Düzce’de kökünden sökülen ağaç, park halindeki bir aracın üzerine devrildi. Araç sahibi, aracını 10 gün önce aldığını ve daha kullanamadan devrilen ağacın azizliğine uğradığını söyledi.
Olay, saat 17.15 sıralarında şehir merkezinde bulunan Eski Bolu Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, caddede dükkanı bulunan Ercan Koçyiğit, 81 AEH 282 plakalı Hyundai marka aracını dükkanının önüne bırakarak alışveriş yapmak için çarşıya gitti. Bu esnada kaldırımda bulunan ağaç, kökünden sökülerek aracın üzerine devrildi. Çevrede bulunanların haber vermesi üzerine aracının başına gelen Ercan Koçyiğit, aracının üzerindeki ağacı görünce neye uğradığını şaşırdı. Hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayan Koçyiğit’in ihbarı üzerine olay yerine Düzce Belediyesi itfaiye ekipleri ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri aracın üzerindeki ağacı kaldırırken, polis ekipleri de olay yerinde inceleme yaptı.
Ercan Koçyiğit, aracını yeni aldığını söyleyerek, “Dükkanımızın önüne aracı getirdim bıraktım. Ağabeyimle çarşıya kadar gittim. Arkadaşlar telefon açtı. Ağaç aracın üstüne düşmüş. Bir geldim arabanın hali perişan. Daha yeni almıştım, 10 gün oldu. Mağdurum, daha borcunu bile ödememiştim” dedi.


Yeni aldığı aracının üzerine ağaç devrildi
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

