blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Temmuz, 2024 20:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

ZBEÜ Çocuk Üniversitesi açılışı gerçekleşti

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (ZBEÜSEM) tarafından düzenlenen “Çocuk Üniversitesi” açılışı Rektör Özölçer’in katılımıyla gerçekleştirildi.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (ZBEÜSEM) tarafından her yıl geleneksel olarak çocukların ve gençlerin beceri, araştırma ve uygulama koordinasyonunu sağlama, proje hazırlama becerilerini ortaya koyma amacıyla düzenlenen “Çocuk Üniversitesi”nin açılışı gerçekleştirildi. Tahir Karauğuz Konferans Salonu’nda yapılan açılışa BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, akademisyenler, çocuklar ve çocukların aileleri katıldı.
Etikliğin açılışında konuşan Rektör Özölçer, Sürekli Eğitim Merkezinin her yıl geleneksel olarak düzenlediği Çocuk Üniversitesinin öğrenme ve keşfetme hevesi olan çocuklara kapılalarını açtığını ve onları eğlenceli bir öğrenme yolculuğuna çıkardığına dikkat çekti. Özölçer, “Burada sevgili öğrencilerimize sadece teorik bilgileri değil, aynı zamanda hayatın her alanında başarılı olabilmeleri için gerekli olan becerileri de kazandırmayı hedefliyoruz. Çünkü biz, her çocuğun güçlü bir potansiyel taşıdığına inanıyor, bu potansiyeli en iyi şekilde ortaya çıkarmak için var gücümüzle çaba göstermeyi milletimize ve aziz ülkemize bir vefa borcu biliyoruz” diye konuştu.
Rektör Özölçer, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen başta ZBEÜSEM Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Emel Kesim olmak üzere herkese teşekkür etti. Açılış konuşmasının ardından akademisyenler sırayla modüller hakkında bilgi vermesinin ardından 12 Temmuz’a kadar sürecek olan eğitimler başladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.