Bu yıl 16’ncı kez düzenlenecek olan Türkiye’nin ilk ve en uzun soluklu belgesel film festivali Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali 9 Ekim Cuma günü başlıyor.
Safranbolu’da düzenlenecek festivalde, Türkiye’de ve dünyada belgesel film alanında başarılı olmuş yönetmenler de ağırlanacak. 11 Ekim tarihine kadar sürecek 16. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’nde paneller, söyleşiler, resitaller ve sergiler gibi birçok etkinlik yer alırken, yarışmaya katılan 55 belgesel film arasından dereceye girenler de açıklanacak.
Kültür ve Turizm Bakanlığı; Sinema Genel Müdürlüğü, Başbakanlık Tanıtma Fonu Türk Dünyası Belediyeler Birliği ve TÜRKSOY’un da destek verdiği Safranbolu Belediyesi tarafından organize edilen festivalin ana teması olan “Kültürel Miras ve Korumacılık” vurgusuna teşvik için her yıl seçilen “en iyi restore edilen ev” ödül töreni de gerçekleştirilecek. Belgesel Film yarışmasında profesyonel ve amatör eserler arasından dereceye girenlerin ödüllerinin yanı sıra Suha Arın Özel Ödülü, TÜRKSOY Özel Ödülü ve Türk Dünyası Özel Ödülü de verilecek. Ayrıca hayatını belgesele adayanlar teması ile usta bir yönetmene de ‘Yaşam Boyu Onur Ödülü’ takdim edilecek.
Festival Komitesi Başkanı ve Safranbolu Belediye Başkanı Dr.Necdet Aksoy, Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’nin, Safranbolu için bir gurur kaynağı olduğunu kaydederek, “UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Safranbolu’nun güzelliklerini herkesin yaşamasını istiyoruz. Festivalimizde kültürel etkinlikler ağırlıktadır. Festivalimize katılacaklar, ayrıca Safranbolu’nun geçmişte, tarih içinde nasıl yaşadığını görme imkanına da kavuşacaklar. Çünkü her anlamda muhafaza edilen kentimiz insanlığın ortak mirası olarak bugüne kadar bozulmadan ulaşmıştır” dedi.
Aksoy, Safranbolu’nun; tarihi, kültürü, mimarisi, lokumu, safran bitkisi ve dokusu ile birlikte; 2000 yılından bu yana da Altın Safran Belgesel Film Yarışması ile anıldığını da belirtti.


16. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali Başlıyor
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

