Karabük Postası tarafından
30 Temmuz, 2022 17:23 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

YKS’de 109 öğrenci ilk 20 bin içerisinde yer aldı

Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş, ÖSYM tarafından okulların kullanımına açılan 2022 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) raporları çerçevesinde, kentteki başarı durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Akbaş, 2022 YKS sonuçları doğrultusunda alınan verilerle birlikte Karabük’ün kitlesel başarısının önceki senelere göre arttığını belirtti. YKS sonuçları doğrultusunda Karabük Mehmet Vergili Fen Lisesi öğrencisi Tuana Saraçoğlu’nun Alan Yeterlilik Sınavında (AYT) alanı itibariyle soruların tamamını doğru cevaplayarak tam puan aldığını, Şehit Murat Akdemir Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Hatice Şeyma Habergetiren’in de Y-TYT Ek Puanlı Yerleştirmede Türkiye geneli İmam Hatip Liseleri arasında Türkiye birincisi olduğunu hatırlatan Akbaş, “ÖSYM tarafından açıklanan YKS raporlarını okul ve alan bazlı incelediğimizde sınav başarımız gelenekselleşmiş olarak bu yıl da artmış olarak devam etmektedir. Bu bağlamda LGS'nin ardından YKS'de de önemli başarılar elde ettik. YKS puan türlerine göre başarı sırası ilk 20 bini baz alarak bir çalışma gerçekleştirdik. Sonuç itibariyle farklı ortaöğretim okullarımızdan sınava giren 109 öğrencimiz Türkiye geneli ilk 20 bin içerisinde yer aldı. Öğrencilerimiz birden fazla testte ilk 20 bine girdiği halde öğrencilerimizin en yüksek başarısının baz alınması suretiyle yapılan çalışma farklı kriterler de değerlendirilerek elde edilen sonuçlar önümüzdeki yıllar itibariyle başarı grafiğimizin yükselerek devamlılık göstermesine kaynaklık edecektir. Yaptığımız analiz sonuçları bizlere önceki yıllarımıza göre akademik başarımızın sistematik olarak arttığını göstermektedir. Öğrencilerimizi ayrıca tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” diye konuştu. Karabük'ün yıllar itibariyle geleneksel haline gelmiş başarı grafiğinin tesadüf olmadığını, topyekun azim, sebat ve kararlılık örneği olduğunu kaydeden Akbaş, “Geçmişi iyi irdeleyip ileriye dönük planları hazırlamak ve uygulama iradesinin önemli bir göstergesidir. Bu anlamda Karabük Eğitim Ailesi olarak yeni eğitim öğretim yılında akademik başarımızı daha da artıracak, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda da bu yıl elde ettiğimiz ivmeyi daha da hızlandıracağız. Bu duygu ve düşünceler ile sevgili çocuklarımızın bir üst öğretime hazırlanmasında emeği geçen il, ilçe yöneticilerimize, idarecilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize teşekkür ediyorum. Gençlerimize bir üst öğretim hayatında başarılar diliyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
30 Ocak, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 29.01.2026 16:44
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TARİHİ PROJEDE GÖZLER KARDEMİR’DE!

Türkiye ve Suriye, Osmanlı döneminin en sembolik projelerinden biri olan İstanbul’dan Medine’ye uzanan Hicaz Demiryolu’nu yeniden canlandırmak için harekete geçti.  İki ülke arasında başlayan bu tarihi işbirliğinde, Türkiye’nin ray ve demiryolu tekeri üretimindeki tek milli markası Karabük Demir Çelik İşletmeleri’nin (KARDEMİR) projeye nasıl bir rol üstleneceği merak ediliyor.

Türkiye ve Suriye, Osmanlı İmparatorluğu döneminin en önemli sembollerinden biri olan İstanbul'dan Medine'ye uzanan Hicaz Demiryolu'nu yeniden inşa etmek için tarihi bir adım attı. İki ülke arasındaki yakınlaşma sürecinde demiryolu ağının yeniden canlandırılması ön plana çıktı.

Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz ile Suriye Ulaştırma Bakanı Yarub Bedir'in gerçekleştirdiği görüşmede, Hicaz Demiryolu'nun ihya edilmesi ana gündem maddelerinden biri olarak ele alındı. Büyükelçi Yılmaz, yaptığı açıklamayla projenin iki ülkenin gündeminde olduğunu teyit etti.

KARDEMİR'DEN YERLİ VE MİLLİ TEKNOLOJİ

Projenin uygulama aşamasında Türkiye'nin demiryolu sektöründeki tek milli markası Karabük Demir Çelik Fabrikaları'nın  (KARDEMİR) kritik rol üstleneceği ifade ediliyor.  Demiryolu altyapısının yeniden inşasında raylar, traversler ve vagon tekerleri gibi temel bileşenlerin temininde KARDEMİR'in yerli üretim kapasitesi ve tecrübesinin projenin bel kemiğini oluşturacağı belirtiliyor.

KARDEMİR, sahip olduğu ileri teknoloji üretim tesisleriyle projenin teknik ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olduğu belirtilirken, yıllık 200 bin adet üretim kapasitesine sahip Demiryolu Tekeri Üretim Tesisi'nde 700 mm'den 1250 mm'ye kadar farklı çaplarda yük, yolcu, YHT ve lokomotif tekerleri üretilebiliyor.

AVRUPA STANDARTLARINDA ÜRETİM

Şirketin 2007 yılında devreye aldığı Ray-Profil Haddehanesi ise yıllık 450 bin ton kapasiteyle bölgenin en önemli üretim merkezleri arasında yer alıyor. 12-75 metre uzunlukta, 46-60 kg/m ağırlığında rayların yanı sıra R350 HT sertleştirilmiş raylar ile oluklu raylar bu tesiste üretiliyor. Avrupa'da sayılı üreticide bulunan HPQ belgesine sahip tesis, milimetrenin yüzde biri hassasiyetle üretim yapabiliyor.

STRATEJİK ENTEGRASYON PROJESİ

Tarihi Hicaz Demiryolu'nun yeniden hayata geçirilmesi, sadece nostaljik bir hat olmanın ötesinde Türkiye-Suriye hattında ekonomik ve lojistik entegrasyonu güçlendirecek stratejik bir girişim olarak değerlendiriliyor. Projenin teknik ve endüstriyel altyapısının büyük ölçüde KARDEMİR öncülüğünde şekillenmesi bekleniyor.

Öte yandan bu projenin iki ülke arasındaki ticari ve kültürel bağları güçlendireceği, bölgesel kalkınmaya önemli katkı sağlayacağı ifade ediliyor.

Öte yandan konuyla ilgili olarak KARDEMİR yetkililerinden açıklama yapılması bekleniyor.

HİCAZ DEMİR YOLU PROJESİ'NİN ÖNEMİ

Sultan II. Abdülhamid’in en önemli girişimlerinden biri olan Hicaz Demir yolu, 117 yıl önce hizmete açıldı. Abdülhamid, bu projeyle hem dini hem de siyasi bir hedef gözetti.

1 Eylül 1900’de temeli atılan hat, Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. yılına denk geldi. Şam’dan başlayarak Medine’ye kadar uzanan 1464 kilometrelik demiryolu, hac yolculuğunu kolaylaştırmasının yanı sıra Osmanlı’ya askeri ve ekonomik katkılar sağladı.

İnşa süreci için İstanbul’da Komisyon-ı Ali kuruldu. Çalışmalar sırasında binlerce köprü, tünel ve istasyon yapıldı. Projenin finansmanı büyük ölçüde Osmanlı içinden ve dünyanın farklı bölgelerindeki Müslümanlardan gelen bağışlarla karşılandı. İlk bağışı ise 50 bin lira ile Sultan Andülhamid  yaptı.

1908’de açılan hatta Medine-Mekke arasındaki 450 kilometrelik bölüm bedevi saldırıları ve siyasi engeller yüzünden tamamlanamadı. Ancak hat, Osmanlı’nın asker sevkiyatında ve bölgesel ticarette kritik bir rol oynadı. Sultan Abdülhamid, Medine yakınlarındaki kısımlarda ise hassasiyet göstererek rayların altına keçe döşetti. Bunun nedeni, gürültünün Hazreti Peygamber’in ruhaniyetini rahatsız etmemesi içindi.

Bizi sosyal medyadan takip edin