Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
03 Eylül, 2023 00:45 tarihinde yayınlandı
0

Yücel Yavuz Yoğun Bakıma Kaldırıldı

Karabük’lü eski Trabzon Valisi Yücel Yavuz, rahatsızlığı nedeni ile Ankara’da yoğun bakıma alındı.

2016 yılında valiler kararnamesi ile Gümüşhane Valisi olarak görev yaptıktan sonra Trabzon Valisi olarak atanan Yücel Yavuz, 2018 yılında yayınlanan Valiler Kararnamesiyle Mülkiye Başmüfettişliğine atanmıştı.

Yücel Yavuz’dan sevenlerini üzen haber geldi.

Bir süredir kanser hastalığı ile mücadele eden Yavuz’un, Ankara’da tedavi gördüğü özel bir hastanede yoğun bakıma alındığı belirtildi.

YÜCEL YAVUZ KİMDİR?

1966 Safranbolu doğumlu. 1988 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu. Mülki İdare Amirliği mesleğine Samsun Kaymakam Adayı olarak başladı. Rize-Ardeşen ve Bartın-Kurucaşile ilçelerinde Kaymakam vekilliği, Bartın-Ulus, Tunceli-Ovacık, Kastamonu-Araç, Erzurum-Oltu ve Bursa-Yenişehir ilçelerinde Kaymakam olarak görev yaptı.

Askerliğini uzun dönem yedek subay olarak ifa etti. Kaymakam Adaylığı döneminde bilgi, görgü ve deneyim artırmak ve yabancı dil öğrenmek üzere bir yıl süreyle İngiltere’ye gönderildi. 2000 yılında Kamu Yönetimi ve Kamu Politikaları alanında Yüksek Lisans yapmak üzere yine bir yıllığına gönderildiği İngiltere’nin Exeter Üniversitesindeki eğitimini başarı ile tamamladı.

İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcılığı ve en son Bakanlık Hukuk Müşaviri olarak görev yapmakta iken 21 Mayıs 2014 tarih ve 2014/6366 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Gümüşhane Valiliğine atandı. 2016 yılında Trabzon valiliğine atanan , 2018 yılında da Mülkiye Başmüfettişliğine atanmış Yücel Yavuz evli ve iki çocuk babasıdır. (Haber Merkezi)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin