Zigana Dağı sömestr tatiliyle birlikte ziyaretçi akınına uğradı - Karabük Haber Postası
zigana dagi somestr tatiliyle birlikte ziyaretci akinina ugradi OQzTvDpw
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Ocak, 2025 12:45 tarihinde yayınlandı
0
0

Zigana Dağı sömestr tatiliyle birlikte ziyaretçi akınına uğradı

Türkiye’nin birinci ve Doğu Karadeniz bölgesinin en kıymetli kayak merkezlerinden Zigana kış turizmi merkezi sömestr tatiliyle birlikte hareketlendi.

Türkiye’nin birinci ve en değerli kayak merkezlerinden birisi olan, tarihin her periyodunda değerli ve şiddetli bir geçit olan 2 bin 100 metre rakımdaki Zigana Dağı geçidindeki Gümüşkayak Kayak Merkezinde sömestr tatili yoğunluğu yaşanıyor.

Karnelerin alınmasının akabinde Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Zigana Dağı tepesindeki kayak merkezinin yolunu tutan veliler çocuklarıyla birlikte eğlenceli bir gün yaşadı. Sis ve kar yağışına karşın eğlenmekten geri kalmayan çocukların çığlıkları Zigana Dağı’nı sararken, kayak öğrenmek isteyenler de pistlerden faydalandı.

Hem Gümüşhane’ye hem de Trabzon’a 45 dakika uzaklıkta yer alan ve Arap turistlerin de olduğu alanda kimisi kayak kimisi kızak yaparken birtakım vatandaşlar da alandaki kar motorlarıyla çeşit atıyor.

Yanan çoban ateşinin etrafında ısınan, vakit zaman çalan müzik eşliğinde horon oynayan ziyaretçiler cümbüş dolu bir gün yaşadı.

“Sömestr tatiliyle birlikte tesisimizde yoğunluk başladı”

Beklenen yağışın gelişi ve sömestr tatiliyle birlikte tesislerde doluluğun arttığını tabir eden Zigana Dağı Gümüşkayak Kayak Tesisi işletmecisi Abdullah Eroğlu, “Beklenen kar yağışının da gelmesiyle tesisimizde yoğunluk başladı. Sömestr de geldiği için hazırlıklarımızı yapmıştık. Yerli ve yabancı ziyaretçilerimizi ağırlamayı bekliyoruz. Karnelerini almış öğrencileri bir karne armağanı olarak öğrencileri ve ailelerini sömestr tatilinde bekliyoruz” dedi.

Sömestr tatilinin başlamasıyla birlikte Zigana Dağı’na geldiklerini belirten veli Hilal Gülşen de, “Yakın olduğu için aslında sık sık gelmeye çalışıyoruz. Çocuğumuz da karı çok seviyor. Yazın da çok hoş kışın da çok hoş. Kızaklarla kaymak da çok eğlenceli” sözlerini kullandı.

“Karne ikramı olarak beni buraya getirdiler”

Karne armağanı olarak ailesinin kendisini Zigana Dağı’na getirdiğini ve çok eğlendiğini söyleyen Hâkim Eralp (12), “Karnem çok düzgündü. Çoğunlukla 100 puan vardı, 94 puan ortalama yaptım. Benim karne armağanı olarak buraya getirdiler. Kuzenlerimle birlikte çok eğlendik, çok hoş bir yer zaten” diye konuştu.

Zigana Dağı’nda kızakla kaymaktan büyük memnunluk duyduğunu söyleyen Fatih Çiçek (11), “Karnem âlâ olduğu için babam beni buraya getirdi, Bartın’dan gelen kuzenlerimle birlikte burada kayıyoruz. Zigana Dağı sahiden çok hoş bir yer. Burada çok eğleniyoruz. Birlikte kayak yapıyoruz, çok mutluyuz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
rize kulturu seramikte hayat buluyor Sd7AIx1S
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Nisan, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Rize kültürü seramikte hayat buluyor

Rize’nin Çayeli ilçesinde kurulan seramik atölyesinde çamur sanata dönüşüyor. Seramik ve cam sanatçısı Demet Keskin öncülüğünde yöre kültürüne özgü semboller seramiğe işlenerek, yerelden evrensele uzanan bir başarıya dönüşüyor.

Geleneksel el sanatlarını modern dokunuşlarla buluşturan Demet Keskin, Rize’nin Çayeli ilçesinde kurduğu Mühredem Sanat Atölyesi’nde çamuru sanata dönüştürüyor. Karadeniz’in zengin kültürel mirasını seramikle harmanlayan bu üretim süreci, sadece estetik bir değer üretmekle kalmıyor, aynı zamanda kadın emeğini güçlendiren, yerel değerleri yaşatan ve bölgeden dünyaya uzanan güçlü bir hikaye ortaya koyuyor. Geleneksel değerleri modern tasarımla harmanlayan Keskin, seramiği bölgeye sevdirmekle kalmadı, aynı zamanda kadınların üretime katıldığı güçlü bir dayanışma alanı oluşturdu. Atölyenin en dikkat çeken yönlerinden biri, Karadeniz kültürünü doğrudan ürünlere yansıtması oldu. Horon, tulum, keşan gibi simgelerin yanı sıra çay çiçeği, komar ve lahana çiçeği gibi birçok yerel unsur tasarımlarda kendine yer buldu.

Küçük bir hayalden büyük bir atölyeye

Çayeli Halk Eğitim Merkezi’nde cam ve seramik teknolojileri üzerine eğitim veren Demet Keskin, yaklaşık beş yıl önce kendi atölyesini kurdu. Başlangıçta yalnızca kendi tasarımlarını üretmek isteyen Keskin, gördüğü ilgiyle birlikte bu işi büyüttü. Atölyeyi kurma sürecini anlatan Keskin, “Aslında bu işe başlarken büyük bir planım yoktu. Sadece kendi tasarımlarımı yapmak istiyordum. Ama yaptığımız işler bölgede çok ilgi gördü. Çünkü burada daha önce yapılmayan bir şey yaptık. Çayeli’nde bu alanda ilkiz” diye konuştu.

Yöreye özgü sembolleri işlerken hikayeleri de araştırdığını söyleyen Keskin, “Bu coğrafya çok zengin bir kültüre sahip. Müziğiyle, horonuyla, çayıyla, yayla çiçekleriyle hepsi bize ilham verdi. İnsanlarla birebir iletişim kurdum, sözlerini not aldım, bir arşiv oluşturdum. Sonra bunları seramikle buluşturduk” şeklinde konuştu.

“Ben değil, biz başardık”

Atölyenin başarısında ekip ruhunun önemli olduğunu vurgulayan Keskin, “Bu işi hiçbir zaman tek başıma yapmadım. Çok güçlü bir ekibim var. Ben her zaman ‘ben’ değil ‘biz’ diyorum. Bu atölyede herkesin emeği var. Hatta maddi karşılık beklemeden destek olanlar oldu. Bu dayanışma sayesinde bu noktaya geldik” şeklinde konuştu.

Hedef e-ticaret ve dünya pazarı

Atölyenin bir sonraki hedefinin e-ticaret olduğunu belirten Keskin, önce Türkiye genelinde, ardından yurt dışında satış yapmayı planladıklarını dile getirdi. Keskin, “Karadeniz kültürünün dünyada ilgi göreceğine inanıyorum. Bu emeği daha geniş kitlelere ulaştırmak istiyoruz” diye konuştu.

Kadınlar için bir umut kapısı

Keskin’in en önemli hedeflerinden biri de kadınların üretime katılımını artırmak. Atölyede birçok kadının meslek öğrenerek kendi yolunu çizdiğini belirten Keskin, bu sürecin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Keskin, “Aynı zamanda bu atölye ile kadınlara dokunmak istiyorum. Kadınların kendi ayakları üzerinde durması benim için çok önemli” dedi.

Atölyede üretilen seramik ürünler sadece görsel tasarımlarla değil, üzerlerine işlenen yerel sözlerle de dikkat çekiyor. Bölgeye ait duyguları, aşkı, özlemi ve hatıraları yansıtan bu ifadeler, bardak ve fincanlara birer hikaye kazandırıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin