Karabük Postası tarafından
13 Kasım, 2021 13:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Yılmaz: “İş Kazalarından ve Kayıplardan Büyük Üzüntü Duyuyoruz’’

Özçelik-iş Sendikası Karabük Şube Başkanı Kenan yılmaz İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin önemini vurgulayarak, İş kazası sonucu hayatını kaybeden Serdar Demirel için başsağlığı mesajı yayınladı. Yılmaz mesajında  şu ifadelere yer verdi: “İşçi  sağlığı ve iş güvenliği;  çalışma hayatının en önemli bölümüdür. Sanayi devrimi ile başlayan yeni sanayileşme çağı, makineleşme, hızla gelişen teknoloji, yeni üretim şekilleri ve uluslararası rekabetten doğan hızlı çalışma temposu işçi sağlığı ve iş güvenliği hususunu; ihmal edilemez, ertelenemez, üzerinde önemle durulması gereken bir konuma getirmiştir. İşyerinde işin yürütülmesi esnasın da çeşitli nedenlerden  kaynaklanan sağlığa zarar verebilecek koşullardan korunmak amacı ile yapılan sistemli ve bilimsel çalışmalar, olarak tarif edilebilen işçi sağlığı ve iş güvenliği; Anayasamızda ve çalışma hayatı ile ilgili yasalarımızda yer almıştır. Yürürlükte olan 4857 sayılı iş yasasının 77. maddesi bu konu ile ilgilidir. Yine ülkemizde 2012  yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı iş sağlığı ve iş güvenliği yasası ile Avrupa Birliği uyum süresince hayatımıza girmiştir. Karabük’ümüz hem Kardemir hem özel işyerleri sebebiyle iş sağlığı ve iş güvenliğinin üzerinde önemle durulması gereken bir konumdadır. İşçi  sağlığı ve  güvenliği sorumluluğu hem işveren hem işçi tarafına müşterek bir sorumluluk yüklemektedir, maskaratlı ayakkabıdan barete; hareketten gözlüğe  ve eldivene uzanan tedbirler zinciri en kutsal değer olan insan hayatı ve sağlığının korunması için basit gibi görünen hayati ve çok önemli tedbirlerdir. işveren ve işçi tarafları olarak bu konuda  müştereken yapılacak her çalışmanın ve programın destekleyicisiyiz. Özçelik iş sendikası olarak konunun öneminin farkındayız,  meydana gelen iş kazalarından, kayıplardan büyük üzüntü duyuyoruz; Herkesin bu konuda duyarlı olması gerektiğine inanıyoruz. Tüm emekçilere alın teri dökenlere kazasız belasız sağlıklı bereketli çalışmalar diliyoruz. iş kazalarının engellenmesinin eğitimle dikkatle ve  üzerinde önemle ve ısrarla durulması ile azalacağına ve biteceğine olan inancımızı ifade ediyoruz.. Bu vesile ile  elim  bir iş kazası sonucu hayatını kaybeden genç emekçi kardeşimiz Serdar Demirel’ e Allah tan rahmet kederli ailesine başsağlığı diliyorum.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Şubat, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Dünya Sulak Alanlar Günü’ne OMÜ’den bilimsel katkı: Kızılırmak Deltası kitapla anlatıldı

Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan Kızılırmak Deltası, Dünya Sulak Alanlar Günü’nde yayımlanan kapsamlı bir bilimsel eserle mercek altına alındı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) öğretim üyeleri Prof. Dr. Cevdet Yılmaz ve Prof. Dr. Ali Kemal Ayan’ın editörlüğünü yaptığı "Kızılırmak Deltası-Doğa ve İnsan" adlı kitap, 25 bilim insanının katkısıyla 15 bölümden oluşuyor.
Sulak alanlar ve yayınladıkları kitap hakkında bilgi veren OMÜ Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Her yıl 2 Şubat’ta kutlanan Dünya Sulak Alanlar Günü, dünyadaki göller, sulak alanlar ve sucul ortamlara dikkat çekmek adına biz bilim insanları için önemli bir fırsattır. Sulak Alan kavramı; nehirler, göller, bataklıklar, sazlıklar, geçici su birikintileri, turbalıklar ve bataklıklar gibi habitatları kapsar. Sulak alanlar yeryüzündeki en hassas ekosistemlerin başında gelir. Biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesinde, suyun doğal filtrelemesinde, yeraltı suyu rezervlerinin dengelenmesinde ve özellikle kuşlar başta olmak üzere canlılar için yaşam alanı olarak hayati rol oynarlar. Bu kadar önemli ve hassas ekosistemler olmalarına karşılık sulak alanların da karşı karşıya olduğu birçok problem vardır. Bunların başında tarım arazisine dönüştürmek için kurutma, hızlı kentleşmeye bağlı olarak iskâna açma, altyapı projeleri sonucu atıklarla kirletilmeleri gelir. Günümüzde en önemli tehdit ise iklim değişimi sonucu gerçekleşmekte olan kuraklık tehdididir. Sulak alanların uluslararası düzeyde tanınması ve korunması yolunda atılan en önemli adım, 1971’de İran’ın Ramsar kentinde imzalanan Ramsar Sözleşmesi’dir. Türkiye, 1994’te bu sözleşmeye taraf olmuş ve hâlihazırda 14’ü Ramsar Alanı statüsünde olmak üzere ülkemizde yaklaşık 136 sulak alanı koruma altına almıştır" dedi.

"Türkiye’deki en önemli Ramsar alan Kızılırmak Deltası"
Türkiye’de yer alan en önemli Ramsar alanın Kızılırmak Deltası olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Kızılırmak Deltası aynı zamanda UNESCO Dünya Doğal Miras Alanları listesine girmek için aday bir sahadır. Bizler 25 bilim insanı olarak 15 Bölümde Kızılırmak Deltası’nı en kapsamlı şekilde araştırarak bu eseri meydana getirdik. Kitap Ondokuz Mayıs Üniversitemiz tarafından yayınlanmış güzel bir tevafuk olarak da bugün yani 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü’nde üniversitemiz kütüphane görevlileri aracılığıyla matbaadan elimize ulaşmış bulunmaktadır. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, kitabın Samsun’a ve bilim camiasına hayırlı olmasını diliyoruz. Bu kitap UNESCO Dünya Miras Listesi’ne aday olan Kızılrmak Deltası ile ilgili olarak bugüne kadar yayınlanan en kapsamlı çalışmalardan biri olup, Kızılırmak Deltası’nın UNESCO adaylık sürecine güçlü bir katkı sunacağına inanıyoruz" diye konuştu.

"Araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyoruz"
Kitabın diğer editörü ve aynı zamanda bölüm yazarlarından biri olan OMÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Ayan da kitapla ilgili olarak, "2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü vesilesiyle Ondokuz Mayıs Üniversitemizin 177. yayını olarak yayımlanan bu eser, bilim camiasına nitelikli bir kaynak sunmanın yanı sıra, sulak alanların korunmasına yönelik farkındalığın artmasına da katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Doğa ile insan arasındaki hassas dengeyi merkeze alan bu çalışma, gelecek kuşaklara aktarılması gereken ortak bir mirasın bilimsel belgesi niteliğindedir. Bu eserin, Kızılırmak Deltası başta olmak üzere tüm sulak alanların korunması ve sürdürülebilir yönetimi konusunda araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyor; hazırlanmasında emeği geçen tüm bölüm yazarı hocalarımıza ve katkı sağlayıcılara teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin