Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
06 Ekim, 2023 12:06 tarihinde yayınlandı
0

Yörük Köyü “Cemil İpekçi” ismiyle gurur duyuyor

Türkiye’de moda denilince akıllara gelen ilk isimlerden biri: Cemil İpekçi.

Moda tasarımlarıyla kendisini dünyaya tanıtan İpekçi, birbirinden farklı çalışmalarıyla sektöründe her zaman dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.

Safranbolu Yörük Köyü’nde ailesine ait olan evin bulunduğu sokağa adı verildi. Yörük Köyü sakinleri, moda ikonu Cemil İpekçi ismiyle gurur duyuyor. Dünyaca ünlü Soprano Leyla Gencer, Gazeteci Abdi İpekçi gibi isimlerin akrabası Cemil İpekçi’nin, Yörük Köyü’ne kısa zaman içerisinde ziyaret etmek istediği aktarıldı. İpekçi’nin köylerine geleceği haberi söylentiler arasında yer alsa da bu yıl gerçekten gelip gelmeyeceği merak ediliyor.

 

Cemil İpekçi Biyografisi

Cemil İpekçi
Doğum Yeri:  İstanbul 
Doğum Tarihi   05.08.1948

Cemil İpekçi Kimdir ?

Remzi Cemil İpekçi, 5 Ağustos 1948, Türk moda tasarımcısı.

5 Ağustos 1948’de İstanbul’da doğan İpekçi’nin baba tarafı Selanik’ten gelmiştir. Baba tarafından Sabetay Sevi’nin soyundan gelmektedir fakat kendi belirttiğine göre Sabetayist topluluğundan değildir. Anne tarafından ise soprano Leyla Gencer’in akrabasıdır. İpekçizadeler ailesinden gelen Cemil İpekçi, 5 yaşından beri kesintili olarak İstanbul’da yaşamaktadır. Fatih Altaylı’yla yaptığı bir röportajda muhafazakâr olduğunu söylemiştir.

Cemil İpekçi, 5 Ağustos 1948 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Babası Nejat İpekçi, annesi Sahire hanımdır. Yedi yaşındayken anne ve babası boşandılar. Şevkat (d.1944), ve Kenan (d.1951) adında bir ablası bir erkek kardeşi vardır. Aslan burcu erkeği olan Cemil İpekçi İlköğrenimine 1955 yılında Işık Lisesi’nde başladı ve ardından Şişli Koleji’ne geçti. Son yılda disiplin sevmediği için tam 12 okul değiştirdikten sonra Tarhan Koleji’nden mezun oldu.

Babasının isteği üzerine iktisat okumak üzere yurtdışına gitti ama babasının iktisat okuduğu sandığı Cemil İpekçi Londra‘daki ünlü Royal Academi Of Art’ın moda bölümünde eğitim gördü. Cemil İpekçi “Royal Academy of Art” Desen bölümünden 1971 yılında mezun oldu.

Belçika’da üniversitede okurken harçlığını çıkarmak için beş sene boyunca bir kulüpte Fransızca – İngilizce şarkılar söyledi. Türkiye’ye döndüğünde sahne için teklif almıştı. Annesi nedense küpe takmasına, özel hayatına karışmadı ama sahneye çıkmasına izin vermedi.

1972-75 yılları arasında hazır giyim üzerine stilist olarak çalıştı ve 1975 yılından itibaren de kendi moda evini kurarak, özgür tasarımlarını Tzagne isimli butiğinde gerçekleştirmeye başladı. 1979 yılında Tzagane’ın ikinci şubesini Fransa-Nice’te açtı ve 1984 yılına kadar bu iki butiği işletti. Türkiye’ye döndüğünde kendi modaevinde haute couture üzerine çalışmalarını yoğunlaştırdı ve ülkemiz modasına yön veren ismini korudu.

Cemil İpekçi‘nin 1984’e kadar gerçekleştirdiği bütün tasarımları Eski Anadolu Uygarlığının izlerini taşırken, 1984’de yeniden İstanbul’a dönüşünden bugüne değin yaşattığı tasarım evi Haute Couture ile çağdaş gece modasına şaşırtıcı bir dönüş yaptı.

Modacı Cemil İpekçi, Şişli Belediyesi’ne bağlı Temizlik İşleri Müdürlüğü çalışanları için yeni kıyafetler hazırladı. Temizlik işçileri, bundan sonra Cemil İpekçi’nin özel tasarım kıyafetleriyle Şişli halkına hizmet verecekler. Kıyafetler, yaz ve kış olmak üzere 2 ayrı tarzda tasarlandı.

2002 yılında Star TV’nin düzenlediği Türkiye güzellik yarışmasının birincisi Azra Akın’ın elbisesini tasarladı. Elbisenin kumaşını Kapalıçarşıdan aldı. Kıyafet tasarımlarının yanı sıra Damra markalı pırlanta ürünlerinin tasarımını da gerçekleştirmiştir.

3 Ocak 2008’de konuk olduğu bir televizyon programında üniversitelerde başörtüsü serbest bırakılana kadar tesettür defilesi yapmayacağını açıkladı.

Ayrıca 2015’te Show TV’de yayınlanan Bu Tarz Benim 2. sezon yarışmasının jüri üyeliğini de yapmıştır.

Türkiye’de moda deyince hemen akla gelen isimlerden biri olan Cemil İpekçi, farklı tasarımları, rengarenk koleksiyonları ile bir ekoldür. Yıllarını bu mesleğe vermiş olan başarılı modacı, Osmanlı esintileri taşıyan çizgileriyle Türk modasına yıllardır yön vermeye devam ediyor.

Evlilikleri :
1.evliliği : İlk evliliğini 17 yaşındayken “Zeynep”adında bir hanımla imam nikahı ile yapan İpekçi,
2.evliliği : İkinci evliliğini ise 21 yaşında gerçekleştirmiş. Halk arasında hiç evlenmediği yönünde bir kanı olan ünlü modacının yıllar önce Belçika’da eğitim görürken kendinden 12 yaş büyük, Belçikalı “Lulue Bluemoon” isminde bir kadınla evlenip ayrılmıştır.  Cemil İpekçi “Muhafazakar eşcinselim” açıklaması yapmıştır. (Kaynak: Haberler.com)

Bizi sosyal medyadan takip edin
bakan gurlek aciklamisti 20 yillik faili mechul olayi zanlilari adliyede EGUsR1dC
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 08:07 tarihinde yayınlandı
0 0

Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.

Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı

Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.

17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş

Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.

JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.

Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.

Zanlılar Bafra Adliyesi’nde

Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.

Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin