Zonguldak Valiliği ve Muharip Gaziler Derneği tarafından 19 Eylül Gaziler günü kapsamında Valilik önünde tören düzenlendi.
Valilik önündeki törene, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul,Zonguldak il Garnizon Komutanı Albay Mustafa Güzel, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Barış Cücen, Zonguldak Muharip Gaziler Derneği Başkanı Necmettin Candaş, Zonguldak il Emniyet Müdür Yardımcısı Selçuk Yılmaz, AK Parti Zonguldak il Başkanı Mustafa Çağlayan, CHP Zonguldak il Başkanı Devrim Dural,İl Milli Eğitim Müdürü Osman Bozkan, Zonguldak Şehit Aileleri Derneği Başkanı Mustafa Yorulmaz, İl Özel İdare Genel Sekreteri Ahmet Karayılmaz ve vatandaşlar katıldı.
Törende Zonguldak Valiliği, Zonguldak Belediyesi, Garnizon Komutanlığı ve Türkiye Muharip Gaziler Derneği Atatürk Anıtına çelenk koydu.
Tören saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasıyla başladı.
Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan Zonguldak Muharip Gaziler Derneği Başkanı Necmettin Candaş şöyle dedi:
“Bin yıllık Anadolu’daki varlığımızı sona erdirmek isteyen emperyalist güçler, Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda yurdumuzu işgal etti. Bu işgali pekiştirmek ve Sevr Antlaşması’nı zorla kabul ettirmek amacıyla 15 Mayıs 1919’da Yunan ordusu İzmir’e çıkarıldı. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Türk ordusu, Yunan ordusunu Sakarya Meydan Muharebesi’nde, 22 gün 22 gece süren çetin savaşta bozguna uğratarak geri püskürttü. Yunan ordusu, bir yıl sonra Dumlupınar’da tamamen mağlup edilerek, 9 Eylül 1922’de topraklarımızdan tamamen atıldı ve Yunanlıların Anadolu hayali, Ege’nin sularında sona erdi.
Sakarya Meydan Muharebesi, milletimizin bağımsızlık mücadelesinde dönüm noktası olmuştur. 238 yıldır Avrupa karşısında geri çekilen Türk ordusu, bu son savunma savaşı ile Kurtuluş Savaşı’nın kaderini değiştirmiştir. Bu zaferin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi, 19 Eylül 1921’de Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’e “Gazilik” unvanı ve “Mareşallik” rütbesini vermiştir.
Bu topraklarda özgürce yaşayabilmemiz, bayrağımızın özgürce dalgalanması, milletimizin ve devletimizin bekası için canlarını feda eden şehitlerimiz ve gazilerimizin eşsiz fedakarlıkları sayesindedir. Aziz milletimiz, bağımsızlığı ve hürriyeti uğruna her türlü bedeli ödemeyi onur ve gurur saymış, vatanı için şehit veya gazi olmayı büyük bir şeref bilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti, tarih boyunca emperyalist devletlerin hedefi olmuştur. Bugün de aynı tehditlerle karşı karşıya olduğumuz Doğu Akdeniz, Suriye ve Irak’ta, Türkiye’nin çıkarlarını korumak için mücadele veren kahraman ordumuz ve güvenlik güçlerimiz, bu toprakları sonsuza kadar savunmaya kararlıdır. Türk milletinin şanlı ordusu, vatanımızın bütünlüğünün en güçlü teminatı olmaya devam edecektir.
Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.”
Ardından Gazi İlköğretim okulu öğrencisi günün anısına şiir okudu.
Muharip Gaziler Derneği tarafından gaziler günü kapsamında Valilik girişinde günün anısına sergi açıldı.
Serginin açılış kurdelesini Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ve beraberindeki protokol üyeleri kesti.
Ardından protokol üyeleri sergiyi gezerek bilgiler aldı.


Zonguldak’ta Gaziler Günü kutlandı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

