Safranbolu ilçesinde yaşayan ve dünyanın en uzun kadını olarak bilinen Rumeysa Gelgi, el, parmak ve sırt rekorlarını da elde ederek 5 kez Guinnes Rekorlar Kitabı’nda yer almaya hak kazandı.
Weaver Sendromu rahatsızlığı nedeniyle çocukluğundan itibaren boyu uzayan Rumeysa Gelgi (24) geçtiğimiz yıl Ekim ayında ‘Dünyanın en uzun boylu’ kadını olarak ikinci kez Guinnes Rekorlar Kitabı’na girmişti. Gelgi, bu yılda dünyanın en uzun el, parmak ve sırtı kendisinde olduğunu belirterek Guinnes’e başvuru yaptı. Yetkililerin yaptığı ölçümde Gelgi’nin sağ eli 24.93 santimetre, sağ orta parmağı 11.2 santimetre, sırtı 59.90 santimetre olarak belirlendi. Bu rakamlarla birlikte Gelgi, toplamda 5 kez Guinnes Rekorlar Kitabında yer almış oldu.
Gazetecilere açıklamalarda bulunan Rumeysa Gelgi, bir ay kadar önce dünyanın en büyük ellerine, parmaklarına ve sırtına sahip kadını unvanını elde ettiğini söyledi.
Başvuru yapma süreci hakkında bilgi veren Gelgi, “Aslında dürüst olmam gerekirse bu rekorlar için başvuru yapmak geçtiğimiz yıl dünyanın en uzun boylu kadını elde ettiğim zamanlardan beri aklımdaydı. Bu yılbaşında da bu 3’ü için başvuru yaptım. Ölçüm süreci gerçekleştirdik ve yeni rekorlarım onaylandı” dedi.
“Ciddi fiziksel rahatsızlıklarla dünyaya geldim ve mümkün olduğu kadar tanınmasını ve kutlanmasını istedim” diyen Gelgi, şunları söyledi: “Umuyorum bu yaptığım görünür farklılıklara sahip her birey için kendilerini olduğu gibi kabul etmeleri yönünde bir ilham kaynağı olur. Aslında kendilerini olduğu gibi kabul ettiklerinde dünyanın da onları kabul ettiklerini ve bu sıra dışı özellikleriyle onları ödüllendirdiğini göstermiş oluyorum. Motivasyon tamamen buydu.”
Gelgi, toplamda 5 kez rekorlar kitabına girmiş olmanın kendisi için onur ve gurur olduğunu belirtti. (İHA)


Tokat’ta aşırı yağış kirazı vurdu
Tokat’ta son günlerde etkili olan yağışlar tarım arazilerinde büyük zarara yol açtı. Sular altında kalan bahçelerde özellikle erkenci kiraz çeşitlerinde çatlama ve dökülmeler yaşandı.
Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Emin Yılar, bazı bölgelerde kirazda hasarın yüzde 100’e ulaştığını belirtti.
Geçtiğimiz yıl yaşanan don felaketinin etkilerinin henüz atlatılamadığını belirten Yılar, “Geçen yıl devletimiz çiftçiye dönüm başına destek vererek önemli bir katkı sağladı. Bu destek üreticiyi ayakta tuttu. Ancak bu yıl da özellikle Tokat’ta kiraz üreticileri çok ciddi bir afetle karşı karşıya kaldı. Bazı bölgelerde erkenci ve orta sezon çeşitlerde hasar yüzde 80 ila yüzde 100 arasında değişiyor. Ürünler tamamen çatladı ve pazarlanamaz hale geldi” dedi.
İhracata yönelik geç sezon kiraz çeşitlerinde ise umutların sürdüğünü ifade eden Yılar, yağışların sona ermesi halinde kalan ürünlerin ayıklanarak ihracata gönderilebileceğini belirtti. Ege Bölgesi’nde kiraz ihracatının başladığını hatırlatan Yılar, ürünlerin kilogram fiyatının 180-200 lira seviyelerinde olduğunu söyledi.
Kiraz üretimindeki kaybın binlerce tonu bulduğunu belirten Yılar, “Erkenci ve orta sezon çeşitlerde yaklaşık 2 bin tonluk zarar olduğunu düşünüyoruz. Eğer yağışlar durursa geç sezon ihracatlık çeşitlerden 3-4 bin ton ürün alınabilir. Ancak genel toplamda bu yıl Tokat’ta kirazda 8 ila 10 bin ton arasında ürün kaybı bekliyoruz” dedi.


