30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 98’inci yılı kutlamaları kapsamında ülke genelinde olduğu gibi Karabük’te de sadece çelenk sunma töreni ve şehitlik ziyareti düzenlendi.
Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle sosyal mesafe kurallarına göre yapılan törene; Vali Fuat Gürel, AK Parti Karabük Milletvekili Niyazi Güneş, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Patlak, Baro Başkanı Rıdvan Erdoğan, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile siyasi parti il temsilcileri katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Vali Fuat Gürel ile Belediye Başkanı Rafet Vergili tarafından Atatürk Anıtına çelenk sunumu gerçekleştirildi. Kent Meydanında düzenlenen tören, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajının okunması ile sona erdi.
5000 Evler Şehitliğinde şehitler için okunan Kur-an’ı Kerim Tilaveti ve yapılan duanın ardından Vali Fuat Gürel ve beraberindeki il protokolü tarafından şehitliklere karanfil bırakılması ile 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 98’inci yılı kutlama programı sona erdi.


Zafer Bayramı’nın 98. Yıl dönümü hafta sonu kutlandı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


