına düşen su miktarı 2 bin 113 tondur. Uluslararası göstergelerde ülkemiz su stresi olan ülke konumundadır. 2030 yılında gerekli tedbirleri almazsak, bu miktar bin metreküpün altına düşecek, su fakiri olma yoluna gidecek. Tüm bunları önlemek için suyun miktar ve kalite yönetimi için, su kaynaklarının etkili kullanımı, su politikalarının sürdürebilir olması için ve su kaynaklarının bütüncül havza yönetimi anlayışında yönetilmesi, korunması için Ulusal Su Kurulu 29 Kasım 2023 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kuruldu” diye konuştu.

Karaaslan’ın sunumunun ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti. Havza Su Kurulu toplantısında şu gündem maddeleri konuşuldu:

“Havza ölçekli yönetim planları, içme-kullanma suyu havzası koruma planlarının havza bazında uygulanma durumu, havzada yer alan içme suyu arıtma tesisleri durumu, içme suyu kalitesi ve insan sağlığı ile ilgili durum, havza bazında su verimliliği çalışmalarının değerlendirilmesi, havzadaki il su kurullarından iletilen ve su yönetimine ilişkin çözüme kavuşmayan problemleri değerlendirmek, il su kurullarınca yapılan ve ilgili kurum veya kuruluşların yaptığı çalışmaları değerlendirmek, havza sınırları içerisinde taşkın ve sel baskınlarının önlenmesine yönelik alınan tedbirler ile ilgili gerçekleşmeler, yeraltı ve yerüstü su kullanımları (su çekimleri), havzalar arası su transferleri, yeraltı ve yerüstü su kalitesinin iyileştirilmesine ilişkin yapılan çalışmalar, tarımsal sulamada modern sulama sistemlerinde kaydedilen gelişmeler, tarımsal faaliyetlerden kaynaklı su kirliliğinin önlenmesi ile ilgili (iyi tarım uygulama kodu-nitrat kirliliği) kaydedilen gelişmeler, yerel yönetimlerin çevresel ve su yönetimine yönelik yatırım durumları.”

Toplantıya ayrıca Samsun Vali Yardımcısı Şevket Cinbir ve il müdürleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
res
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
06 Nisan, 2026 14:25 tarihinde yayınlandı
0
0

Basın kartı resmi kimlik sayılacak

İçişleri Bakanlığı, basın mensuplarını yakından ilgilendiren önemli bir düzenlemeye imza attı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi imzasıyla yayımlanan genelgeye göre, basın kartı artık kimlik tespit süreçlerinde resmi kimlik belgesi olarak kabul edilecek.

Bakanlık tarafından İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü aracılığıyla 31 Mart 2026 tarihinde yayımlanan yazı; Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve tüm valiliklere gönderildi. Genelgede, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından verilen basın kartlarının resmi kimlik niteliği taşıdığı vurgulandı.

Yeni düzenlemeye göre kolluk kuvvetleri; yol kontrolleri, arama noktaları ve çeşitli resmî işlemler sırasında basın kartını ibraz eden gazetecilerden ayrıca nüfus cüzdanı veya T.C. kimlik kartı talep edemeyecek. Talimatta, usulüne uygun şekilde düzenlenmiş basın kartının tek başına yeterli olduğu açıkça ifade edildi.

Genelgede ayrıca basın kartının hukuki dayanaklarına da yer verildi. Buna göre, 13 Ekim 2022 tarihinde 5187 Sayılı Basın Kanunu’na eklenen madde ile basın kartının resmi kimlik belgesi olduğu hüküm altına alınmıştı. Öte yandan Basın Kartı Yönetmeliği’nin 4. ve 5. maddeleri uyarınca, bu kartın tüm resmi ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilmesi zorunlu bulunuyor.

Kolluk birimlerinin kimlik tespit süreçlerinde dikkat etmesi gereken hususların altının çizildiği yazıda şu ifadelere yer verildi:

“Basın kartı bilgiye erişim hakkı, haberleşme hürriyeti ve kamusal denetim mekanizmalarının işletilmesi noktasında önem arz etmektedir. 13 Ekim 2022 tarihinde 5187 Sayılı Basın Kanunu’nun Ek Madde 1’inde yapılan değişiklikle kanuna ‘Basın kartının resmi nitelikte bir kimlik belgesi’ olduğu hükmü eklenmiştir. Basın Kartı Yönetmeliği’nin 4’üncü ve 5’inci maddelerinde, ‘Basın kartları, başkanlıkça verilen ve tüm resmi ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilecek resmi nitelikte bir kimlik belgesidir’ şeklinde nitelendirilmiştir. Mezkur kanun ve yönetmelik hükümlerine göre ‘resmi kimlik belgesi’ statüsüne sahip olan basın kartları kimlik tespiti süreçlerinde resmi kimlik belgesi olarak kullanılmaktadır. Bu kapsamda usulüne uygun olarak düzenlenmiş basın kartını ibraz eden kişilerden kolluk birimlerimizce ayrıca bir kimlik belgesi ibraz etmelerinin istenmemesi hususunda; bilgilerinizi ve gereğini arz ve rica ederim.”

Bizi sosyal medyadan takip edin