Zonguldak’ta balıkçılar av yasağının kalktığı günden bugüne 100 ton palamut avladı.
1 Eylül itibariyle denizlerde av yasağının kalkması ile birlikte Zonguldaklı balıkçılar Karadeniz açıldı. 4 gün boyunca Zonguldak açıklarında palamut ağlayan balıkçılar, avladıkları balıkları Karadeniz Ereğli ve Kilimli limanlarına çıkardı.
İl genelindeki tezgahlarda yerini alan palamut adeta tezgahları şenlendirdi. Adedi 500 ila 650 gram ağırlığında olan palamut; ağırlığına göre üç adedi 100 ve adedi 50 liradan satışa çıktı.
İl genelinde avlanan balıklar yasağın kalkmasından bu yana dört günde 16 kamyonda 100 bin kasaya yüklenerek satış noktalarına gönderildi.
Dört günde 100 ton palamut avlandığını ifade eden Kilimli Su Ürünleri Kooperatifi Müdürü Bülent Aksu, “2024-2025 sezonunu hayırlısıyla açtık. Şu anda tezgahlarda görüldüğü gibi balık bol olacak. Bolluk bereket yaşanıyor. 3 tanesi 100 adedi 50 liradan 75 liradan gramajına göre satılıyor. Bölgemizde Kilimli limanından 4, Kozlu ve Karadeniz Ereğli limanından 12 kamyon ile yaklaşık on, onbir bin kasa balık çıktı. Bu sene vatandaşlarımız gerçekten balık yiyecekler” ifadelerine yer verdi.
Aksu, palamut balığının hamsi ile beslendiğinden bu yıl hamsinin az olabileceği ihtimaline dikkat çekti.


Zonguldak’ta balıkçılar dört günde 100 ton palamut avladı
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

