Reklam
Reklam

Yenice’de Sel Tehdidine Karşı Önlemler Alınıyor

66f66d182ab70 jpg
Nuray Öztürk Avatarı
Nuray Öztürk tarafından
27 Eylül, 2024 11:30 tarihinde yayınlandı
0

Yenice İlçesi’nde, Orman Bölge Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Kadıoğlu Deresi Yukarı Havza Sel Kontrolü Uygulama Projesi ile bölgedeki taşkın riskine karşı önemli bir adım atılıyor. Proje kapsamında, 737 hektarlık bir alan doğrudan korunacak olup, yan havzaların da dahil edilmesiyle toplamda 1.500 hektar alanın sel taşkınlarına karşı korunması hedefleniyor.

Yenice İlçesi’nde, Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen Kadıoğlu Deresi Yukarı Havza Sel Kontrolü Uygulama Projesi ile taşkınların önüne geçilecek.  Orman Bölge Müdürü Faruk Bayraktaroğlu, proje sahasında incelemelerde bulundu. İncelemelere Bölge Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Deniz, Etüt Proje Baş Mühendisi, Yenice İşletme Müdürü ve yüklenici firma yetkilileri de katıldı.

SEL TEHDİDİNE KARŞI ÖNLEMLER ALINIYOR

Bölge Müdürü Bayraktaroğlu, Dereköy ve Şirinköy sakinleri ile bir araya gelerek, sel kontrol çalışmalarını ve projenin detaylarını vatandaşlarla paylaştı. Proje kapsamında Yenice ilçesi ve çevresinde yapılacak çalışmalarla sellerin büyük ölçüde önleneceği belirtildi. Bartın ve Zonguldak illerinde de benzer projelerin başarıyla hayata geçirildiğini ifade eden Bayraktaroğlu, Karabük’te de benzer bir başarıyı hedeflediklerini vurguladı.

PROJEDE 1.500 HEKTAR ALAN KORUMA ALTINA ALINACAK

Bayraktaroğlu, proje kapsamında 737 hektarlık bir alanın doğrudan, yan havzalarla birlikte toplam 1.500 hektarın ise dolaylı olarak korunacağını belirtti. Proje, yan derelere yapılan 11 harçlı ıslah sekisi ve 6 adet kutu gabion eşik tesisiyle, akan suyun hızını azaltarak, sel ve taşkın riskini en aza indirmeyi hedefliyor. Bu yapılar sayesinde sel olaylarının yoğun yaşandığı bölgelerde, suyun akış hızı kontrol altına alınacak ve rüsubat miktarı azaltılacak.

TOPRAK KAYIPLARI VE HEYELANLAR ÖNLENİYOR

Proje kapsamında yapılan çalışmalarla özellikle yerleşim alanları, tarım arazileri ve yolların korunmasının amaçlandığını belirten Bayraktaroğlu, heyelanların neden olduğu toprak kayıplarının da önüne geçileceğini ifade etti. Yan derelerde meydana gelen taban oyulmaları nedeniyle oluşan sel ve taşkın olaylarının, bu projeyle engellenmesi hedefleniyor.

Bayraktaroğlu, “Sel kontrolü projesiyle bölgede yaşanan afetlerin tekrarlanmasının önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Toprağını koruyamayan, ormanını ve vatanını da koruyamaz. Sel sularına verecek bir avuç bile toprağımız yok” diyerek, projenin önemine vurgu yaptı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin 2
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
16 Haziran, 2026 14:30 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

SİYASETE DİZAYN…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Yirminci yüzyılın sonlarında, Türk siyasetinin getirdiği ekonomik ve siyasi yıkımla birlikte, ortak akıl mı, dış güçler mi dersiniz, siyaset yeniden dizayn edilmeye başlandı…

Ekonomi, siyaset ve hukuk üçgeniyle halkın sosyo-ekonomik alanlarını kapatan iktidar, milli iradenin, halkın ve toplumun yanında duracağına bugün karşısına geçmiş durumda…

Ulusal ve uluslararası ekonomik sistemle uyuşmayan Cumhur İttifakı ekonomik sistemiyle bozulan sosyo-ekonomi, IMF-Dünya Bankası finansal sistemine bağlanarak, ABD tabanlı ekonomi, acı reçetelerle halkı vurmaya devam ediyor…

İktidar büyük kuruluşlara çeşitli finansal destekler sağlarken, gelir dağılımında halk yararına çözümler yerine, gelir azaltıcı önlemler, kararlar alındı…

Faiz, enflasyon ve fiyat artışlarıyla, büyük erozyona uğrayan çalışma hayatı ve emekli gelirleri, bırakın yerinde saymayı, hızla geri gitmeye devam ediyor…

İktidar, sosyo-ekonomideki kırılganlığı tedavi etmek yerine, piyasanın kendi fiyatlamasıyla gelir dengesini bozmasına, sessiz kalmaya devam ediyor…

Halkın taleplerini görmek yerine, ana muhalefet partisi CHP depremine benzin döken iktidar, CHP’de iki başlı yönetimin ortaya çıkmasında pay sahibi…

2028 yılı seçimlerine doğru siyasi yolda yaşanan siyasal gelişmeler, Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmeye başlandığını gösteriyor…

Türk siyasetine çeyrek asır milli irade sloganıyla damga vuran AKP, 2019 yılında Millet İttifakının ortak adayı, CHP İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterince, adeta Türk siyasetinde deprem oldu…

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını, aynı dönemde iki seçimle kazanarak siyasi gücünü ortaya koydu…

AKP ve MHP’nin seçimlere itirazıyla, sahada kazanılan seçim masada kaybedilmiş oldu…

Yenileme seçimlerine, bu sefer CHP adayı olarak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına adaylığını koyan Ekrem İmamoğlu, 13,700 farkla kazandığı ilk seçimi, ikinci defada 806 bin oy farkıyla yeniden kazanarak, Milli İradenin daha fazla gücünü arkasına almış oldu…

Siyaset Hukuk ve Ekonomi üçgeniyle kurulan baskı sistemi, milli iradede tahribat yaparken, iktidar gücü adına ana muhalefet partisinin parçalanışını izlemekte…

Ticari alanda sıklıkla kullanılan kayyım atamaları, iktidar gücü adına, siyasi alanı da kapsama alanına dahil etti…

Cumhur İttifakı, iktidara yakın gördüğü ana muhalefet belediyelerinin kirli çamaşırlarını, kayyım atamalarıyla, ortaya saçtı…

Siyasetin yeni kavramları Kayyım ve Mutlak Butlan gibi hukuki terimlerle, Kayyım atamalarıyla görevden alınan ana muhalefet belediye başkanlıkları, siyasi baskılarla birlikte, Cumhur İttifakına geçmiş oldu…

İktidarın desteğiyle, siyasi arınma adına, Ana Muhalefet Partisi CHP, iki başlı yönetim haline gelirken, bugün parçalanma yolunda…

Milli iradenin seçimini, iktidar gücüyle değiştiren siyasi irade, siyaseti, demokrasi ve siyasetle dizayn etmesi gerektiğini unutarak, siyaseti iktidar gücüyle dizayn etmeyi seçti…

Milli İrade, çizgisinden ayrılan siyaseti, ilk seçimlerde dizayn ederek, demokrasi çizgisine çekebilecek mi?

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…