Zonguldak’ta 8-14 Mart Bilim ve Teknoloji Haftası Kapsamında “Doğanın Kanatlı Mükemmellerini Keşfet” aktifliği gerçekleştirildi.
Zonguldak’ta Tabiat Muhafaza ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğü Zonguldak Tabiat Koruma Milli Parklar Müdürlüğü ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlığı Akademisyenleri işbirliğince Fen Bilgisi Öğretmenliği Öğrencileri ile 8-14 Mart Bilim ve Teknoloji Haftası kapsamında Karadeniz Ereğli Limanı’nda “Doğanın Kanatlı Mükemmellerini Keşfet” aktifliği düzenlendi.
8-14 Mart Bilim ve Teknoloji Haftası kapsamında Bilim ve Teknoloji Topluluğu’nun iştirakleri ile ” Tabiatın Kanatlı Mükemmellerini Keşfet ” isimli kuş müşahedesi aktifliği ve konferans gerçekleştirildi. Bülent Ecevit Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Kısmı Zooloji Anabilim Kısmı hocalarından Prof. Dr. Mustafa Sözen’in iştirakiyle evvel limanda kuş müşahede aktifliği akabinde Ereğli Eğitim Fakültesi’nde konferans gerçekleştirildi. Limanda gerçekleşen kuş müşahedesi aktifliğiyle iştirakçiler tabiatın zenginliğini ve kuşların eşsiz dünyasını keşfetti. Konferansta ise Prof. Dr. Mustafa Sözen, öğretmen adaylarına sadece kuşların dünyasından değil, kutuplardaki çalışmalarından da bahsetti.
Konferans bitiminde Zonguldak Tabiat Koruma Milli Parklar Müdürlüğünce öğretmen adaylarına “Zonguldak Kuşları” kitapları dağıtıldı. Öğretmen adayları kitaplarını Prof. Dr. Mustafa Sözen’e imzalattılar. Konferans sonunda topluluk akademik danışmanı Doç. Dr. Canay Pekbay tarafından Prof. Dr. Mustafa Sözen’e teşekkür evrakı ve çiçek takdim edildi.


Zonguldak’ta “Doğanın Kanatlı Harikalarını Keşfet” etkinliği düzenlendi
BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.
Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.
Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.
Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.
Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.
Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;
1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.
2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.
3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.
4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.
Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.
Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!
İlyas Erbay


