Reklam
Reklam
ramazan 1
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
05 Mart, 2025 12:18 tarihinde yayınlandı
0

11 Ay Unut, Ramazan’da Hatırla!

Ramazan ayı, ihtiyaç sahiplerine yardım yapma konusunda her yıl bir fırsat olarak öne çıkıyor.

Ancak bu yardımların sadece bu özel ay ile sınırlı kalması, toplumsal duyarsızlığın ve yüzeysel dayanışmanın bir göstergesi olarak eleştiriliyor. Dernekler ve sivil toplum kuruluşları, Ramazan yaklaşırken, kumanya yardımları için seferberlik ilan ediyor. Ancak, bu yardımların yılın diğer aylarında neden yapılmadığı sorusu akıllarda kalıyor.

Birçok vatandaş, 11 ay boyunca ihtiyaç sahiplerinin unutulmasının, toplumsal dayanışmanın yüzeyselliğini gözler önüne serdiğini dile getiriyor. “Yardımların sürekliliği, toplumda derin bir farkındalık yaratmak için şarttır” diyen bu kesimler, ihtiyaç sahiplerinin yalnızca Ramazan’da hatırlanmasının adaletsiz olduğunu vurguluyor. Derneklerin ve sivil toplum kuruluşlarının, yılın her döneminde ihtiyaç sahiplerinin yanında olmasının önemine dikkat çekiyorlar.

Kalıcı Çözümler Gerekiyor

Ramazan’da yapılan yardımların geçici bir iyilik algısı oluşturduğunu belirten vatandaşlar, kalıcı çözümlerin üretilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Toplumun genelinde ihtiyaç sahiplerine karşı duyarlılığın artırılması, bireylerin ve derneklerin yardımlarını yıl boyunca sürdürmesi gerektiği ifade ediliyor.

Ekonomik zorlukların arttığı bu günlerde, ihtiyaç sahiplerine sürekli destek sağlamak için hem bireysel hem de topluluk olarak bilinçli adımlar atılmasının önemi daha da artıyor. Bu bağlamda, toplumsal dayanışma ve yardımlaşma kültürünün yalnızca Ramazan ile sınırlı kalmaması, yılın her döneminde yaşatılması gerektiği vurgulanıyor. Ramazan ayı, bir hatırlatma olmanın ötesine geçmeli; ihtiyaç sahiplerinin her zaman akılda tutulduğu bir dönem olmalıdır. Toplum olarak bu bilinçle hareket etmek, sürdürülebilir bir dayanışmanın temelini atmak için büyük önem taşıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın tarafından
02 Haziran, 2026 13:57 tarihinde yayınlandı
0

MİLLİ İRADE, SİYASETE UZAK…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Türk siyaseti son çeyrek yılda milli irade politikasına sahne oldu…

21. asırla birlikte başlayan milli iradenin siyaset üzerindeki etkisi, her geçen gün azalan bir seyir izledi…

Her alanda Milli İradeyi ağzından düşürmeyen iktidar, son dönemde, kendini iktidara getiren milli iradeyi de görmemeye başladı…

Sosyo-ekonominin tüm verilerini işleyen, değerlendiren ve yayımlayan İstatistik Kurumu’nun verileri, ulusal ve uluslararası sistem tarafından dünya sosyo-ekonomisine entegre edilmekte…

Bu verilerin güvenirliği konusunda, ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomi çevresinde tam mutabakat konusunda farklı görüşler ortaya çıkmakta…

Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyümesi sağlayan İstatistik Kurumunun bu rakamları, gerçekleşen ve çeşitli kuruluşlarca açıklanan ve halka yansıyan rakamsal değerler karşısında, üretici-tüketici ve toplum ekonomisini yansıtmaktan oldukça uzak…

Geçmişten günümüze, ülke siyasetinde her dönem ülkeye ve topluma farklı sistemler dayatılmış, siyasetin bu uygulama ve düzenlemeleri, halka yeterli fayda sağlayamamış…

Yine geçmişten günümüze, milli iradenin iktidara getirdiği siyasi sistemler, politikalarını ülkenin ve toplumun refah ve huzur içerisinden yaşamasını sağlamak yerine, önceliği siyasi hükümetlerinin icraatlarını, iktidar sürelerini uzatmak yönünde kullandıkları görülmekte…

Küresel sistemin, faize dayalı finansal sisteminden, Türkiye ekonomisin uzak tutmaya çalışan iktidar ve ekonomi yönetimi, uluslararası ekonomik ve finansal baskıyla, sosyo-ekonomik krizlerin çözümü olarak, uluslararası finansal sistemlerden destek almak zorunda kaldı…

Uluslararası ekonomik sistem ve faiz lobisi, finans sistemlerine ekonomiyi teslim eden iktidar ve ekonomi yönetimi, finansal sorunu çözerken, sistemin acı reçeteleri, iktidara nefes alma imkânı verdi…

Uluslararası finans sisteminin sağladığı finansın, ekonomiye entegresiyle piyasalar, enflasyon ve faiz sarmalıyla sınırları aşarak, üretici-tüketici ve toplumun gelir dağılımından aldığı pay küçülmeye başladı…

Seçim dönemlerinde, ekonomiyi çıkmaza sokacak kararlarla canı yanan toplumun, ekonomiden aldığı refah payı her geçen gün düşüş eğilimi izlemeye davam ediyor…

Cumhuriyet tarihinde, milli iradenin büyük teveccühüyle iktidara getirdiği siyaset ve politikalar, aynı teveccühle milli iradeye, halka, topluma ve ekonomiye, ülkeye maalesef hizmet olarak dönemedi…

Dünya’da, sınırlar ve komşu ülkelerde yaşanan savaşların, kırılgan ekonomiyle bu savaşlara karşı sınırları korumanın zorluğu ortada…

Halka yönelik politikalar yerine, uluslararası finans sistemlerine faiz desteğiyle katkıda bulunan iktidarlardan umudunu kesen milli irade, politika ve siyaseten her geçen gün uzaklaşmakta…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

Bizi sosyal medyadan takip edin