Reklam
Reklam
135 yillik gecmisi olan trabzon fanilasi cografi isaret alma yolunda kMs9TzuL jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Mart, 2024 20:48 tarihinde yayınlandı
0

135 yıllık geçmişi olan Trabzon Fanilası coğrafi işaret alma yolunda

Zengin dokuma kültürüne sahip Trabzon’da yaklaşık 135 yıldır üretilen ve Kurtuluş Savaşında Mehmetçiğin de giydiği Trabzon Fanilası coğrafi işaret alma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Kışın sıcak, yazın serin tutma özelliği bakımından günümüzde de yoğun tercih edilen ve tamamen organik malzemeden üretilen Trabzon Fanilası, 1890’lı yıllardan sanayileşmeyle birlikte Trabzon’da üretilmeye başlandı. Günümüzde şehrin farklı yerlerindeki mahallelerde dokunarak yaşatılmaya çalışılan Trabzon Fanilası için coğrafi işaret alma hazırlıkları tamamlandığı ve başvuru aşamasına gelindiği kaydedildi.

“Kurtuluş Savaşında Mehmetçiğimiz giydi”

Trabzon Fanilasının tarihi 1890’lı yıllara kadar uzandığını, Trabzon Fanilasını Kurtuluş Savaşında askerlerimizin giydiğini kaydeden Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Sibel Karabina, “Trabzon fanilası 1890’lı yılların sonunda sanayileşmeyle beraber Trabzon’da üretilmeye başlandı. Trabzon dokuma kültürü olan bir kentimiz. Burada Osmanlı zamanında keten bezi ile keten dokumalarla feretiko dokumalar yapılıyordu. Daha sonra sanayileşmeyle birlikte örgü makinasıyla Trabzon’a yerleşti. Mumhane ’de özel bir girişimcinin kurduğu fabrikada bayanlar tarafından tezgâhlarda dokumaya başlandı. Daha sonra Yenicuma, Faroz, Çarşıbaşı, Vakfıkebir gibi yerlerde kadınların geçim kaynağı olacak şekilde dokunmaya başlandı. Trabzon Fanilası, Kurtuluş Savaşında askerlerimizin giydiği giysi oldu. Trabzon Fanilası hala ilk günkü üretimiyle devam ediyor. Fanila daha sonra bayanların çeyizlerinde olsun, günlük yaşamda olsun kullanılmaya devam etti. Bu meslek unutulmadan mahalle aralarında kadınlarımızın tarafından tezgâhlarda dokunmaya devam ederken Trabzon Olgunlaşma Enstitüsünde de yaklaşık 20 yıldır atölyede buna yönelik çalışmasını sürdürüyor. Trabzon Fanilasına ilgi çok yoğun” dedi.

Coğrafi işaret alması yönünde çalışmalara başlandı

Trabzon Fanilası için coğrafi işaret alma çalışmaları başladığını ifade eden Karabina, “Trabzon fanilası 100 yıldan fazla bu bölgede üretildiğinden coğrafi işaret alma konusunda çalışıyoruz. Gerekli hazırlıklar yapıldı şu anda başvuru aşamasında. Trabzon Fanilası organik ipten yapıldığı için kışın sıcak tutma özelliğine sahip yazın da terletmiyor. Trabzon Fanilası yaşatılması için özel sektörde halen üretilmeye devam ediyor. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kurumumuzda da üretime devam ediyor. Kurumumuzda şu anda 18 kursiyerimiz var. Halk Eğitim Merkezinde de kurslar açılarak yaygınlaştırma çalışmaları yapılıyor” diye konuştu.

Trabzon Fanilasının yapımında herhangi bir katkı maddesinin olmadığını ifade eden Olgunlaşma Enstitüsü usta öğreticilerinden Büşra Altuntaş, “Bütün işi, tek tek, ilmik ilmik elle yapıyoruz. Tamamen ham pamuk yapılıyor herhangi boya yok, katkı maddesi yok, tamamen organik. Trabzon fanilası eskiden bayanların çeyizinde olurdu günümüzde yine tercih ediliyor. Şu anda da kurumumuzda üretimi devam ediyor” şeklinde konuştu.

Trabzon Fanilasının günümüzde halen rağbet gördüğünü kaydeden bir diğer usta öğretici Gönül Ünver ise ”Trabzon Fanilasına 25 yıldır emek verdim. Bu alanda öğrenciler yetiştirdim. Trabzon Fanilasında bir ara duraklama olmuştu biz bunu okullara taşıyarak daha geniş boyutta çalışmasını başlatıp öğrenciler yetiştirdik. Günümüzün teknolojisine ayak uydurarak fanilayı dış giyim olarak da yapmaya başladık. Bunun yanı sıra, organik pamuk ipliği daha sağlıklı olduğu için bebek ürünlerine de girdik. Günümüzde fanila olarak bayağı rağbet gördü çünkü yazın serin, kışın sıcak tutuyor. Trabzon fanilasını giyen bir daha almak istiyor, çünkü giyince içerisinde rahat ediyor. Özellikle astım hastası çocuklar için de tercih ediliyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
katid baskani toktas dogal afetler turizmi etkilemedi otellerde doluluk orani yuzde 70 aDa53Sb5
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Mayıs, 2026 16:45 tarihinde yayınlandı
0 0

KATİD Başkanı Toktaş: “Doğal afetler turizmi etkilemedi, otellerde doluluk oranı yüzde 70”

Karadeniz Turistik İşletmeciler Derneği (KATİD) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Murat Toktaş, Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan doğal afetlerin turizmi olumsuz etkilemediğini belirterek, bayram tatiliyle birlikte otellerde doluluk oranlarının yüzde 70 seviyesine ulaştığını söyledi.

Doğal afetlerin turizme olumsuz etkisinin sınırlı kaldığını ifade eden Murat Toktaş, özellikle dere yataklarına yakın inşa edilen bungalovların risk oluşturduğunu dile getirdi. Toktaş, geçmişte yaşanan can ve mal kayıplarının sektörde olumsuz algı oluşturduğunu ancak son dönemde devlet ve belediyelerin aldığı önlemler sayesinde riskli yapıların tahliye edilip yıkıldığını belirtti. Toktaş, iklim değişikliğinin ise bölge turizmine kayda değer bir zarar vermediğini kaydetti.

“Havza’daki sel termal tesisleri etkilemedi”

Yakın zamanda Samsun’un Havza ilçesinde meydana gelen selin termal tesisleri etkilemediğini dile getiren Murat Toktaş, “12 Mayıs’ta Havza ilçemizde yoğun bir yağış meydana geldi. Bundan yaklaşık 3-5 gün öncesinden özellikle valilik kanalıyla sürekli uyarılar yapıldı. Selin vurmasından önce de yaklaşık 3-5 saat evvel tekrar anonslar yapılmıştı. Tesislerimizde şu anda herhangi bir hasarımız yok. Tesisler olarak biz tedbirlerimizi almıştık. Turizm tesislerinde bir problemimiz yok. Sadece orada şehir merkezinde ne yazık ki kötü bir sel felaketiyle karşılaşıldı. O da 2-3 gün içinde belediyenin ve valiliğin mücadelesi ile hızla toparlandı. Havza, termal bölge. Selin termal tesislere olumsuz etkisi olmadı. O anlamda bir problemimiz yok. Yolların hemen açılması, şehir merkezinin hızlı bir şekilde normale dönmesi bizi olumsuz bir şekilde etkilemedi” dedi.

“Şu anda oteller yüzde 70 dolulukta, yazın bu oran yüzde 100 oluyor”

Bayram tatilinin turizm ve otelcilik sektörü açısından hareketlilik oluşturduğunu belirten Toktaş, “Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla bölgede yoğun bir hareketlilik yaşanıyor. Özellikle ülkenin batısında yaşayan hemşehrilerimiz kurban kesimi ve tatil amacıyla bölgeye geliyor. Bunun yanında gezi amaçlı gelen ziyaretçiler de bulunuyor. Uzun tatil sektörü hareketlendirdi. Rezervasyonlar önceden gelmeye başlamıştı. Yolda olan vatandaşların bir kısmı da güzergah üzerindeki turistik tesislerde konaklıyor. Özellikle Doğu Karadeniz’e giden misafirlerin önemli bölümü Samsun’da mola veriyor. Bayram sezonunda Karadeniz Bölgesi’nde doluluk oranlarının yüzde 70 seviyelerinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Bayramın yaz dönemine denk geldiği yıllarda ise doluluk oranı yüzde 100’e ulaşıyor” diye konuştu.

“İran Savaşı, Arap turistlerin Karadeniz’e gelişini olumsuz etkiledi”

ABD-İran savaşının Körfez ülkelerinden Türkiye’ye gelen turist sayısını etkilediğini ifade eden Toktaş, “Bölgemizde yaşanan İran gerilimi, Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de enflasyonu tetikledi. Yakıt maliyetlerinin artması hem uçak hem de otobüs firmalarının zam yapmasına neden oldu. Mevcut konjonktürde çok büyük bir hareketlilik beklenmiyor. Bunlar geçici etkenler. İran konusu kısa sürede normale dönerse hareketlilik yeniden başlayacaktır. Özellikle Körfez ülkelerinden Doğu Karadeniz’e gelen turistler, uçak bulmakta zorlandıkları için seyahat edemiyor. Hava sahalarının kapanması da önemli bir etken oluşturuyor. Bu nedenle Körfez pazarında daralma yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

“Vali Tavlı ve Başkan Doğan’ın turizm hassasiyeti şehre olumlu yansıdı”

Yerel yöneticilerin turizme verdiği önemin şehre olumlu katkı sunduğunu belirten Toktaş, “Valimiz Orhan Tavlı’nın turizm konusuna hassasiyetle yaklaşması ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’ın bu çalışmaları desteklemesi Samsun turizmine olumlu yansıdı. Her iki kurumun da turizmin gelişeceğine inanması önemli bir sinerji oluşturdu. Devlet ve yerel yönetimin turizmi sahiplenmesiyle hızlı bir ilerleme sağlanacağına inanıyorduk. Şu anda bunun gerçekleştiğini görüyoruz. Biz de STK’lar olarak destek vermek amacıyla turizm odaklı sivil toplum kuruluşlarıyla bir platform oluşturduk. Turizm Master Planı’nın açıklanmasıyla birlikte planlı bir yol haritası ortaya konuldu. Bu süreçte sadece kamu ve belediyelerin değil, STK’ların ve üniversitelerin de katkı sunması gerekiyor. Orhan Tavlı’nın göreve gelmesiyle Samsun’un turizme bakışı daha vizyoner bir hale geldi. Bunun olumlu sonuçlarını görmeye başladık” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin