Tokat’ta Zinav Kanyonu’nda gezdiği sırada düşen kaya parçalarını toprak kayması sanan Umut Bekol, olayın gerçek yüzünü dron sayesinde öğrendi.
Reşadiye ilçesine bağlı Yolüstü köyü sınırları içerisinde yer alan Zinav Gölü ve kanyonu, doğaseverler ile turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Özellikle doğa sporları tutkunlarının uğrak noktası olan yaklaşık 3 kilometrelik akarsuya sahip kanyonun bazı bölgelerinde su derinliği yer yer 3 metreye kadar ulaşıyor. Bölgedeki doğa harikası manzaralar, macera arayanların ilgisini çekiyor. Erbaa ilçesinde yaşayan Umut Bekol, arkadaşları ile birlikte kanyon gezisi sırasında heyecan verici anlara tanıklık etti. Zinav Kanyonu’nda ilerlerken, kayalıkların arasından akan suda yürüyen Bekol, üzerlerine kaya parçalarının düşmekte olduğunu fark etti. Toprak kayması olabileceğini düşünen Bekol, güvenli bir şekilde geri çıkarak dronu ile kanyonun yukarısından görüntüler almaya başladı. Dron ile yaptığı çekimlerde, iki dağ keçisini fark eden Bekol, heyecanla dronunu keçilere doğru yönlendirdi. Keçiler, bir süre drona bakarak duraksasa da pervane sesinden ürkerek ağaçlık alana doğru hızla uzaklaştı. Bekol, bu anları dron kamerası ile saniye saniye kaydederek bölgedeki doğal yaşamın güzelliklerine dikkat çekti.


Zinav Kanyonu’nda şaşırtan olay: Toprak kayması sandı, gerçeği dronla öğrendi
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

