blank
Avatarı
Tugay Kaban tarafından
03 Aralık, 2024 09:30 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 1

Fatih Türker’e Açık Mektup

Sevgili Fatih,

Tüplü Televizyon Kırılınca isimli son eserini bana gönderme nezaketini gösterdiğin için çok teşekkür ederim. Mektubuma mahcubiyet ile başlıyorum anlayacağın. Kim böylesi zamanlarda bir başkasına elleriyle tutup, dokunabileceği bir hikâye, ömründen çalıp sayfalara aktardığı bükülmüş, belki yerilmiş, belki övülmüş zaman dilimleri gönderir ki kolay kolay? Çok az. Kimse kimsenin hikâyesini beklemiyor artık. Karşılaşmak durumunda kaldığı insanların hikâyelerini değil, ihanetlerini daha çok bekliyor insanoğlu. O ihanetle yapabilecekleri daha fazla şey var çünkü.

Eserin, neredeyse bir çırpıda okunup bitirilebilecek bir hacme sahip. Bu, bu zamandaki birçok insan için iyi bir şey. Fakat gerçek okuru yakalaması adına eksiklik olarak görülebilir. Klasik hikâye anlatımı çoğu zaman, kısa olacaksa sürprizli olmalı düsturunu benimsemiştir. Zorunluluk değil elbette.

Hikâyeler anlatılmış olsa da yazılmış olsa da kırılmış oldukları anlamına gelmezler. Her hikâye kırılmayı bekleyen bir yumurtadan farksızdır. Onu hazmetmek istiyorsan, nâzik ve nârin olmalısın. Bu hassasiyetin kalmadığını da rahatlıkla fark edebiliriz.

Peki, söylesene Fatih, bu insanlar mı senin eserinden çıktılar da etrafa saçıldılar, yoksa eserine bu insanları, binaları, azı dişlerinin arasında bizi çiğnemekten yorulmayan şehirleri sen mi kattın? Sence büyük romanlar, bu ikisinden hangisi yapanlardır?

Şiir hakkında, bizim edebiyatımızda düşünüldüğünde/tartışıldığında/konuşulduğunda, en çok mevzu edilen hep şiirler olagelmiştir, bu büyük hatadan (ve evet, mutlu bir hata değil) bir türlü kurtulamadık. Şiir için nasıl ki şaire bakmalıyız, roman için de gözümüzü dikeceğimiz yer cemiyet olmalı. Cemiyeti merkeze almalı ve onu yargılamalıyız. Fakat işte o cevval sual, hangi cemiyet?

Senin eserinde büyük bir fikri göremedim lâkin küçük fikirlerin lüzumsuz olduğunu kim söylemiş? Kötü olan topyekûn fikirsizliktir. Küçük fikirlerin ne derece kıymetli olduğunu, senin eserinin çerçevesinden, yaşadığımız şehre baktığımızda fark edebiliriz. Bunu istiyor muyuz? Bana sorma.

Tugay Kaban

Yorumlar

  1. Boş Kaban

    Yine ne zırvalamış bu Kaban?

Yeni yorumlara kapalı.

Yazarın Kaleminden

Namaz Vakitleri

Karabuk
28
Ocak Çarşamba
1447 HİCRİ Şaban 9
İkindi Vakti
Şuanki vakit
İkindi
  İmsak
06:29
  Güneş
07:58
  Öğle
13:07
  İkindi
15:43
Akşam vaktine kalan süre
 
  Akşam
18:07
  Yatsı
19:30

Öne Çıkan Haberler

blank
Karabük

ADSEAH Karabük’ün Gururu Oldu

blank
Karabük

Karabük’te Berber ve Kuaför Ücretlerine Zam

blank
Karabük

1600 TOKİ konutu için kura tarihi belli oldu

blank
Köşe Yazıları

KORUMA ALTINDAKİ BİR YERYÜZÜ CENNETİNİN SON HALİ !

blank
Yenice

Çakıl: “Yenice Yolu Artık Ölüm Yolu Olmasın”