karabuk
İmsak 06:04
Güneş 07:29
Öğle 13:08
İkindi 16:07
Akşam 18:37
Yatsı 19:57
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Ocak, 2025 12:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Yemekten sonra karnı şişip kusuyordu, 10 kattan fazla büyüyen midesi herkesi şaşırttı

Amasya’da yediği katı yemeklerden sonra karnı şişip kusan 65 yaşındaki adam, çocukluğundan bu yana yaşadığı meseleden ameliyatla kurtularak sıhhatine kavuştu. Midesinin az görülen bir formda 10 kattan fazla büyümesi hekimleri bile şaşırttı.
Çiftçilikle geçimini sağlayan Hamza Özcan, katı besinleri yedikten 10 dakika sonra kusuyordu. Hayatını kabusa çeviren problemine yıllardır deva bulamayınca son olarak Özel Amasya Kolmed Hastanesi’ne başvurdu.

10 kattan fazla büyüyen midesi karın boşluğunu sarmıştı
Yapılan endoskopi ve tomografi çekiminin akabinde gerçekleşen ameliyatında çıkış kısmı daralan midesinin 10 kattan fazla büyüyerek karın boşluğunu sardığı görüldü. Mide ve karaciğer ortasında oluşan doku bandının mideyi ikiye ayırdığını gören Genel Cerrah Doç. Dr. Yavuz Pirhan, ince barsak ile mide ortasına yeni bir kanal yaptı.

“Anadan doğmuş üzere oldum”
Sağlığına kavuştuğuna çok sevinen evli ve 5 çocuk babası Özcan, “Canımın çektiği her şeyi yiyordum. Fakat 10 dakika sonra geri çıkartıyordum. Çok rahatsız oluyordum. Ekmek yer üzere hap içiyordum. Artık anadan doğmuş üzere oldum” dedi.

Karnı gebe üzere şişmişti
Yetişkinlerde çok az görülen bu durumla genelde yeni doğan bebeklerde karşılaşılması üzerine çabucak müdahale edildiğini anlatan Doç. Dr. Pirhan, “20 yıllık genel cerrahi uzmanıyım. Bu benim gördüğüm ikinci olay. Hastamızın karnının içinin yarısından fazlası mide dokusu halindeydi. Gebe bir bayan üzere şişliği vardı. Artık karnı dümdüz oldu. Hatta kaburga uçları bile görünüyor diye konuştu.

Aşırı kilo riskine karşı dikkatli beslenme tavsiyesi
Yıllardır keyifle balık yiyemediğinden yakınan hastasına hamsi ısmarlayan Pirhan, midesinin 10 kattan fazla büyüdüğü için bundan sonraki bir yıllık süreçte açlık hissi nedeniyle daima yemek tüketmeye yönelip çok kilo alabileceği riskine rağmen dikkatli beslenmesini tavsiye etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
21 Şubat, 2026 08:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 20.02.2026 15:10
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

ÇOCUĞUNUZUN SESSİZ ÇIĞLIĞINI DUYUN!

Her geçen gün artan akran zorbalığı vakaları toplumda ciddi endişe yaratıyor. Çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan bu sorun, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyerek ağır sonuçlara yol açabiliyor.

Son yıllarda akran zorbalığının ulaştığı boyut, toplumda ciddi endişe yaratıyor. Pek çok çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiği bu sorun, bazı vakalarda şiddetin en ağır biçimlerine kadar uzanıyor. Neredeyse her gün çocukların bıçaklandığı ya da hayatını kaybettiği olayların gündeme gelmesi, akran zorbalığının ne denli acil bir mesele olduğunu gözler önüne seriyor.

Türkiye genelinde olduğu gibi Karabük’te de benzer olayların artış göstermesi, hem eğitim camiasında hem de aileler arasında kaygıyı artırıyor.

Okullarda ve dijital platformlarda giderek yaygınlaşan akran zorbalığı, artık belirli bir nedene bağlı olmaksızın çocukların ve gençlerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, günümüzde yaşanan zorbalık vakalarının önemli bir kısmında net bir sebep bulunmadığına dikkat çekiyor. Dış görünüş, sessiz bir kişilik yapısı, akademik başarı ya da başarısızlık gibi herhangi bir özellik, zorbalık için yeterli gerekçe olarak görülebiliyor.

Eğitimciler, sosyal medyanın etkisiyle zorbalığın biçim değiştirdiğini vurguluyor. Fiziksel ve sözlü zorbalığın yanı sıra dışlama, alay etme, küçük düşürücü paylaşımlar ve mesajlaşma yoluyla yapılan siber zorbalık vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Bu durum, mağdur öğrencilerin akademik başarısını düşürürken; kaygı bozukluğu, özgüven kaybı ve sosyal içe kapanma gibi psikolojik sorunlara da yol açıyor.

Zorbalığa maruz kalan birçok çocuk, neden hedef alındığını anlayamazken zamanla suçu kendinde aramaya başlıyor. Uzmanlar, bu süreçte ailelerin ve öğretmenlerin çocukları yakından gözlemlemesinin ve erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Milli Eğitim camiasında ise akran zorbalığına yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiği ifade ediliyor. Okullarda rehberlik servislerinin daha aktif rol üstlenmesi, yalnızca mağdur öğrencilerin değil, zorbalık yapan çocukların da desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre, zorbalık davranışlarının altında yatan nedenler ele alınmadan kalıcı bir çözüm sağlanması mümkün değil.

Yetkililer, akran zorbalığıyla mücadelenin erken yaşta empati eğitimi, açık iletişim ve güvenli okul ortamlarının oluşturulmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. Zorbalığın bireysel olduğu kadar toplumsal bir sorun olduğuna işaret edilirken, yaşanan olayların zaman zaman şiddet ve ölümle sonuçlanmasının tehlikenin boyutunu açıkça ortaya koyduğu belirtiliyor.

.

Bizi sosyal medyadan takip edin