Zonguldak İlinde Göçün Sosyo-Ekonomik Nedenleri ve Alınabilecek Tedbirler Araştırma Çalışması - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
20 Haziran, 2014 07:47 tarihinde yayınlandı
0
0

Zonguldak İlinde Göçün Sosyo-Ekonomik Nedenleri ve Alınabilecek Tedbirler Araştırma Çalışması

ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi’nin Zonguldak İli Merkez ilçesinden göç etme eğilimi araştırmalarına göre ankete katılan bireylerin yüzde 67’sinin Zonguldak doğumlu olduğu tespit edildi. Bülent Ecevit Üniversitesi bünyesinde yapılan saha araştırmalarının ardından kitap haline getirilen çalışmadan ilginç sonuçlar ortaya çıktı. Zonguldak İli Merkez ilçesinden göç etme eğilimi araştırma sonuçlarının yer aldığı çalışmada doğum yeri, yaşam süreleri Zonguldak’ın en önemli üç sorunu yer alıyor. Anket ise 10’u aşkın mahallede yaklaşık bin 424 kişi ile gerçekleştirildi. Ankete katılan bireylerin doğum yeri durumuna göre dağılımı incelendiğinde, katılımcıların, yüzde 67’sinin Zonguldak doğumlu olduğu, geriye kalan yüzde 33’ünün ise genellikle Karadeniz Bölgesi olmak üzere farklı bir ilde doğduğu belirlendi. Ankete katılan bireyler arasında doğum yerinin Zonguldak olduğunu belirten 897 katılımcının yüzde 73.1’i yani 656’sı kendisini ‘aslen Zonguldaklı’ olarak tanımladı. Bununla birlikte ankete katılan bireylerin tamamının ‘Aslen Nerelisiniz?’ sorusuna verdikleri cevaba göre dağılımları incelendiğinde ise katılımcıların yüzde 50.1’i kendisinin ‘Aslen Zonguldaklı’ olduğunu belirtti. Geriye kalan yüzde 49.9’luk istatistikte ise başta Karadeniz Bölgesi olmak üzere diğer iller cevabı yer aldı. Bu iller ise şöyle sıralandı: “En yüksek Trabzon, Kastamonu, Giresun, Bartın, Karabük, Rize, Artvin, Ordu, Ankara, Çankırı, Sinop, Düzce, Gümüşhane, Samsun, Bayburt, Kars, Bolu, İstanbul, Antalya, Ardahan, Erzincan, Erzurum, Yurtdışı ve diğer iller.” ZONGULDAK’TA YAŞAM SÜRESİ Ankete katılan bireylerin Zonguldak’taki yaşam sürelerine göre dağılımı incelendiğinde, katılımcıların yüzde 5.9’inin 5 yıl veya daha kısa süredir Zonguldak’ta yaşadığı, yüzde 2.5’inin 6-10 yıldır Zonguldak’ta yaşadığı, yüzde 8.1’inin 10-20 yıldır Zonguldak’ta yaşadığı, yüzde 83.6’sının ise 20 yıldan fazla Zonguldak’ta yaşadığı gözlemlendi. ZONGULDAK’I SEVENLERİN ORANI YÜZDE 81.9 Ankete katılan bireylerin “Zonguldak’ı seviyor musunuz?” sorusuna verdikleri cevaba göre dağılımı incelendiğinde, katılımcıların yüzde 81.9’unun Zonguldak’ı sevdiğini belirttiği, buna karşın yüzde 18.1’inin ise Zonguldak’ı sevmediği belirttiği gözlemlendi. KENDİSİNİ ZONGULDAKLI GÖREN YÜZDE 83.5 Ankete katılan bireylerin ‘Kendinizi Zonguldaklı olarak görüyor musunuz?” sorusuna verdikleri cevaba göre dağılımı incelendiğinde, katılımcıların yüzde 83.5’inin kendisini Zonguldaklı olarak gördüğü, geriye kalan 16.5’inin ise kendisini Zonguldaklı olarak görmediği gözlemlendi. KENDİSİNİ ZONGULDAKLI GÖRMEME NEDENLERİ; ÇARPIK ŞEHİRLEŞME VE YETERSİZ BELEDİYECİLİK Ankete katılan bireyler arasında kendilerini Zonguldaklı olarak görmeyenlerin yüzde 41.8’i bunun nedeni olarak ‘Kendilerini başka bir şehre ait hissettiklerini’, yüzde 22.6’sı ‘Zonguldak’ı Sevmemeyi-Zonguldak’a alışamamayı’, yüzde 9’u ‘Pahalılık ve işsizlik gibi ekonomik nedenleri’, yüzde 5.1’i ‘Çarpık Şehirleşmeyi ve düzensiz yerleşim yapısını / Yetersiz belediyecilik hizmetlerini’, diğer bir yüzde 5.1’i ise ‘Şehrin sosyal ve ekonomik açıdan geri kalmışlığını’ belirtti. ZONGULDAK’IN EN ÖNEMLİ ÜÇ SORUNU Ankete katılan bireylerin Zonguldak’ta en önemli üç sorun olarak en sık biçimde birinci sırada gösterdiği sorunların dağılımı incelendiğinde yüzde 44.2 ile ‘İşsizlik’, yüzde 16.6 ile ‘Hava Kirliliği’, yüzde 10.4 ile ‘Ulaşım, yolların yetersiz olması / havaalanının kullanışsız olması’, yüzde 6.2 ile ‘Alt yapı yetersiz’ olduğu görüldü.

Bizi sosyal medyadan takip edin
222222 1
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
17 Nisan, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 16.04.2026 15:54
0
0

KARABÜK’Ü KORKUTAN DEPREM RİSK ANALİZİ

Türkiye’nin aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya hattı üzerinde yer alması, birçok şehir gibi Karabük’ü de ciddi risk altında bırakıyor. Uzmanlara göre, 1. derece deprem bölgesinde bulunan Karabük’te yapı stokunun büyük bölümü olası bir deprem karşısında yetersiz

Türkiye, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer alırken, ülkenin büyük bölümü yüksek deprem riski altında bulunuyor. AFAD tarafından güncellenen deprem tehlike haritaları, bölgelerin yer ivmesi değerlerine göre risk seviyelerini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre Türkiye’nin sismik hareketliliğini başlıca üç ana fay hattı belirliyor: Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hatları. Özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı, Karadeniz Bölgesi’nin güney sınırını oluşturarak Düzce’den Erzincan’a kadar uzanan geniş bir hat boyunca etkisini gösteriyor. Ayrıca Karadeniz kıyı şeridinde yer alan Karadeniz Bindirme Fayı da bölge için dikkat çeken bir diğer risk unsuru olarak öne çıkıyor.

Karabük’ü doğrudan etkileyen en önemli sismik unsur, Kuzey Anadolu Fay Hattı. Bu fay hattı, Karabük’ün yakın çevresinden geçerek Düzce, Bolu ve Çankırı üzerinden uzanıyor ve Türkiye’nin en aktif kırıklarından biri olarak biliniyor. Özellikle Karabük Merkez, uzmanların dikkat çektiği riskli yerleşim alanları arasında öne çıkıyor.

TARİHSEL DEPREMLER UYARIYOR

Karabük’ün deprem gerçeği, geçmişte yaşanan büyük felaketlerle de sabit. 1 Şubat 1944’te meydana gelen 1944 Gerede–Çerkeş Depremi, bölge tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. 7.4 büyüklüğündeki deprem; Gerede, Çerkeş ve Bolu’nun yanı sıra Karabük ve Eskipazar’da da büyük yıkıma yol açtı. Yüzlerce bina yıkılırken, çok sayıda insan hayatını kaybetti.

O dönemde genç bir yerleşim olan Karabük’te özellikle fabrika sahası, mahalleler ve köyler ağır hasar aldı. Eskipazar’da vadilerin çökmesi ve kerpiç yapıların büyük bölümünün yıkılması, depremin şiddetini gözler önüne serdi.

ESKİ YAPILAR BÜYÜK TEHDİT

Aradan geçen yıllara rağmen Karabük’teki yapı stokunun önemli bir kısmı hâlâ eski ve dayanıksız. Kentte özellikle 60-70 yıllık binaların yaygın olduğu, bu yapıların günümüz deprem yönetmeliklerine uygun olmadığı belirtiliyor. Uzmanlara göre mevcut binaların yaklaşık yüzde 70’i güçlü bir depremde ayakta kalamayabilir.

Karabük’ün il oluşundan bu yana geçen sürede hızlı bir büyüme yaşansa da, bu gelişimin yapı güvenliği açısından aynı ölçüde ilerlemediği ifade ediliyor. Bugün resmi olarak 1. derece deprem bölgesi olan kentte, eski yönetmeliklere göre inşa edilen yapılar ciddi risk oluşturuyor.

KENTSEL DÖNÜŞÜM ŞART

Karabük’te hızlı kentleşmeye rağmen yapı güvenliğinin aynı ölçüde gelişmediğine işaret eden uzmanlar, acil ve kapsamlı bir kentsel dönüşüm sürecinin başlatılması gerektiğini vurguluyor. Kullanım ömrünü tamamlamış binaların yenilenmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden uzmanlar  geçmişte yaşanan acı tecrübelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, deprem gerçeğine karşı alınacak önlemlerin ertelenmemesi çağrısında bulundu.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin