Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programıyla 3 ilin yerel potansiyeli ortaya çıkartılacak - Karabük Haber Postası
yerel kalkinma hamlesi tesvik programiyla 3 ilin yerel potansiyeli ortaya cikartilacak 8DU7rnnV
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Şubat, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programıyla 3 ilin yerel potansiyeli ortaya çıkartılacak

Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında 2026 yılında Kastamonu, Çankırı ve Sinop’ta destekleyeceği yatırım konuları ilan edildi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Yerelden Ulusala Kalkınma Modeli kapsamında hayata geçirdiği Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı çerçevesinde 2026 yılında desteklenecek yatırım konuları ilan edildi. Bu çerçevede Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından TR82 Bölgesi’ni kapsayan Çankırı-Kastamonu ve Sinop’ta üretim kapasitesini arttıracak, katma değeri yüksek yatırımları teşvik edecek ve istihdamı güçlendirecek öncelikli alanlarda yatırımcılar desteklenecek.

KUZKA tarafından yürütülecek program kapsamında, Kastamonu’nda yatırım konuları, Ağaç ve Orman Ürünlerinden Katma Değerli Ürün Üretimi (yapısal ahşap ürünleri, modüler mobilya, fonksiyonel mobilya, nitelikli kapı, odun dışı orman ürünleri ve benzeri), Doğa Temelli Turizm Yatırımları (kongre merkezi, sağlık kompleksi, ekoturizm merkezi, agroturizm merkezi, kamp-karavan altyapıları, yaşlı bakım merkezi, kırsal konaklama tesisleri ve benzeri), Entegre Mermer İşleme ve Mermerden Katma Değerli Ürünler Üretimi (kimyevi ürünler, kozmetik ürünleri, yapı malzemeleri, yapı kimyasalları ve benzeri) Tarımsal Ürünlerden Katma Değerli Ürün Üretimi (sarımsak türev ürünleri, kenevir elyafı, tıbbi kenevir ürünleri ve benzeri) olarak belirlendi.

Program kapsamında KUZKA tarafından Çankırı’da, dört yıldız ve üzeri konaklama tesisi, ambalajlı doğal Kaynak su/içecek üretimi, Leonardit, Diyatomit, Bazalt, Perlit, Refrakter Kil, Tuz, Silis Kumu, Kireç Taşı, Dolomit, Bentonitten Katma Değerli Ürünler Üretimi (hümik/fülvik asit, organomineral gübre, taş yünü, kriyojenik perlit, klor alkali ürünleri, sondaj bentoniti ve benzeri) ve Otomotiv Endüstrisi için Aksam ve Yedek Parça Üretimi (lastik teli, lastik teli astarı, kord bezi, kauçuk bazlı mamüller, elektrik kablo demetleri, karavan ekipmanları, taşıt camları ve benzeri) alanlarındaki yatırımlara destek sağlanacak.

Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Sinop’ta ise program kapsamında şehrin yerel potansiyelini harekete geçirilmesine önemli katkılar sunacak projelere destek sağlayacak. İlan edilen konular ise şu şekilde:

Ağaç ve Orman Ürünlerinden Katma Değerli Ürün Üretimi (yapısal ahşap ürünleri, modüler mobilya, fonksiyonel mobilya ve benzeri), Beş Yıldızlı Konaklama Tesisi, Su Ürünleri Üretimi ve/veya Katma Değerli Ürün İşleme Tesisi (balık yetiştiriciliği, balık fileto, tütsülenmiş balık, balık konserve, panelenmiş balık ürünleri, balık yağı, jelatin, protein hidrolizatları, balık yağı rafinasyonu ve benzeri) veYaşlı Bakım Merkezi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay