11. Esat Işık Uygulamalı Optik, Refraksiyon ve Az Görme Rehabilitasyonu Kursu Tamamlandı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
10 Ekim, 2016 15:13 tarihinde yayınlandı
0
0

11. Esat Işık Uygulamalı Optik, Refraksiyon ve Az Görme Rehabilitasyonu Kursu Tamamlandı

Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi ev sahipliğinde, Türk Oftalmoloji Derneği (TOD) Optik, Refraksiyon ve Az Görme Rehabilitasyonu (ORR) Birimi tarafından 7 – 9 Ekim tarihleri arasında düzenlenen “11. Esat Işık Uygulamalı Optik, Refraksiyon ve Az Görme Rehabilitasyonu Kursu” tamamlandı.

Gözlük muayenesinin incelikleri, gözlük camlarının özellikleri ve az görme rehabilitasyonu ile ilgili konuların işlendiği teorik kurslar Karabük Üniversitesi Fen Fakültesi Konferans Salonu’nunda, uygulamalı kurslar ise KBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirildi.

“GÖNÜL GÖZÜ GÖRMEYEN CAN GÖZÜNÜ NEYLESİN”

Cumartesi, KBÜ Fen Fakültesi Konferans Salonu’nda yapılan kursun açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Kürtül, etkinliğin önemine dikkat çekerek az görme sıkıntısı yaşayan insanların karşılaştığı sıkıntıların ele alınmasının çok değerli olduğunu söyledi.  Kürtül ayrıca, bir önceki gün etkinliğin açılışında Prof. Dr. Sait Eğrilmez tarafından gerçekleştirilen konserden de çok etkilendiğini ifade ederek şunları söyledi: “Sait Hocam bizlere, dinleyerek büyüdüğümüz Anadolu’nun mayasında var olan ve içinde hekimliğin de olduğu bir demet sundu. Dün yapılan bu sunumdan çok etkilendim ve duygulandım. Orada rahmetli Âşık Veysel’in sözünde dikkatimi çeken bir şey oldu; bu da dünkü etkinliğin bir öğretisi olarak kalbime yazıldı: ‘Gönül Gözü görmeyen, Can Gözünü neylesin’ Türkülerde bu söze bir vurgu vardı. Ben de bunu belirterek gönül gözü ile görmenin önemine değinmek istedim.”

“OFTALMOLOJİ DERNEĞİ 4.500’ÜN ÜZERİNDE ÜYESİ OLAN TEK GÖZ HEKİMLERİ DERNEĞİDİR”

Türk Oftalmoloji Derneği (TOD), Optik, Refraksiyon ve Az Görme Rehabilitasyonu (ORR) Birimi Başkanı ve Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Büyükyıldız, Oftalmoloji Derneği’nin 4 bin 500’ün üzerinde üyeye sahip tek göz hekimleri derneği olduğunu belirtti. Büyükyıldız, Uygulamalı Optik, Refraksiyon ve Az Görme Rehabilitasyonu Kursu’nun Ege Üniversitesi’nin dışında ilk kez farklı bir üniversitede düzenlendiğine de dikkat çekti ve bir sonraki toplantının da İstanbul’da yapılacağını duyurdu. Büyükyıldız, katılımcılara Safranbolu ile ilgili çekmiş olduğu görsellerden oluşan bir tanıtım sunumu da gerçekleştirdi.

“KARABÜK, SOSYAL VE KÜLTÜREL ANLAMDA ETKİNLİĞİMİZE KATKI SAĞLADI”

Türk Oftalmoloji Derneği (TOD) Genel Başkanı Dr. Reha Ersöz ise konuşmasında 11.’sini düzenledikleri bu programın büyük bir özveri ile gerçekleştirildiğini söyledi. Ersöz sözlerini şu şekildi sürdürdü: “Ülkemizin her yerinden hatta yurtdışından gelen hocalarımız programları aksatmamak adına büyük bir çaba gösterdiler. Programımız yılda 4 defa olmak üzere Ankara ve İstanbul ağırlıklı devam edecektir. Buraları ilk defa görüyorum. Sosyal ve kültürel anlamda sahip olduğu doğal güzellikleri ile burası ayrı bir katkı sağladı bizlere.”

KBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yöneticisi Yrd. Doç. Dr. Erkan Doğan da bu tür toplantıların devam etmesini arzuladığını belirterek, kursiyerlere başarılar diledi.

Açılış konuşmalarının ardından kursiyerlere Karabük Üniversitesi Fen Fakültesi Konferans Salonunda çeşitli konularda 11 teorik kurs verildi.

Pazar günü ise KBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Kliniğinde uygulamalı verilen kurslarla program tamamlandı.

 

 

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
araclarinda ve evdeki hava fritozu icerisindeki uyusturucuyla yakalanan saniklarin yargilanmasina baslandi J6GybZZP
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Nisan, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Araçlarında ve evdeki hava fritözü içerisindeki uyuşturucuyla yakalanan sanıkların yargılanmasına başlandı

Kastamonu’nun Tosya ilçesinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 sanığın yargılanmasına başlandı. Tutuklu sanıklardan O.D., uyuşturucuyu arkadaşı H.C.Ş.’nin kardeşlerine bakabilmek için sattığını söyledi.

Olay, 2025 yılında Tosya Sanayi Sitesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tosya İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir ihbarı değerlendirerek şüphelendikleri bir aracı durdurdu. Durdurulan araçta yapılan aramada araç içerisinde şoför kapısı ile koltuk arkasında tütün paketi içerisinde 90 gram bonzai maddesi ele geçirildi. Araçta bulunan M.A., O.D. ile H.C.Ş.’nin üzerinden 2,30 gram bonzai maddesi bulundu. Olay sonrası uyuşturucu madde ile yakalanan M.A., H.C.Ş. ile O.D.’nin ev ve eklentilerinde jandarma ekiplerince yapılan aramalarda mutfakta 1 adet hassas terazi, fritöz içerisinde 5 gram bonzai maddesi, ayrı bir poşetin içinde 2,90 gram bonzai maddesi ve aseton kutusunda bonzai maddesi ile 5 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi.

