Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Ağustos, 2023 12:49 tarihinde yayınlandı
0

Yaşar: “İlkesiz Siyasetle Halkı Yanıltıyorlar”

CHP İl Başkanı Vedat Yaşar, Milletvekili Cevdet Akay ile birlikte dağ bayır gezdiklerini ve sorunları yerinde tespit ettiklerini ve bazı yetkilerin bu ziyaretlerden rahatsız olduğunu belirterek, asfaltsız yol ile ilgili olarak yaptıkları açıklamaya cevap veren  İl Genel Meclisi Ahmet Sözen’i hedef aldı. Başkan Yaşar; Sözen’in yaptığı açıklama ile halktan kopuk olduğunu bir kez daha gösterdiğini ifade ederek,  “Kendisi bu köylerimize gitmemiş olacak ki tutarsız bir açıklamayla kamuoyunu yanıltmaya çalışmaktadır” dedi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karabük  İl Başkanı Vedat Yaşar, Parti İl binasında Merkez İlçe Başkanı Mustafa Erten, İl Genel Meclisi Üyesi Nuri Kırımlı ile birlikte  parti olarak yaptıkları çalışmaları değerlendirdi.

Başkan Yaşar, Milletvekili Cevdet Akay ile birlikte dağ bayır gezdiklerini ve köylerdeki vatandaşların sorunlarını dinlediklerini belirterek, geçtiğimiz gün CHP Milletvekili Cevdet Akay’ın asfaltsız yollar ile ilgili yaptığı açıklamaya cevap veren İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Sözen’i hedef aldı

Sözen’in yaptığı açıklama ile halktan kopuk olduğunu bir kez daha gösterdiğini ifade eden Başkan Yaşar;  “Kendisi bu köylerimize gitmemiş olacak ki tutarsız bir açıklamayla kamuoyunu yanıltmaya çalışmaktadır” dedi

İLÇE KONGRELERİMİZİ TAMAMLAMAK ÜZEREYİZ

İlçe kongrelerini tamamlamak üzere olduklarını ifade eden başkan Yaşar; “Hepinizin bildiği gibi İlçe kongrelerimizi tamamlamak üzereyiz. Son iki İlçe Kongresini de yapıp, İl Kongre sürecini başlatacağız. Daha sonrada büyük Kurultaya hazırlanacağız” dedi.

MİLLETVEKİLİMİZ İLE DAĞ BAYIR GEZİYORUZ

CHP Karabük Milletvekili  Cevdet AKAY ‘la birlikte İlçeler ve bağlı köylere zaman zaman ziyaretler yaptıklarını ifade eden Başkan Yaşar; “Merkez İlçe ve diğer ilçelerimizde STK’ları ve esnafları ziyaret ediyor, köylerimizde ise kimi bulduysak onlarla görüşüyor ve mutluluk ve sıkıntılarını paylaşıyoruz.  Bu ziyaretlerimizde hem ilimizin hem de ülkemizin yerel ve genel sorunları üzerinde değerlendirmeler yapıp çözüm önerilerimizi anlatmaya çalışıyoruz.

Ülkemizde orta sınıf yok edildi. İnsanların büyük bir kısmı açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edildi. Nüfusun  %10’unu teşkil eden zengin kesim ekonomik gelirin %95’ini alırken, geriye kalan %90’lık kesim %10’luk bir GELİRİ paylaşmak zorunda kalıyor.

Ülkemizde üretim durma noktasına gelmiş durumda.

Sağlık sisteminin durumu ortada, Üniversitelerin kalitesi düşürüldü. İşsizlik almış başını gidiyor. Yetişmiş insan gücünü ise gün geçtikçe kaybediyoruz.

Tarikat ve cemaatler büyük rant kapısı haline getirilip Devletin içine sızdırıldılar.

Ülkemizin eğitim sistemi süreç içinde laik sistemin dışına çıkartıldı.

İnanılmaz bir dış borç yükü yaratıldı. Üretim ekonomisinden vaz geçildi.

Kendi kendimize yettiğimiz Tarım ve Hayvancılıkta dışa bağımlı hale getirildik.

Bütün bunlar olurken bizler çözüm yolları önerdik ama olmadı. Emeklimizin, işsizimizin, esnafımızın durumu ortada.

