13. Matematik Sempozyum, Sergi ve Şenlikleri Konferansı son günün de çeşitli konferans ve etkinliklerle gerçekleştirildi. Son günün çağrılı konuşması Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysun Umay’ın oturum başkanlığında Ankara Üniversitesi Prof. Dr. Melek Dosay’ın katılımlarıyla “Osmanlı Döneminde Diferansiyel İntegral Hesabın Gelişim ve Uygulamaları” konusu ile gerçekleştirildi. Sunumların sonunda Celal Bayar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necdet Bilecik; Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysun Umay ve Ankara Üniversitesi Prof. Dr. Melek Dosay’ a vermiş oldukları değerli bilgilerden dolayı katılım belgesi takdim etti. Çağrılı konuşmaların akabinde ise Karabük Mehmet Vergili Fen Lisesi 10. sınıf öğrencileri Merve Ünlü, Rümeysa Tan ve Günnur Ersöz’ün katılımıyla “1 den n’ye tüm doğal sayıları kullanarak ardışık sayılar toplamının tam kare olduğu en küçük sayı zinciri ve sayı halkası” konulu 15 dk’lık bir sunum gerçekleştirildi. Gerçekleştirmiş oldukları kısa sunumlarından dolayı Karabük Mehmet Vergili Fen Lisesi 10. sınıf öğrencileri’ne teşekkür eden, Üniversitemiz Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Boz; Öğrencilere günün anısına katılım belgelerini takdim etti. 13. Matematik Sempozyum, Sergi ve Şenlikleri Konferansı Başkanlığını Üniversite Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Boz’un gerçekleştirdiği Forum ile devam ederken; Forumun açılış konuşmasını gerçekleştiren Üniversitemiz Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Boz; ” Foruma geçilmeden önce Soma’da gerçekleşen kaza sonucu hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet kederli ailelerine baş sağlığı diliyorum. Demir Çeliğin Merkezi Karabük ve Karabük Üniversitesi’nde düzenlenen 13. Matematik Sempozyum, Sergi ve Şenlikleri Konferansı bizleri ciddi anlamda onure etmiştir. Bunu için MATDER Başkanı Prof. Dr. Ömer Akın’a, Üniversitemiz Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Nallı ve Doç. Dr. Nil Orhan’ a teşekkürlerimizi sunmak istiyorum. Çağdaşlığın genel simgesi teknoloji ve eğitimdir. Eğitim ile teknolojiyi bir araya getiren Ülkeler şu anda dünyanın en tepesinde bulunan ülkelerdir. Bireyler ve toplumlar ihtiyaçlarını teknoloji aracılığıyla, daha kolayca karşılayabilmektedirler. Teknolojik çalışmalarını tamamlamış ve çağa uyum sağlamış toplumların yaşam ve kültür düzeyleri yüksek olduğu gözlenmekte. Birçok yenilikler gibi teknolojik yeniliklerde öncelikle eğitim kurumlarına taşınarak aydın gençlerin yetiştirilmesinde ışık tutması sağlanmalıdır. 21. yüzyılda iki önemli olgu ile karşı karşıyayız bunlardan bir tanesi bilgi, bir tanesi ise insandır. İşte bu aşamada eğitim sisteminin var oluş nedeni de topluma bilgiyi yaratmada gerekli araçları sunarak insanların bilgiye ulaşmalarında yardımcı olması asıl gayelerden bir tanesidir. Kalkınma ve uygar toplumun temeli ise nitelikli insan gücüne sahip olmakla başlar. Nitelikli insan da iyi bir eğitimle kazanılır. Yapılacak iyi bir eğitimden Kasıt ne Eğitimden kasıt ne ulaşabileceğimiz amaca işte bu teknolojiyi kullanarak ulaşabilmek verimli olan da bu olması gerekir. Eğitim sisteminde teori ve pratik bir arada olmalı bir öğrenci dersini duymalı, görmeli, dokunmalı ve uygulamalı olarak gerçekleştirmeli ki sonunda başarıyı yakalayarak dersini tam anlamıyla öğrenebilsin. Bizler de Akademisyenler olarak öğrencilerimize uygulamalı eğitim ile yetiştirmeye özen gösteriyoruz. Ben katılımlarınız için teşekkür ediyorum.” dedi. Ardından Başkent Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şeref Mirasyedioğlu ‘Eğitimde Teknoloji Kullanımı’ konulu sunumunu gerçekleştirerek sunumlarının sonunda katılımcıların sorularını cevaplandırdı. Mirasyedioğlu’nun katılımcıların sorularını cevaplandırırken söz alan Rektör Prof. Dr. Burhanettin Uysal; “Teknoloji takip edilmesi gereken bir olaydır. Günümüzde çocuklarımızı bilgisayarın başına oturtmak için onların buna hem hazır olması hem de bizim kontrolümüzde olması gerekir. Biz de Karabük Üniversitesi olarak tutabildiğimiz kadar öğrencilerimiz bilgisayarlarda tutmak istiyoruz. Bu nedenle Uzaktan eğitim yapıyoruz. Her şeyin kamera altına alındığı yapıldığı Uzaktan Eğitimde teknolojiyi kullanıyoruz. Uzaktan eğitimde teknolojiyi kullanan bir öğretim üyesini öğretime katarsan orda ki yapmış olduğu çalışma hazırlıklarından dolayı normal eğitimdekinden çok daha verimli oluyor. 8500 öğrenci ile Türkiye’nin en çok İngilizce hazırlık öğrencisine eğitim veren Karabük Üniversitesi aynı zamanda bilgisayar destekli İngilizce hazırlık eğitimde de Türkiye’de ilk sıraya oturmaktır. Sınıflarda yüz yüze vermiş olduğumuz eğitimin yanı sıra bilgisayar destekli eğitim de vermekteyiz. Öğrencilerimizin bir dönem içerisinde okuyabilmesi için sisteme 100 online kitap yüklenmiştir. Öğrencilerimizin haftalık 15 saatlik ödevleri, görsel ve işitsel egzersizleri vardır ve bu sonuçlar da raporlanmaktadır. Biz Karabük Üniversitesi olarak teknolojiyi sonuna kadar kullanıyor ve öğrencilerimizin hizmetine sunuyoruz. İşte bunları başardığımız zaman eğitim çocukları eğitim ile ilgili olarak bilgisayarın başında ne kadar tutarsak ben o kadar başarılı olacağımız kanaatindeyim. Katılımlarınızdan dolayı hepinize şükranlarımı arz ederim.” dedi. 13. Matematik Sempozyum, Sergi ve Şenlikleri Konferansı’nda gerçekleştirilen forumda; sunumlarından dolayı Başkent Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şeref Mirasyedioğlu ve Üniversitemiz sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Boz’a, Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Yaşar katılım sertifikası takdim etti. 13. Matematik Sempozyum, Sergi ve Şenlikleri Konferansı’nın kapanış konuşmasını gerçekleştiren Rektörümüz Prof. Dr. Burhanettin Uysal: “Nasıl sanayileşmek için teknolojiyi takip etmek lazımsa, kendini savunmak için silah lazımsa, bilimi üretmek için de temel bilim lazımdır. Teknoloji bir çıktıdır. Bir üründür ama bilim olmadan teknolojiyi üretmek mümkün değildir. Sizler olmadığınız müddetçe, matematikçiler olmadığı müddetçe ne bilimden ne bilimin çıktısı olan teknolojiden bahsetmek mümkün değildir. Ben şimdiye kadar vermiş olduğunuz katkılardan, son olarak da üniversitemize gelerek şereflendirmenizden dolayı sizi kutluyorum ve sizlere ev sahipliği yapmaktan gurur duyduğumu bundan sonra da ev sahipliği yapmak istediğimi belirtiyor, hepinize saygılar sunuyorum” dedi. Matematikçiler Derneği adına konuşma yapan MATDER Denetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Nurettin Doğan; “Aylar önce Matematikçiler Derneği’nin düzenleyeceği bu sempozyum için bir yer arayışına girildiğinde MATDER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Akın ile istişare yapmıştık. Daha sonra ise Rektörümüzle görüştük sempozyumu Karabük Üniversitesi’nde yapabileceğimizi söylediler daha sonra sempozyum hakkında çalışmalara başladık. Sempozyum boyunca hem üniversitemiz hem de Üniversitemizin Matematik bölümünde çalışan bütün arkadaşlarımız özveri ile çalıştılar. Hem şahsım hem de MATDER adına teşekkürlerimi arz ederim. Sempozyumun burada olmasının benim için ayrı bir önemi var burası ayını zamanda benim memleketim bu bakımdan hem memleketime hem de Karabük Üniversitesi’ne sık sık geliyorum. Siz değerli konuklarımıza da teşriflerinizden dolayı memnuniyetimi dile getirmek istiyorum.” dedi. Kapanış konuşmalarının ardından 13. Matematik Sempozyum, Sergi ve Şenlikleri Konferansı sona erdi.


13. Matematik Sempozyumu Sona Erdi
KATİD Başkanı Toktaş: “Doğal afetler turizmi etkilemedi, otellerde doluluk oranı yüzde 70”
Karadeniz Turistik İşletmeciler Derneği (KATİD) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Murat Toktaş, Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan doğal afetlerin turizmi olumsuz etkilemediğini belirterek, bayram tatiliyle birlikte otellerde doluluk oranlarının yüzde 70 seviyesine ulaştığını söyledi.
Doğal afetlerin turizme olumsuz etkisinin sınırlı kaldığını ifade eden Murat Toktaş, özellikle dere yataklarına yakın inşa edilen bungalovların risk oluşturduğunu dile getirdi. Toktaş, geçmişte yaşanan can ve mal kayıplarının sektörde olumsuz algı oluşturduğunu ancak son dönemde devlet ve belediyelerin aldığı önlemler sayesinde riskli yapıların tahliye edilip yıkıldığını belirtti. Toktaş, iklim değişikliğinin ise bölge turizmine kayda değer bir zarar vermediğini kaydetti.
“Havza’daki sel termal tesisleri etkilemedi”
Yakın zamanda Samsun’un Havza ilçesinde meydana gelen selin termal tesisleri etkilemediğini dile getiren Murat Toktaş, “12 Mayıs’ta Havza ilçemizde yoğun bir yağış meydana geldi. Bundan yaklaşık 3-5 gün öncesinden özellikle valilik kanalıyla sürekli uyarılar yapıldı. Selin vurmasından önce de yaklaşık 3-5 saat evvel tekrar anonslar yapılmıştı. Tesislerimizde şu anda herhangi bir hasarımız yok. Tesisler olarak biz tedbirlerimizi almıştık. Turizm tesislerinde bir problemimiz yok. Sadece orada şehir merkezinde ne yazık ki kötü bir sel felaketiyle karşılaşıldı. O da 2-3 gün içinde belediyenin ve valiliğin mücadelesi ile hızla toparlandı. Havza, termal bölge. Selin termal tesislere olumsuz etkisi olmadı. O anlamda bir problemimiz yok. Yolların hemen açılması, şehir merkezinin hızlı bir şekilde normale dönmesi bizi olumsuz bir şekilde etkilemedi” dedi.
“Şu anda oteller yüzde 70 dolulukta, yazın bu oran yüzde 100 oluyor”
Bayram tatilinin turizm ve otelcilik sektörü açısından hareketlilik oluşturduğunu belirten Toktaş, “Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla bölgede yoğun bir hareketlilik yaşanıyor. Özellikle ülkenin batısında yaşayan hemşehrilerimiz kurban kesimi ve tatil amacıyla bölgeye geliyor. Bunun yanında gezi amaçlı gelen ziyaretçiler de bulunuyor. Uzun tatil sektörü hareketlendirdi. Rezervasyonlar önceden gelmeye başlamıştı. Yolda olan vatandaşların bir kısmı da güzergah üzerindeki turistik tesislerde konaklıyor. Özellikle Doğu Karadeniz’e giden misafirlerin önemli bölümü Samsun’da mola veriyor. Bayram sezonunda Karadeniz Bölgesi’nde doluluk oranlarının yüzde 70 seviyelerinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Bayramın yaz dönemine denk geldiği yıllarda ise doluluk oranı yüzde 100’e ulaşıyor” diye konuştu.
“İran Savaşı, Arap turistlerin Karadeniz’e gelişini olumsuz etkiledi”
ABD-İran savaşının Körfez ülkelerinden Türkiye’ye gelen turist sayısını etkilediğini ifade eden Toktaş, “Bölgemizde yaşanan İran gerilimi, Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de enflasyonu tetikledi. Yakıt maliyetlerinin artması hem uçak hem de otobüs firmalarının zam yapmasına neden oldu. Mevcut konjonktürde çok büyük bir hareketlilik beklenmiyor. Bunlar geçici etkenler. İran konusu kısa sürede normale dönerse hareketlilik yeniden başlayacaktır. Özellikle Körfez ülkelerinden Doğu Karadeniz’e gelen turistler, uçak bulmakta zorlandıkları için seyahat edemiyor. Hava sahalarının kapanması da önemli bir etken oluşturuyor. Bu nedenle Körfez pazarında daralma yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
“Vali Tavlı ve Başkan Doğan’ın turizm hassasiyeti şehre olumlu yansıdı”
Yerel yöneticilerin turizme verdiği önemin şehre olumlu katkı sunduğunu belirten Toktaş, “Valimiz Orhan Tavlı’nın turizm konusuna hassasiyetle yaklaşması ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’ın bu çalışmaları desteklemesi Samsun turizmine olumlu yansıdı. Her iki kurumun da turizmin gelişeceğine inanması önemli bir sinerji oluşturdu. Devlet ve yerel yönetimin turizmi sahiplenmesiyle hızlı bir ilerleme sağlanacağına inanıyorduk. Şu anda bunun gerçekleştiğini görüyoruz. Biz de STK’lar olarak destek vermek amacıyla turizm odaklı sivil toplum kuruluşlarıyla bir platform oluşturduk. Turizm Master Planı’nın açıklanmasıyla birlikte planlı bir yol haritası ortaya konuldu. Bu süreçte sadece kamu ve belediyelerin değil, STK’ların ve üniversitelerin de katkı sunması gerekiyor. Orhan Tavlı’nın göreve gelmesiyle Samsun’un turizme bakışı daha vizyoner bir hale geldi. Bunun olumlu sonuçlarını görmeye başladık” şeklinde konuştu.