Operasyonun ardından gözaltına alınan H.C.Ş. ile O.D., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanırken, M.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay sonrasında sanıklar M.A., H.C.Ş. ile O.D. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan dava açıldı.

Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık O.D., “Olay günü H.C.Ş. beni aradı. Yeni malzeme yaptığını söyledi. Çalıştığım için yemek molasına çıkabileceğimi söyledim. Öğlen yemek molasına çıktığımda yanına gittim. İşten çıktığımda üzerimden çıkan uyuşturucu maddeyi bana o verdi, parayı akşama verebileceğimi söyledim, o da kabul etti. Biz, yemek yerken jandarma ekipleri geldi. Üzerimde suç unsuru olup olmadığını sorduklarında cebimde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim ettim. H.C.Ş., maddeyi benim hırkamdan çıkardığımı söylemiş, güvenlik kamerası kayıtları izlendiğinde üzerimde sadece tişört olduğu görülmektedir. O maddeyi koyabilecek hiçbir yer yok üzerimde. Affınıza sığınarak beraatımı talep ediyorum” dedi.

H.C.Ş.’nin uyuşturucu maddeyi M.A.’dan aldığını söylediğini ifade eden O.D., “’Ben senin arkadaşınım, benden de mi para alacaksın’ dediğimde, ‘ben de 9 bine 3 gram ham madde halinde Muhammet’ten alıyorum’ diye söyledi. Ben ondan hiç para karşılığında uyuşturucu almadım. Önceki ifademde, uyuşturucunun etkisinde olduğum için ’aldım’ demiş olabilirim. Sentetik ecza hapı ve bonzai kullanıyorum. İlk cezaevine girdiğimizde 3 gün beraber kaldık, babası cezaevine girdiği zaman kardeşlerine bakmak için zorluk çektiğini, onun için bu işi yaptığını söyledi. H.C.Ş., arabaya benim koyduğumu söylüyor, torpido varken neden onun tarafına koyayım? Bana vermesi için arabaya bindik. H.C.Ş. daha önce bana para gönderdi ama borç olarak gönderdi. Beraatımı talep ederim” dedi.

“Babam cezaevine girince boşluğa düştüm, uyuşturucuyla avuttum kendimi”

Tutuklu sanık H.C.Ş. ise, “Babamın cezaevine girmesinden dolayı boşluğa düştüm, kendimi uyuşturucuyla avutuyordum. M.A. ve O.D. ilk uyuşturucuyu içirdi. Sigaranın içine esrar koymuş, ben de bunu içtim, sonra bağımlı oldum. Bunun karşılığında ücret talep etmediler, daha sonra benden para talep etmeye başladılar. Para karşılığında M.A. ve O.D.’den uyuşturucu satın aldım. M.A. ve O.D. bana IBAN gönderdi, ben hesaplarına havale yaptım, mesaj konuşmaları da yaptı. Yakalandığımız gün O.D. beni motosikletiyle almaya geldi, benim arabam başkasındaydı. Ben ona emanet etmiştim, ’arabayı almaya gidelim’ dedim. Arabam M.A.’nın dükkanının önündeydi. Arabayı aldıktan sonra O.D. tütün paketini gösterdi. Ben de merak edip aldım, içini açtığımda yaş tütün vardı. Olay günü biz bakkala gittik, sigara aldık, sanayiye gittik. Ben araçtan indim, selamlaşırken O.D. 3-4 dakika sonra aşağı indi arabadan, ondan sonra onlar yemek yiyordu. ‘Okan gel, biz de yemek yiyelim’ dedim, lokantaya gittik. Lokantadayken yemeği söyledik, o sırada O.D., M.A.’nın dükkanına tekrar girdi, araç da M.A.’nın dükkanındaydı. Daha sonra yemek yedik, ardından jandarma ekipleri geldi, bizi aldı. O.D.’den çıkan uyuşturucuyu ben zaten ondan alacaktım. O.D. bana vermek için hazırlamıştı. Arabada çıkan 90 gram bonzai O.D.’ye ait” diye konuştu.

“Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok”

Evinde çıkan uyuşturucunun ise M.A.’ya ait olduğunu ileri süren H.C.Ş., “İki gün önce M.A.’nın dükkanında alkol almıştık. Uyuşturucu da vardı bunun yanında, biz bunu içtik. Ben alkollü, uyuşturuculu olduğum için sızmışım. M.A., beni evin önüne bırakmış, ben yan koltukta oturuyorum, o tütün ve boş aseton kabını benim tarafıma atmış, ben de çöpe atmak amacıyla cebime koymuştum, eve o vaziyette çıktım. Daha sonra ailem onu almış, saklamışlar, babam cezaevinden çıkınca ona göstermek için bunu yapmışlar. Teraziyle benim hiçbir alakam yok, hiç kullanmadım. Mutfakta görünce belki dokunmuşumdur ama hiç uyuşturucu satmakta kullanmadım. Ablam onu evde kullanmak için almış. Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok” diye konuştu.

Tutuksuz yargılanan sanık M.A. da, “Ben sanıkların iddialarını kabul etmiyorum. Olayla alakalı en ufak bir bilgim yoktur. Eve bıraktığımda ben tek değildim, yanımda arkadaşım vardı. Kesinlikle uyuşturucu madde yoktu, alkolden sızdı” şeklinde konuştu.

Tanıkları ve sanık avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin