blank
Aylin Sarıoğlu tarafından
18 Kasım, 2024 09:34 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Yenişehir’deki İşletmelerin Var Olma Mücadelesi

KARDEMİR A.Ş.'nin Yenişehir Bölgesi’ndeki ticari işletmeleri tahliye etme kararı sonrası, uzun yıllardır bölgede hizmet veren Büyük Kulüp (eski adıyla İşçi Lokali) işletme sahipleri Gürbüz Tücel ve Recep Şık, düzenledikleri kahvaltılı basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

İşletme sahibi Gürbüz Tücel, hukuki süreçle ilgili yaşadıkları süreci anlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Burası, Karabük’ün tarihinde önemli bir yere sahip. 1989 yılında 139 günlük grev burada yaşandı; Kardemir’in kapanma sürecinde toplantılar ve paneller düzenlendi. İşçi Lokali olarak bu mekan, işçilerin ve Karabük Halkı’nın en zor zamanlarında yanında olmuştur. Bugünkü adıyla Büyük Kulüp, 2001 Yılı’ndan bu yana bir çok zorlukla karşılaşmasına rağmen faaliyetini sürdürmüştür.

“MAHKEME SÜRECİNİ KAZANDIK”
Gürbüz Tücel, Kardemir’in tahliye kararı sonrası hukuki sürece başvurduklarını belirterek, “Bizler de diğer işletmeciler gibi tahliye yazısı aldık. Ancak hukuki süreci başarıyla atlattık. Mahkememizi kazandıran Avukat Uygar Varlık’a teşekkür ediyorum. Şu an itibariyle mahkeme sürecimiz tamamlanmış durumda ve bir engel bulunmuyor.” dedi.

“BÜYÜK KULÜP, İŞÇİLERİN YUVASI OLMAYA DEVAM ETMELİ”
Tücel, işletmenin işçilerle olan bağını vurgulayarak, “Burası bir işçi yuvasıdır. İşçilerin mekanı olarak kalmaya devam etmesi için çalışıyoruz. Pandemi döneminde eski yönetim bize destek olmuştu, bu desteğin karşılığını işletmeyi yaşatarak vermeye gayret ediyoruz.” şeklinde konuştu.

İşletmeciliğin zorluklarından bahseden Gürbüz Tücel, her gün işletmenin sabit giderlerinin altına imza attıklarını ifade ederek, “İşletmeyi ayakta tutmak kolay değil. Büyük Kulüp’ün kapısını açmanın maliyeti 25 bin lira. Buna rağmen her zaman hizmet kalitemizi yüksek tutmaya çalıştık. Karabük’e gelen misafirler, ‘Büyük Kulüp dışında değişen bir şey yok’ dediğinde gurur duyuyoruz” dedi.

Tücel, işletmecilerin zor durumda olduğunu belirterek, “Yenişehir’deki binaları güzelleştirmek adına çatı ve doğramalar gibi temel ihtiyaçlarımızın karşılanmasını talep ettik. Ancak maalesef bu konuda destek göremedik. İşletmecilerin emeklerinin karşılığını gözetmek gerek." dedi.

"İŞÇİ VE KARABÜK HALKI İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ"

İşçi dostu bir mekan olarak faaliyet göstermeye devam ettiklerini ifade eden Tücel, “Özçelik-İş Sendikası ile sözleşme imzalayarak işçilerimiz için yüzde 15’lik indirim uygulamasını hayata geçirdik. Bu mekanın her zaman işçilerin yuvası olarak kalmasını istiyoruz. Ancak bizler de bu süreçte Kardemir’den daha iyi hizmet verebilmek adına destek bekliyoruz. Örneğin, 60 yıllık çatılar ve doğramaların yenilenmesi gerekiyor.” şeklinde konuştu.

"BURASI BAKKAL DÜKKANI DEĞİL KARABÜK İÇİN BİR DEĞER"

Son olarak, işletmenin geleceğiyle ilgili belirsizliklere rağmen mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Gürbüz Tücel, “Burası bir bakkal dükkanı değil; Karabük için bir değer. Yıllardır düğün ve etkinliklere ev sahipliği yapıyoruz. Bu değerlerin yaşatılması için çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Haber videosu için TIKLAYINIZ!

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 12:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

’Sahte avukat’ dolandırıcılığı davasında sanığa 5 ay hapis cezası

Kastamonu’da bir vatandaşın kendisini avukat olarak tanıtan kişilerce dolandırılmasıyla ilgili yargılanan şahıs, 5 ay hapis cezası ile 20 bin TL adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 2025 yılında Kastamonu’da il merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ahmet D., kendisini avukat olarak tanıtan ve ‘icradan takipli dosyanız var’ diyen şahıs tarafından 8 bin 20 TL dolandırıldı. Bir süre sonra dolandırıldığını anlayan Ahmet D., karakola giderek şikayette bulundu. Şikayet üzerine S.Ş. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde ‘dolandırıcılık’ suçundan dava açıldı.
Tutuksuz yargılanan sanık S.Ş. yaptığı savunmada, "Asıl suçlu M.D.’dir. Tüm paraları o aldı. Ben kendisini tanımam. M.D., kendisini bana Hakan olarak tanıttı. M.D. hakkında şikayette bulundum ama yurtdışında yaşadığı için işlem yapılmadı. Ben de bunun üzerine mağdurun 8 bin 20 TL olan zararını yaklaşık 1 ay önce ödedim. Dekontunu da mahkemenize gönderdim. Ben bu dolandırıcılık olayında hesabımın bu işlerde kullanılacağını bilmiyordum. Bu şekilde mağdur olan, dolandırılan başkaları da var. Şu anda sigortalı bir işe girdim. Diğer mağdurların zararlarını da gidermeye çalışacağım. Ben de bu olayda mağdurum, bir cahillik yaptık, onun cezasını çekiyoruz. Beraatımı talep ederim" dedi.
Mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan S.Ş.’yi ‘dolandırıcılık’ suçundan 5 ay hapis ve 20 bin TL adli para cezasına çarptırdı. Sanık S.Ş.’nin cezası, 5 yıl denetimli serbestliği tabi tutulmak üzere ertelendi.

Bizi sosyal medyadan takip edin