Milletvekilimiz Sayın Cevdet AKAY ve İlçe başkanlarımızla birlikte dağ bayır geziyoruz, sorunları yerinde tespit ediyoruz. Kimseye karşı art niyetli değiliz. Amacımız noksanları gözler önüne sermek ve halkımızın yaşam kalitesinin bir nebze de olsa yükselmesine öncülük etmek.” dedi.

BAZI YETKİLİLER DERS ÇIKARMAK YERİNE HOŞ OLMAYAN AÇIKLAMLAR YAPIYOR

Yaptıkları ziyaretlerden ve paylaşımlarından bazı yetkililerin ders çıkarmak yerine vekilleri hakkında hoş olmayan beyanlarda bulunduğunu söyleyen Yaşar;  “Geçtiğimiz günlerde Sayın vekilimiz Cevdet AKAY ile birlikte geliştirdiğimiz proje çerçevesinde gidilmeyen köy gidilmeyen mahalle, çalmadık kapı kalmayacak. “Sıkıntı ve rahatsızlıklar yerinde görülecek ve bizzat şahit olunacak hatta yaşanacak” sloganı ile hareket edilerek Safranbolu, Yenice ve Merkez ilçelerinden başlamak kaydıyla bazılarını ziyaret ettik. Gelişmiş köyler, unutulmuş köyler belki de hiç çalınmamış kapılar.  Ziyaretlerimiz devam da edecek.

Ancak bazı yetkililer bizlerin bu ziyaretlerinden ve paylaşımlarımızdan ders çıkarmak yerine, gerçekler karşısında partimizi ve özellikle Vekilimizi hedef alarak hoş olmayan beyanlarda bulunmaktadırlar. Lakin bu beyanlar bizleri daha da teşvik etmekte ve heyecanlandırmaktadır” şeklinde konuştu.

İL GENEL MECLİSİ AHMET SÖZEN HALKTAN KOPUK OLDUĞUNU GÖSTERMİŞTİR

Yaptıkları çalışmaların ve açıklamaların İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Sözen’i neden rahatsız ettiğine bir anlam veremediklerini belirten Başkan Yaşar, “Vekilimiz Sayın Cevdet AKAY tüm bu konuları gerek yerel ve gerekse ulusal basına da taşımaktadır. Bu çalışmalar  İl Genel Meclisi Başkanını niye rahatsız etti anlamadık. Kendisi beyanıyla halktan ne kadar kopuk olduğunu açıkça itiraf etmiştir. Kendisi bu köylerimize gitmemiş olacak ki tutarsız bir açıklamayla kamuoyunu yanıltmaya çalışmaktadır.

Şöyle ki uzunluğunun 26 km olduğunu iddia ettiği yolun yalnızca 11 km’sinin asfaltlı olduğunu 15 km’nin ise asfaltsız olduğunu kendisi açıklamış. Yani yolun büyük çoğunluğunun stabilize olduğunu itiraf etmiştir. 1 km ile 100 km arasında bir fark yoktur. Asfaltsız bırakılan yol susuz bırakılan köy, Devletin uzanmayan elidir.

Bizim temel gayemiz asfaltsız yolun kalmaması, susuz köyün olmamasıdır. Onların gayesi ise ilkesiz siyasetle halkı yanıltmaktır.

Keşke Sayın vekilin gittiği, gördüğü, bizzat yerinde incelediği köyü Başkan da gidip yerinde görseydi.

Yolların durumu, inanıyoruz ki kendisini de çok rahatsız edecekti. Bırakın stabilizeyi, yağmur ve akıntılarının yollarda nasıl çatlak ve yaralara neden olduğunu  görebilecekti.

Eğer kendisine gitmek zul geliyorsa İl özel idaresinin haritasını açıp yolları incelemesini veya drone ile keşif yapmasını tavsiye ederiz.

İşimiz burada bitmiyor. Vekilimiz Sayın Cevdet AKAY soru önergeleri ile Bakanlık düzeyinde çalışmalara devam ediyor. Bizler de onunla birlikte çalışmalara devam edeceğiz. Yapılanları takdir edip açıklayacağız. Yapılmayanları da eleştirmeye devam edeceğiz” diye konuştu. (Haber Merkezi)

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin