Zonguldak'ta, İhracat Zirvesi Programı Yapıldı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Haziran, 2014 09:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Zonguldak’ta, İhracat Zirvesi Programı Yapıldı

ZONGULDAK’ta, Batı Karadeniz İşbirliği Platformunun katkıları ile BAKKA tarafından İhracat Zirvesi programı düzenlendi. Programa Zonguldak Valisi Ali Kaban, Kozlu ilçe Kaymakamı Ahmet Karakaya, Karabük TSO Başkanı Sedat Namal, ihracatçılar, Batı Karadeniz İşbirliği Platformu üyeleri ve Ticaret ve Sanayi Odaları temsilcileri katıldı. Programda konuşma yapan BAKKA Genel Sekreteri Faruk Tezel, bu bölgenin dış pazara açılan bir bölge olmasını istediklerini söyleyerek, “Kurulduğumuz günden bu tarafa çeşitli faaliyetlere imza atmaya gayret ediyoruz. Bölgemiz için sanayi anlamda, sosyal anlamda sürekli bir yenilik içerisindeyiz. Bu çalışmalarımızı yürütürken sadece Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı personeli ve yönetim kurulu olarak değil, bölgemizdeki iş dünyasının temsilcilerini, ekonomi dünyasının temsilcilerini bir araya getirerek ortak hareket etmek, istişare kültürümüzü geliştirmek adına 28 üyeden oluşan Ticaret ve Sanayi Odalarımız, iş adamlarımız, KOSGEB’in temsilciklerinin yer aldığı bir platform oluşturma düşüncesi ile hareket ettik ve 2012 yılında başlattığımız bu uygulamayı 19 istikrarlı toplantı sonuncunda bugüne kadar getirdik. Bizim bölgemiz üreten bir bölge ve ürettiğini pazarlayan bir bölgedir. Bu pazarlama noktasında sadece ulusal ölçekte değil, mümkün olduğunca dış pazarlığa açılan bir bölge olmasını istiyoruz. Burası önümüzdeki yıllarda coğrafi yapısı dolayısıyla ülkemizin Karadeniz’e açılan kapısı olacak. İnşallah Filyos Liman’ın da devreye girmesiyle büyük bir sevkiyat bölgesi ve sevkiyat üsttü olacak. Dolayısıyla bizimde şimdiden Batı Karadeniz Bölgesi olarak Zonguldak, Bartın ve Karabük illeri olarak bu duruma hazırlıklı olmak, hala hazır ihracat yapan firmalarımızın önündeki engellere yönelik çözüm yolları aramak ve üretim yapamayan, ihracat yapmayan firmaları da ihracata teşvik etmek ve onların da açılmalarında etmek temel hedefimiz. Devletimizin ihracat konusunda bir sürü değişik kurumlar vasıtasıyla uyguladığı teşvikler var. Biz bu zirvemizi iki aşamalı olarak planladık. Önümüzdeki aylarda gerçekleştireceğimiz ikinci etkinliğimizde de ülkemizdeki ihracata yönelik destek veren kuruluşlardan yetkilileri getirerek buradaki paydaşlarımıza birinci elden, birinci ağızdan daha sağlıklı bilgileri sunacağız. Ben etkinliğimize göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi. Daha sonra konuşma yapan Zonguldak Valisi Ali Kaban, Türkiye’nin 2023 için çok büyük hedefleri olduğunu ve bu hedeflerin içerisinde bu bölgenin de yer almak durumunda olduğunu belirtti. Kaban, “Öncelikle şunu ifade etmek lazım ki, büyük yolculuklar hep bir adımla başlıyor. Biz çok büyük ihracat, dış ticaret hacmine ulaşmış ve orandan bunu daha da ilerletmeye çalışan bir sistemin konuşmak üzere burada toplanmadık, biz burada hakikatten BAKKA’daki arkadaşlarımızın, çok değerli uzman arkadaşlarımızın başlattıkları bir çalışmanın bir boyutu için bir araya geldik. Tabi hiçbir şey tombaladan şans eseri çıkmıyor. Bunu ticaret ve sanayi alemi çok iyi biliyor. Bunu aslında hepimiz biliyoruz. Hiçbir şeyde elinizde sihirli bir değnek yok ki, elinizde sihirli bir şapkanız yok ki içinden tavşan çıkararak gerçekleşsin. Gayret edilerek ve çalışarak yapılıyor. Türkiye’nin 2023 için çok büyük hedefleri var. Bu hedefler içerisinde bölgemiz bir yerde yer almak durumunda. Çünkü bunun için altyapısı var. Karadeniz’den, Artvin’e kadar çok geniş coğrafya ve kıyı şeridi üzerinde yegane Filyos gibi yegane bu büyüklükte bir arazi parçasına sahip ve bunu da bir liman, endüstri bölgesi ve serbest alanla ticaret alanıyla birlikte değerlendirilebileceği bir bünyeye sahip. Bunun altyapıları anlamında gerek karayolu, gerek demiryolu, gerek havayolu ve bitirilecek limanla birlikte denizyoluyla bulaşabilecek bütün hareketlenmelerinin mümkün olabileceği bir yapıya sahip. Filyos Limanı bitirildiğinde bir fonksiyon ifade edecektir. Bugün için henüz daha projeleri çiziliyor ama Ankara üzerinden Ortadoğu’ya bağlanan ve Karadeniz kıyılarından Avrupa’ya kadar uzanan milli bir ulaşım iletim sisteminin önemli bir parçası olacak. Bugünlerde limanla ilgili ihalenin açıklanmasını bekliyoruz. İnşallah bir an evvel başlar, kısa sürede bitirilerek bir faaliyetin odak noktası haline gelecek. Şuanda çok büyük bir kaynak kapasitesi olan bir bölgede yaşamıyoruz. Çok büyük bir ticaret hacmi olan bir bölgede değiliz. Ama bu yarın olmayacağı anlamına gelmiyor. İşte onun olabilmesinin belki de en önemli olmazsa olmazlarından birisi bugünden başlamak. Dış ticaret hacmini attırmaya yönelik çalışmaların bugünden başlaması gerekiyor. İşte burada ki çalışma bunun bir parçası. Daha güzel şeyler olacağına inanıyoruz. Katılımlarından dolayı herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu. Programda, Romanya Türkiye İş Adamları Derneği Başkanı Aykut Akbulut ise, “Romanya’ya İhracat” ve Romanya’da İş ve Yatırım İmkanları” konusunda sunum gerçekleştirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
222222 1
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
17 Nisan, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 16.04.2026 15:54
0
0

KARABÜK’Ü KORKUTAN DEPREM RİSK ANALİZİ

Türkiye’nin aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya hattı üzerinde yer alması, birçok şehir gibi Karabük’ü de ciddi risk altında bırakıyor. Uzmanlara göre, 1. derece deprem bölgesinde bulunan Karabük’te yapı stokunun büyük bölümü olası bir deprem karşısında yetersiz

Türkiye, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer alırken, ülkenin büyük bölümü yüksek deprem riski altında bulunuyor. AFAD tarafından güncellenen deprem tehlike haritaları, bölgelerin yer ivmesi değerlerine göre risk seviyelerini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre Türkiye’nin sismik hareketliliğini başlıca üç ana fay hattı belirliyor: Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hatları. Özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı, Karadeniz Bölgesi’nin güney sınırını oluşturarak Düzce’den Erzincan’a kadar uzanan geniş bir hat boyunca etkisini gösteriyor. Ayrıca Karadeniz kıyı şeridinde yer alan Karadeniz Bindirme Fayı da bölge için dikkat çeken bir diğer risk unsuru olarak öne çıkıyor.

Karabük’ü doğrudan etkileyen en önemli sismik unsur, Kuzey Anadolu Fay Hattı. Bu fay hattı, Karabük’ün yakın çevresinden geçerek Düzce, Bolu ve Çankırı üzerinden uzanıyor ve Türkiye’nin en aktif kırıklarından biri olarak biliniyor. Özellikle Karabük Merkez, uzmanların dikkat çektiği riskli yerleşim alanları arasında öne çıkıyor.

TARİHSEL DEPREMLER UYARIYOR

Karabük’ün deprem gerçeği, geçmişte yaşanan büyük felaketlerle de sabit. 1 Şubat 1944’te meydana gelen 1944 Gerede–Çerkeş Depremi, bölge tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. 7.4 büyüklüğündeki deprem; Gerede, Çerkeş ve Bolu’nun yanı sıra Karabük ve Eskipazar’da da büyük yıkıma yol açtı. Yüzlerce bina yıkılırken, çok sayıda insan hayatını kaybetti.

O dönemde genç bir yerleşim olan Karabük’te özellikle fabrika sahası, mahalleler ve köyler ağır hasar aldı. Eskipazar’da vadilerin çökmesi ve kerpiç yapıların büyük bölümünün yıkılması, depremin şiddetini gözler önüne serdi.

ESKİ YAPILAR BÜYÜK TEHDİT

Aradan geçen yıllara rağmen Karabük’teki yapı stokunun önemli bir kısmı hâlâ eski ve dayanıksız. Kentte özellikle 60-70 yıllık binaların yaygın olduğu, bu yapıların günümüz deprem yönetmeliklerine uygun olmadığı belirtiliyor. Uzmanlara göre mevcut binaların yaklaşık yüzde 70’i güçlü bir depremde ayakta kalamayabilir.

Karabük’ün il oluşundan bu yana geçen sürede hızlı bir büyüme yaşansa da, bu gelişimin yapı güvenliği açısından aynı ölçüde ilerlemediği ifade ediliyor. Bugün resmi olarak 1. derece deprem bölgesi olan kentte, eski yönetmeliklere göre inşa edilen yapılar ciddi risk oluşturuyor.

KENTSEL DÖNÜŞÜM ŞART

Karabük’te hızlı kentleşmeye rağmen yapı güvenliğinin aynı ölçüde gelişmediğine işaret eden uzmanlar, acil ve kapsamlı bir kentsel dönüşüm sürecinin başlatılması gerektiğini vurguluyor. Kullanım ömrünü tamamlamış binaların yenilenmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden uzmanlar  geçmişte yaşanan acı tecrübelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, deprem gerçeğine karşı alınacak önlemlerin ertelenmemesi çağrısında bulundu.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin