Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Haziran, 2024 00:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

1. Ulusal Yaban Hayatı Çalıştayı: “Sokak hayvanlarının sebebi, sorumsuz insanlar”

“1. Ulusal Yaban Hayatı Çalıştayı”nda konuşan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, "Bugün sokak hayvanları diye bir sorun konuşuluyorsa, bir tehdit olarak görülmeye başlanıldıysa, aslında bunun arkasında ‘sorumsuz insan’ var. Dünyanın parasını vererek aldığınız bir hayvanı biraz sonra çok rahatlıkla sokağa bırakabiliyorsunuz" dedi.
Ondokuz Mayıs Üniversitesinde “1. Ulusal Yaban Hayatı Çalıştayı düzenlendi. OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezinde yapılan çalıştay, Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, Türkiye’nin dört bir yanından akademisyenleri ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirdi.

"Ekosistemi tehdit eden, zararlar oluşturabilecek gelişmeler yaşanıyor"
Çalıştayda konuşma yapan Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal, "Yaban hayatı araştırmaları artık erdem olmaktan çıktı. İnsanların, insanlık adına yaptıkları zorunlu bir çalışma alanına dönüştü. Nedeni artık insan kendi kıyametini zorluyor. Özellikle sanayi devrimi ile başlayan, bitmeyen, tükenmeyen kazanma, hükmetme, işgal etme çabası sadece insanları değil, sadece mazlum milletleri değil, kâinattaki zinciri de kırmaya başladı. Bugün sokak hayvanları diye bir sorun konuşuluyorsa, bir tehdit olarak görülmeye başlanıldıysa, aslında bunun arkasında sorumsuz insan var. Dünyanın parasını vererek aldığınız bir hayvanı biraz sonra çok rahatlıkla sokağa bırakabiliyorsunuz. O hayvanın ne yaşadığı, o coğrafyada yaşayan insanların ne yaşadığını hesap etmeksizin ekosistemi parçalayan, ekosistemi kıran ilgili bir durum ortaya çıkıyor. Yaban hayatı araştırmaları artık zorunluluk haline dönüşmüştür. İnsanlık için, kainat için bir zorunluluk haline gelmiştir. Ekosistemin yeniden kurgulanması açısında bir zorunluluk haline dönüşmüştür. Türkiye’nin bir takım avantajları var. Türkiye elindeki bu hazine ile yaban hayatı konusunda odak noktasına dönüşebilir. Zengin habitat ve cinsleri var. Veri işlemeciliği yapılamadığı sürece bu veri yük olarak kalıyor. Yük ağırlaştı ve risk yükseldi. Ekosistemi tehdit eden, zararlar oluşturabilecek gelişmeler yaşanıyor. Balık çeşitliliği konusunda zengin bir ülkeyiz ama biraz özelliklerinden hareketle İsrail sazanı diye belirtilen bir tür bütün varlığı yok ediyor. Tehdit ediyor. Kendisinin hiçbir besin değeri yok, hiçbir özelliği yok ama kendi dışında bütün varlığı tehdit eden bir noktaya geldi. İsrail sazanı üzerinde örnek veriyorum ama diğer şeylerde de aynıdır” diye konuştu.

"Sokak köpekleri çeteleşiyor"
Doğu Koruma ve Milli Parklar 11. Bölge Müdürü Resul Doğan, "Son günlerde bildiğiniz gibi 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kamuoyunun gündemindedir. Yaban hayatını en çok etkileyen konulardan bir tanesi de başıboş köpeklerdir. Özellikle kırsalda sayılarda artıkça çeteleşmelere, özellikle bölgemizde de sıklıkla gördüğümüz karaca ve benzeri hayvanlar üzerinde yoğun bir baskı kurmakta ve özellikle yavrulama dönemlerde hayvanlara ciddi anlamda zarar vermektedir” şeklinde konuştu.

"Dünya nüfusu artıyor, doğal kaynaklar hızlıca tüketiliyor"
OMÜ Yaban Hayatı Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hatice Özlem Nisbet ise "İnsan nüfusu son 200 yılda katlanarak 2024 itibarıyla 8 milyarı aşmış durumda ve hızla artmaya devam ediyor. Bu artış doğal kaynakların gezegendeki milyarlarca insan tarafından her zamankinden daha hızlı tüketilmesi anlamına geliyor. Özellikle iklim değişikliği, habitatın parçalanması ve kirlenmesi, istilacı türlerin girişi, kontrolsüz balıkçılık ve kaçak avcılık biyolojik çeşitliliğin kaybı ve doğal ortamların bozulması, bu gezegendeki tüm yaşamı destekleyen ekosistem çeşitliliğini tehdit etmektedir. Ekosistemdeki değişiklikler, insanlar, hayvanlar ve ortak çevremiz için olumsuz sağlık sonuçlarına yol açan bulaşıcı ve zoonoz hastalıkların ortaya çıkmasına da neden olmaktadır. Yaban hayatı, dünya ekosistemlerinin ayrılmaz bir parçasıdır ve doğanın süreçlerine denge ve istikrar sağlar. Yabani hayatını korumanın amacı, bu türlerin hayatta kalmasını sağlamak ve insanları diğer türlerle sürdürülebilir bir şekilde yaşama konusunda eğitmektir" ifadelerini kullandı.
Çalıştayda ayrıca OMÜ Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Tütüncü’de bir konuşma yaptı.
Çalıştay 29 Haziran’da sona erecek.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Ocak, 2026 20:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda ilk gün tamamlandı

Bu yıl Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda düzenlenen SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda ilk gün sıralama yarışlarıyla tamamlandı.
Uluslararası organizasyonun ilk gününde, Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda gerçekleştirilen yarışlar büyük ilgi gördü. Sporcuların zorlu doğa koşullarında sergilediği performanslar izleyenlerden alkış alırken, Handüzü Yaylası’nda görsel şölen oluşturdu. Etkinlik alanını dolduran vatandaşlar, Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası heyecanını yakından takip etme fırsatı buldu. Organizasyonun ilk etabında kadınlar ve erkekler kategorilerinde 650 metre uzunluğundaki pistte antrenman ve sıralama turları yapıldı. Karla kaplı zorlu parkurda gerçekleştirilen mücadelelerde ABD, Finlandiya, İsveç, Norveç, Çekya ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden, 7 kadın ve 21 erkek sporcu, antrenmanların ardından sıralama turlarında piste çıktı.
Kadınlar kategorisinde iki ayrı sıralama etabı gerçekleştirilirken, erkekler kategorisinde ise iki grup halinde yapılan sıralama turlarının yanı sıra son şans turları da düzenlenerek ilk gün programı tamamlandı.

İhsan Selim Baydaş: "Dünyanın bir çok yerinden gelen sporcularla muhteşem bir başlangıç yaptık"
Rize’nin kış sporları olarak tesisleşmeyle birlikte bu tip organizasyonlar için kalıcı kalıcı bir hal alacağını ve bu vizyon için çalışmaların sürdüğünü dile getiren Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, "Arkamızda muhteşem Kaçkar Dağları var, karşımızda Karadeniz var. İki güzelliği aynı anda görüyoruz. Etkinliğimizi aylar süren bir çalışma neticesinde gerçekleştiriyoruz. Dünyanın bir çok yerinden gelen sporcularla muhteşem bir başlangıç yaptık. Her yer cıvıl cıvıl. Hemşehrilerimiz hem yayla keyfi çıkarıyor. Hem hava harika hem ortam harika. Bu organizasyonların devam edeceğini ancak bununla kalmayacağını, yavaş yavaş kış tesisleşmesinin, kış sporlarının kalıcı merkezi haline geleceğini de söylüyoruz. Bunlar bunun ilk adımları olacak" ifadelerini kullandı.

Ahmet Temurci: "Handüzü aslında federasyon tarafından bilinçli bir tercih"
Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Temurci ise Handüzü’nün rastgele seçilmediğinin altını çizerek, "Biz bakanlık olarak bu programa sadece bir turizm etkinliği olarak bakmıyoruz. Bakanlığımızın uzun vadede bir spor turizmi vizyonu var. Bu etkinlikte o vizyonun sahadaki en güçlü örneklerinden bir tanesi. Dünya Kar Motosikleti şampiyonası dünyanın en önde gelen organizasyonlarından bir tanesi. Handüzü’nün seçilmesi bir rastlantısal durum değil. Rize aslında bu organizasyona hazırlandı. Handüzü aslında federasyon tarafından bilinçli bir tercih. Burada ki kar kalitesi, zemin yapısı, güvenlik alanları birçok anlamda farklı unsurlar birlikte değerlendirildi. Ve burada organizasyonun yapılmasına karar verilmeden önce birçok defa teknik inceleme ve gezilerde bulunuldu. Bu incelemelerin sonucunda organizasyon için Handüzü yeterli bulunarak, buraya verildi" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin