Reklam
Reklam
678e0214d246c
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
20 Ocak, 2025 10:58 tarihinde yayınlandı
0

Yenice’de Dereler Islah Edilecek

Yenice İlçesi, 2025 yılı yatırım programı çerçevesinde önemli bir adım atıyor. İlçede taşkın riski taşıyan ve zaman zaman heyelana neden olan küçük derelerin ıslah edilmesi için gerekli yatırımlar onaylandı.

Bu yatırımlar sayesinde, bölgedeki su taşkınlarının ve heyelanların önüne geçilerek, hem can güvenliği hem de mal güvenliği sağlanacak.

Yenice Belediye Başkanı Sertaş Karakaş, yaptığı açıklamada, “İlçemizin geleceği ve sizlerin huzuru için önemli bir adımı daha sizlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bildiğiniz üzere, ilçemizde zaman zaman taşkınlara ve heyelana sebep olan küçük derelerimiz, günlük yaşamımızı olumsuz etkileyebiliyordu. Bu sorunun çözümü için yoğun bir çaba sarf ettik ve nihayet güzel bir haberle karşınızdayız” dedi.

Başkan Karakaş, 2025 yılı yatırım programı kapsamında derelerin ıslah edilmesi ve taşkın riskinin ortadan kaldırılması amacıyla gerekli yatırımların onaylandığını belirtti. Karakaş, “Bu projeyle hem can hem de mal güvenliğimizi koruyacak, ilçemizde daha güvenli ve huzurlu bir yaşamın temellerini atacağız.” dedi.

Bu önemli yatırımın hayata geçirilmesinde emeği geçen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Karabük Milletvekilleri  Cem Şahin ve Ali Keskinlılıç, Karabük İl Başkanı  Ferhat Salt, DSİ Genel Müdürü  Mehmet Akif Balta, ve DSİ Bölge Müdürü Yasin Devrim’e teşekkürlerini ileten Karakaş, çalışmaların en kısa sürede başlayacağı ve ilerleyen süreçte düzenli bilgi verileceği bilgisini verdi.

Başkan Karakaş, Yenice Belediyesi olarak ilçenin daha yaşanabilir bir hale gelmesi için çalışmaların aralıksız süreceğini ifade etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin