Bolu’da Yedigöller Milli Parkı yolunda kontrolden çıkan bir otomobil, ağaçlık alana uçtu. Meydana gelen kazada 2 kişi yaralandı.
Kaza, Yedigöller Milli Parkı yolu üzerinde Ayıkaya mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, şehir merkezi istikametinde seyreden R.K. yönetimindeki 02 KL 710 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle kontrolden çıktı. Kontrolden çıkarak ağaçlık alana uçan otomobil, ağaçlara çarparak durabildi. Kazada otomobilde yolcu konumunda bulunan 2 kişi yaralanırken iki kişi ise kazadan şans eseri yara almadan kurtuldu. Durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yaralılar ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Vinç yardımıyla ormanlık alana uçan otomobil bulunduğu yerden çıkarıldı.
Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.


Yedigöller yolunda otomobil, ağaçlık alana uçtu: 2 yaralı
LGS Sınavı’na girecek öğrencilere uzmanlardan uyarılar
Yarın gerçekleştirilecek olan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı öncesi öğrencilerde sınav kaygısı artarken, uzmanlar öğrenci ve velilere önemli uyarılarda bulundu.
Özel İmperial Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Seden Ekici, sınav dönemlerinin öğrenciler için sadece akademik süreç değil; aynı zamanda yoğun duyguların yaşandığı bir dönem olduğuna dikkat çekti. Ekici “Bu süreçte en sık karşılaştığımız durumlardan biri sınav kaygısıdır. Kaygı çoğu zaman olumsuz bir durum gibi görülse de aslında belirli düzeyde hissedilen kaygı, kişiyi motive eden doğal bir duygudur. Sorun, kaygının öğrencinin günlük yaşamını ve performansını olumsuz etkileyecek seviyeye ulaşmasıyla ortaya çıkar. Sınav kaygısı yaşayan öğrencilerimizde dikkat dağınıklığı, odaklanmada güçlüğü, unutkanlık ,uyku problemleri ,mide bulantısı çarpıntı ve başarısızlık korkusu sıkça görülebilir. Özelikle ‘Ya yapamazsam ? ‘, ‘Herkes bende yüksek başarı bekliyor’ gibi düşünceler öğrencilerin üzerindeki baskıyı artırır. Bu noktada ailelerin yaklaşımı büyük önem taşır. Çocukların yalnızca sonuç odaklı değerlendirilmesi , kıyaslanması yada başarı baskısı altında tutulması kaygıyı artırabilmektedir. Oysa çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey; anlaşılmak, desteklenmek ve koşulsuz kabul görmektir. Ailelerin ’Elinden geleni yapman yeterli’ mesajını verebilmesi öğrencinin psikolojik dayanıklılığını güçlendirir” dedi.
“Sınavın başarıyı tam anlamıyla ölçmediğini unutmamalıdırlar” diyen Seden Ekici “Aynı zamanda nefes egzersizleri ,gevşeme çalışmaları olumlu iç konuşmalar kaygının yönetilmesine yardımcı olur. Öğrencilerin hazırlık süreçlerinde kendi rutinlerinden sapmaması büyük önem taşır. Alıştıkları çalışma saatlerini, dinlenme düzenlerini ve günlük aktivitelerini korumak, zihinsel dengeyi sürdürebilmeleri açısından kritik rol oynar. Bu rutinlerden ödün vermek, kaygıyı artırıp motivasyonu düşürebilir. Sınav kaygısı öğrencinin, günlük yaşamını, ders başarısını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyecek düzeye ulaşıyorsa bir uzmandan psikolojik destek alması büyük önem taşır. Unutulmamalıdır ki sınavlar hayatın yalnızca bir parçasıdır. Çocukların ruh sağlığını koruyarak ilerlemesi, en az akademik başarı kadar önemlidir” ifadelerini kullandı.

