Çorum’da polis takımları tarafından, ağır hasarlı araçların kimlik bilgilerini çalıntı yahut hacizli araçlara kopyalayarak piyasaya süren şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 9 şüpheliden 8’i adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin yötemle 10 milyon pahasında araç satışı yaptığı tespit edildi.
Çorum İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Ofis Amirliği takımları, trafik kazası, yangın yahut sarsıntıda ağır hasar görmüş araçların şasi ve motor numaralarını, aranan, hacizli ya da yurt dışından kaçak yollarla getirilmiş araçlara kopyalayan şahıslara yönelik başlattığı çalışmayı tamamladı. Yürütülen soruşturmada, şüphelilerin bu metotla, piyasa kıymeti yaklaşık 10 milyon TL olan 17 aracı “change” yaparak 12 farklı vilayette sattıkları tespit edildi. Polis, farklı vilayetlerdeki 17 aracın tamamına el koydu. Soruşturma kapsamında kimlikleri belirlenen 9 kuşkulu, vilayet merkezindeki 20 adrese yapılan eş vakitli operasyonla yakalandı. Şüphelilerin konut, işyeri ve araçlarında yapılan aramalarda 9 adet şasi ve motor numaratörü, 1 adet yanmış araç, 1 adet şasi numarası bulunmayan parçalanmış araç, 2 adet hacizli-yakalamalı araç, 1 adet karşılığı bulunmayan motor bloğu, 12 adet mermi, 1 adet laptop ve çok sayıda telefon ile sim kart ele geçirildi.
Gözaltına alınan şüphelilerden 8’i, emniyetteki süreçlerinin tamamlanmasının akabinde, geniş güvenlik tedbirleri altında Çorum Adliyesi’ne sevk edildi. Başka 1 şüphelinin emniyetteki süreçlerinin devam ettiği öğrenildi.


10 milyon liralık ‘change’ vurgununda 8 şüpheli adliyede
İran’ın Trabzon Başkonsolosu Mohebati: “Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı”
İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, dünyanın İranlıların saldırılara dimdik dayanmasına çok şaşırdığını belirterek, “Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz” dedi.
İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın kültürel yapısına vurgu yapan Mohebati, savaş ve müzakere süreçlerine dair mesajlar verdi. İran’ın tarih boyu kültürü ve medeniyeti olduğunu kaydeden Mohebati, “Bizim rehberimiz şehit oldu. Kendisi de bunu istiyordu. Liderimiz bununla çok iftihar ediyordu. Şehit olmayı arzu ettiğini çok tekrar etmişti. Çok insanlar vardı hak yolunda çalışanlar, gazilerimiz. Tarih boyunca kültürümüzde olanlar şehadeti arzu etmişlerdi, şehit oldular. Çocuklarımızın şehit olmasına çok üzüldük. Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı. Nasıl olur da bir ülkeyi bombalarsın da memleketin lideri, insanları şehit olur ama o ülke dağılmaz ve yıkılmaz? Bizim kültürümüzde bu var. Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz. Ekonomimizin, insanlarımızın, binalarımızın yıkılması mümkün müydü? Ülke dimdik dayandı, istikrarını kaybetmedi. İran bunu gösterdi. İran’ın halkı önemliydi” diye konuştu.
“Müzakere olurken yeni savaş başlattılar”
Müzakere sürecine de değinen Mohebati, “Geçen sene savaştan 12 gün önce İran, ABD ve Avrupa ülkeleriyle konuşurken onlar bize saldırı yaptılar. Son savaştan 1 gün önce İran müzakeredeydi, karar verilmişti. Müzakere olurken yeni savaş başlattılar. Bu gösterir ki; onların hedefleri hiçbir zaman müzakere değildi. Müzakereden zaman kazanırlar, silahlanırlar ve büyük bir savaşa yeniden başlarlar. İran şimdi diyor ki, ‘savaşları bitirin, müzakere yapalım, konuşalım’. Bu mühim bir mesajdı” şeklinde konuştu.
“Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti”
Türkiye ile İran’ın ilişkilerine de değinen Mohebati, “İran dedi ki, ‘Ben Türkiye toprağına hiçbir zaman füze göndermedim’ ve göndermez. Türkiye ile İran’ın kardeşliği çok istikrarlıdır. Tarih boyu böyledir ve çok önemlidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iyi mesajlar gönderdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çok iyi mesajlar verdiler. Bu konuda Türkiye’yi kendimize kardeş biliriz. Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti” ifadelerini kullandı.

