Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Eylül, 2024 04:30 tarihinde yayınlandı
0

2.Yaban Mersini Toplama Şenliği yapıldı

Gümüşhane’nin sahile yakın yüksek kesimlerinde yetişen doğal yaban mersinleri GÜDAK tarafından düzenlenen 2.Likarpa Şenliğiyle toplandı. Etkinliğe katılan 30 sporcu, şifa deposu yaban mersininin yanı sıra ahududu ve böğürtlen gibi doğal meyveleri de topladı.
Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları ve Gençlik Derneği (GÜDAK) üyesi 30 sporcu geçtiğimiz yıl başlattıkları şifa deposu yaban mersini (Likarpa) toplama etkinliğinin ikincisini gerçekleştirdi. Etkinlikte sporcular yaban mersininin yanı sıra ahududu ve böğürtlen de topladı.
Araçlarla Cebeli köyü sınırlarındaki Ziyaret Tepe bölgesine ulaşan sporcular ellerindeki poşet ve bidonlarla yörede mevsimi geçmek üzere olan yaban mersini topladı ve taze taze tüketmeyi de ihmal etmedi.
Geçtiğimiz yıl ilki yapılan ve yoğun talep gören etkinlikte beraberinde getirdikleri kaplara saatler süren çalışmanın ardından minik minik organik likarpa toplayan sporcular daha sonra piknik yaptı ve zirve yürüyüşü gerçekleştirdi.
Konumu ve denizden 2 bin 300 metrelik yükseltisiyle eşsiz bir manzara sunan bölgede Gümüşhane’nin neredeyse tüm zirvelerini gözlemleme şansı bulan sporcular bu eşsiz manzaranın tadını çıkarmayı da ihmal etmedi.
Kış mevsimi öncesinde özellikle bağışıklık sistemini güçlendirmesiyle bilinen, yüksek antioksidan içeriği ve sağlığa faydaları ile bilinen yaban mersini toplamayı bir gelenek hale getirdiklerini belirten GÜDAK Başkanı Mustafa Akbulut, “GÜDAK ekibiyle ikinci likarpa şenliği için Zigana, Cebeli ve Godanas köyü üçgenindeki Ziyarettepe’deyiz. Bu bölge yaban mersiniyle dolu. Her yıl bu mevsimde olgunlaşıyor. Biz 15 gündür topluyoruz. Birçok hastalığa iyi geliyor ve kansere karşı vücuttaki hücreleri güçlendiren bir meyve. Toplaması biraz zor. Reçelini yapıp kış mevsiminde tüketiyoruz. Katılım çok güzeldi. Bütün arkadaşlar ellerindeki kaplarıyla bu şifalı bitkiyi toplayıp evlerine götürecek” dedi.
Vücuda zarar verebilecek serbest radikallerle savaşan yüksek miktarda antioksidan içeren yaban mersini, hücreleri koruduğu için yaşlanmayı da geciktirmesiyle, kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olması ve kalp-damar sağlığını desteklemesiyle, kan şekerini dengelemeye ve insülin hassasiyetini artırmaya yardımcı olmasıyla biliniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin