blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Haziran, 2024 16:45 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Yüzlerce boğulma vakasına müdahale eden profesör uyardı: “Bu yaz boğulayazma”

Sıcak yaz günlerinde artan boğulma vakalarına dikkat çeken ve "Bu yaz boğulayazma" çağrısında bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, "Geçen yaz ülkemizde bine yakın vatandaşımızı boğulma nedeniyle kaybettik. İnsanlarımızın çeken akıntıya(RİP) dikkat etmesi gerekiyor. Özellikle dalgalı ve rüzgârlı havalarda denize girilmemesini tavsiye ediyoruz” dedi.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, özellikle Karadeniz’de yaşanan boğulma vakaları ile ilgili vatandaşları uyardı. Geçen yıl çok sayıda insanın suda boğulma nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade eden Özkaya, "Bu yaz çok sıcak geçiyor. Geçen yaz ülkemizde bine yakın vatandaşımızı boğulma nedeniyle kaybettik, binlercesi de boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Özellikle Karadeniz’deki rüzgârlı ve dalgalı havalarda oluşan RIP akıntısı gerçekten çok kuvvetli bir akıntı olup en profesyonel yüzücünün, yüzme şampiyonu olan bir yüzücünün bile karşı koyamayacağı kuvvetli bir ters akıntıdır. İnsanları açık denize doğru çekmektedir. Geçen sene Samsun’da RİP akıntısı nedeniyle çok sayıda boğulma vakalarıyla karşılaştık. Sadece Karadeniz Bölgesi bununla risk altında değil, aynı zamanda deprem kuşağında olan ülkemiz için Ege ve Akdeniz kıyılarında da deniz dibinde olan sarsıntılar ve depremler nedeniyle sık sık bunlarla karşılaşacağımızı düşünüyoruz" diye konuştu.

"Özellikle dalgalı ve rüzgârlı havalarda denize girmeyiniz”
Her sene boğulma nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının giderek arttığını söyleyen Özkaya, "Ne kadar önlem alırsanız alın özellikle yüzme bilmeyen tatilcilerin deniz kenarlarına akın etmesiyle beraber ciddi anlamda boğulan ve boğulma riski tehlikesi taşıyan vatandaşlarımız ile karşı karşılaşıyoruz. Özellikle Karadeniz Bölgesi’ne iç bölgelerden tatil için gelen, Amasya, Tokat, Çorum, gibi kentlerden gelen vatandaşlarımız sahil kesimine geldiklerinde çok iyi yüzme bilmedikleri ve bu akıntıların insanları çekeceğinden haberdar olmadıkları için boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyorlar. Vatandaşlarımızdan şunu istiyoruz: Özellikle dalgalı ve rüzgârlı havalarda denize girmeyiniz. Denize girdiğinizde de bu ters akıntıyı gözlemlemeniz gerekiyor. Denizin üzerinde eğer anormal bir durum varsa kesinlikle suya girmeyiniz. Sadece Karadeniz Bölgesi için değil aynı zamanda Ege ve Akdeniz Bölgesi’ndeki tatilciler için de bu geçerlidir. Çünkü gerçekten çok sayıda artık depremler görülüyor ve ’boğulayazma’ her sene çok fazla miktarda artıyor" şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.