12 bin yıllık siyeze genç çiftçi dokunuşu: Ürettiği ürünler büyük ilgi görüyor - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
09 Nisan, 2023 13:50 tarihinde yayınlandı
0
0

12 bin yıllık siyeze genç çiftçi dokunuşu: Ürettiği ürünler büyük ilgi görüyor

Kastamonu‘nun İhsangazi ilçesinde üniversiteden mezun olduktan sonra köyüne giderek dedelerinden kalan mesleği devralan genç çifti, 12 bin tarihe geçmiş siyez buğdayı yetiştiriyor. Üniversiteden mezun olduktan sonra memleketi Kastamonu’nun İhsangazi ilçesine dönerek çiftçilik yapmaya karar veren Yasin Ciğerci, geçmişi 10 bin yıl öncesine dayanan ve “Hitit buğdayı” olarak anılan coğrafi işaretli siyez buğdayının üretimini yapmaya başladı. Ata tohumu siyezi köydeki tarlalara eken Yasin Ciğerci, hasat zamanı siyezi geleneksel usullerle taş değirmende işleyerek Türkiye’nin dört bir tarafına göndermeye başladı. Ciğerci’nin ürettiği ürünler Türkiye’nin dört bir yanında yoğun ilgi görüyor.

“Atamın bana bırakmış olduğu değeri biliyorum, mirasa sahip çıkıyorum”
Üniversite eğitiminin ardından tarıma ilgi duymaya başladığını ifade eden Ciğerci, “12 bin yıldan beri genetiği değişmeyen ata tohumu siyez buğdayını üretiyorum. Üniversiteyi bitirdikten sonra tarıma merak sardım ve ilgilenmeye başladım. Atamın bana bırakmış olduğu mirasa sahip çıkmaya karar verdim. Araştırarak tarım yapmayı seviyorum, atalık tohumlarımıza sahip çıkmalıyız, değerini bilmeliyiz. Atalık tohumları araştırıyorum ve buluyorum, ondan sonra sahip çıkarak değer veriyorum. Toprağı işlemeyi seviyorum, bu işi yapmak için bu işe aşık olmanız gerekir. Geliştiğini görmek insanı mutlu ediyor. Çünkü vermiş olduğunuz emeği almaya başlarsınız, ektiğiniz tarlayı geliştiğini görmek çok önemli. Toprak ilgi ister ve sizin ilginizi anlamak ister. Ekim yaparken ilaç ya da gübre vermiyoruz. En doğal şekilde ekimini yapıyoruz. Siyez buğdayını incelemek için tarlamızda araştırma yapıyorum, gözlemleme yapıyorum, büyüyebilmesi çok farklı. Çünkü kendini yağmur suyuyla ve kar suyuyla kendini besleyebiliyor. Ek olarak su vermiyoruz. Her buğdayın kendine göre gelişimi var. Siyez buğdayı kendine göre de büyüme gösteriyor. Yeşillendiğini görmek toprağı sevdiğini gösteriyor. Bundan sonraki aylarda boy vermeye başlayarak büyüyecek. Hasadını yaptıktan sonra kendi taş değirmenimizde işleyeceğiz. Bizim için çok iyi bir ürün, üretiyorum üretmeyi seviyorum ve herkes üretebilmeli. Ben genç çiftçi olarak ektiğim ürünün karşılığını alabiliyorum. Çünkü toprağın değerini biliyorum ve atamın bana bırakmış olduğu değeri biliyorum, mirasa sahip çıkıyorum” dedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
222222222
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
20 Nisan, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 19.04.2026 14:51
0
0

KARABÜK 2037 VİZYONU RAPORU MASADA MI KALDI?

Karabük Kent Vizyonu 2037 Raporunda hedefler belirlenirken, bunun ne kadarının hayata geçtiği ne kadarının geçmediği merak ediliyor

Karabük Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) ev sahipliğinde, Başkan Fatih Çapraz’ın öncülüğünde 5-6 Haziran 2024 tarihlerinde düzenlenen “Karabük Kent Vizyonu 2037 Çalıştayı” sonrasında hazırlanan rapor, kentin geleceğine ışık tutacak önemli stratejiler ortaya koymuştu. Raporda; Karabük’ün sosyal, ekonomik, kültürel, eğitim, çevre, kentleşme, sağlık, ulaşım ve turizm alanlarında kalkınmasını sağlayacak yol haritası detaylı şekilde belirlenmişti. Ancak aradan geçen sürede, belirlenen hedeflerin ne kadarının hayata geçirildiği sorusu gündeme geldi.

TANITIM VURGUSU DİKKAT ÇEKMİŞTİ

Raporda öne çıkan başlıklardan biri de tanıtım ve markalaşma konusuydu. “Tanıtımdan pazarlamaya tüm süreçler bütün paydaşlar tarafından internet ve sosyal ağlar ortamlarında paylaşılmalıdır. Karabük’e ait markalar oluşturulmalıdır. Markalaşma, kent kimliğini güçlendiren temel unsurlardan biridir” ifadelerine yer verilmişti.

Bu yaklaşım, Karabük’ün sahip olduğu potansiyelin daha geniş kitlelere ulaştırılması açısından kritik bir unsur olarak değerlendirilmişti. Nitekim şehir; huzur ve güven ortamı, sanayi altyapısı ve eğitim olanaklarıyla hem yatırımcılar hem de öğrenciler için cazip bir merkez olabilecek özellikler taşıyor.

Cumhuriyetin kuruluş sürecinde önemli bir rol üstlenen Karabük, 13 haneli bir yerleşimden güçlü bir sanayi kentine dönüşerek Türkiye’nin kalkınma hamlesinde özel bir yer edindi. “Demir-çeliğin başkenti” olarak anılan Karabük, yerli ve milli ağır sanayinin temellerinin atıldığı merkezlerden biri olma özelliğini taşıyor. Ancak tüm bu güçlü geçmişe rağmen, Karabük’ün ülke genelindeki bilinirliğinin istenilen seviyede olmadığı yönünde eleştiriler bulunuyor. Yapılan gözlemler, birçok kişinin Karabük’ün coğrafi konumunu dahi tam olarak bilmediğini ortaya koyuyor.

TANITIMIN SORUMLULUĞU KİME AİT?

Bu noktada en önemli sorulardan biri de tanıtım faaliyetlerinin kim tarafından yürütüleceği. Valilik, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, sanayi kuruluşları ve vatandaşların bu süreçteki rolü tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Bir çok kesim tarafından etkili bir tanıtım ve markalaşma sürecinin ancak tüm paydaşların ortak hareket etmesiyle mümkün olabileceğine işaret ederken, aksi halde, bireysel çabaların sınırlı kalacağı ve kentin potansiyelinin yeterince değerlendirilemeyeceği ifade ediliyor.

Karabük Kent Vizyonu 2037 Raporu’nun ortaya koyduğu hedeflerin ne ölçüde uygulandığı, sorunlara yönelik çözüm önerilerinin ne kadarının hayata geçirildiği henüz netlik kazanmış değil.

Kentin güçlü sanayi geçmişine rağmen, tanıtım ve markalaşma alanında beklenen ilerlemenin sağlanamaması, “Karabük vizyonu kağıt üzerinde mi kaldı?” sorusunu beraberinde getiriyor.

Yetkililerin ve tüm paydaşların, raporda belirlenen hedefler doğrultusunda daha somut adımlar atması gerektiği ifade ediliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin