Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
04 Mayıs, 2019 13:29 tarihinde yayınlandı
0

Yeni doğan bebekler için Fidan dikiliyor

Safranbolu Kaymakamı Dr. Fatih Ürkmezer, ilçede yeni doğan tüm çocuklar için yeni bir proje başlatarak onlar adına fidan diktiriyor.
Kaymakam Ürkmezer, “Aramıza Hoş Geldin Bebek” projesi ile yeni doğan bebeklerin ailelerini evlerinde ziyaret etti. Proje kapsamında Safranbolu Orman İşletme Müdürlüğü tarafından çocuklar için bir fidan dikildi, İlçe Halk Kütüphane Müdürlüğü tarafından tüm Türkiye’de geçerli olan bir kartla Safranbolu İlçe Kütüphanesine üye yapıldı.
Proje kapsamında gerçekleştirilen ilk ziyarete Safranbolu Kaymakamı Dr. Fatih Ürkmezer ve eşi Miray Ürkmezer’e Orman İşletme Müdürü Sema Altunay ve Kütüphane Müdürü Buket Akbulut eşlik etti.
Emek mahallesi ve Esentepe Mahallelerinde ikamet eden aileleri ziyaret eden Ürkmezer, “Bu yeni projemiz ile vatandaşlarımıza onların yanında olduğumuzu, devletimizin imkânlarını, hizmetlerini anlatmada bir adım attığımızı düşünüyorum. Kaymakamlığımızca geçen yıl kurduğumuz Çocuklar ve Fidanlar Büyüyor Korumuzda Safranbolu’da okuyan tüm öğrencilerimiz için 20 bin adet fidan diktik ve bugün başlattığımız bu proje ile artık her yeni doğan için bir fidan dikeceğiz. İnşallah bu Koru, Safranbolu’muza harika bir orman olacak ve çocuklarımız bu alana sahip çıkacaktır. Bundan sonra da çocuklarımızı ziyaret etmeye devam edeceğiz. Onları kütüphanelere, doğaya sahip çıkmaya, ortak geleceğimiz için okumaya ve üretmeye davet ediyorum. Ben aramıza katılan minik yavrularımıza aile saadeti içerisinde sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir ömür diliyor, Vatanımıza ve Milletimize hayırlı ve başarılı birer evlat olmalarını temenni ediyorum.” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin