Karabük’te başı bitkisel bir yağ kutusuna sıkışmış yavru köpek, kendisini fark eden kadın sürücü tarafından kurtarılırken, başı demir bariyerlere sıkışan karacayı ise orman muhafaza memuru kurtardı.
Safranbolu ilçesinde kreş sahibi Gülsüm Çavuşoğlu (30), Karabük – Eskipazar karayolu Ankara yönüne seyir halindeyken Çayköy mevkiinde yol ortasında başı bitkisel bir yağ kutusuna sıkışmış olan yavru köpeği fark etti. Aracından inen Çavuşoğlu, yol kenarında dikkatli bir şekilde davranarak köpeğin başını sıkıştığı kutudan kurtardı. ‘İşte bu’ diyerek sevinen Çavuşoğlu, daha sonra aracından aldığı mamayla yavru köpeği besledi. Tüm yaşananlar ise Çavuşoğlu’nun cep telefonu kamerasına yansıdı.
Gülsüm Çavuşoğlu, “Köpeği yol ortasında sağa sola savrulurken gördüm. Ben karşıya geçtim ama gözleri görmediği için yavru köpek sağa sola gitmeye devam ediyordu. İçim el vermediği için dönme gereği duydum. Köpeği kenara çekerek dikkatli bir şekilde başındakini çıkarmaya çalıştım ve çıkardım. Çok açtı, kaburgaları görülüyordu. Tamamen tesadüf olan bagajımdaki mamayla onu besledim. Aslında bir bağ kuruldu aramızda. En kısa zamanda ziyaretine gitmeyi düşünüyorum” dedi.
Başı demir bariyere sıkışan karacayı kurtardı
Safranbolu ilçesini Eflani ilçesine bağlayan yolun Kırıklar mevkiinde ise göreve giden orman muhafaza memuru, yol kenarındaki demir bariyerlere başı sıkışan karacayı gördü. Orman muhafaza memuru, karacanın başını sıkıştığı yerden kurtardı. Karaca bir süre sonra ayağa kalkıp ormanlık alana koşarak gözlerden kayboldu. O anlar ise bir vatandaşın cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.


Yavru köpek ve Karaca’yı kurtardılar
Yıldırım “Devlet Eliyle Ticaret Son Bulmalı”
Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yıldıray Yıldırım, devlet eliyle yürütülen ticari faaliyetlerin küçük esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, adil rekabet ortamının yeniden sağlanması çağrısında bulundu.
Yıldırım yaptığı açıklamada, devletin asli görevinin ticaret yapmak değil; üreticiyi, esnafı ve girişimciyi desteklemek olduğunu ifade etti. Öğretmenevlerinden sosyal tesislere, polis evlerinden düğün salonlarına, lokantalardan çay bahçelerine kadar birçok alanda kamu eliyle ticaret yapıldığını belirten Yıldırım, okullarda sürekli hale gelen kermes uygulamalarının da küçük esnafı olumsuz etkilediğini söyledi.
Kamu işletmelerinin vergi ve maliyet avantajına sahip olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Bir tarafta bütün sermayesini, emeğini ve geleceğini işletmesine bağlayan esnafımız, diğer tarafta personel maaşı devlet tarafından karşılanan kamu işletmeleri bulunmaktadır. Bu şartlarda adil rekabetten söz etmek mümkün değildir” dedi.
Esnafın ağır ekonomik yük altında ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Yıldırım, elektrik, kira, SGK, vergi, POS komisyonları, kredi faizleri ve yüksek gecikme zamlarının küçük işletmeleri zorladığını ifade etti.
Esnafın ekonominin temel taşı olduğunu belirten Yıldırım, “Esnaf sadece ticaret yapan kişi değildir; istihdam sağlayan, vergisini ödeyen, mahallesine sahip çıkan ve şehrin sosyal yapısını ayakta tutan unsurdur” diye konuştu.
Açıklamasında çağrısını yineleyen Yıldırım, devletin ticaretin rakibi değil düzenleyicisi olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Devlet eliyle ticaret acilen son bulmalı; ticaret, yatırım yapan, risk alan ve vergisini ödeyen esnafa bırakılmalıdır. Esnafımızı vergi adaleti, krediye erişim, finansman destekleri, POS komisyonları, yüksek faiz ve gecikme zamları ile istihdam maliyetleri konusunda korumak zorundayız. Ayakta kalan esnaf güçlü ekonomi demektir. Güçlü ekonomi ise güçlü Türkiye demektir.”

