Reklam
Reklam
yarim asirdir ayni dukkanda hizmet veriyor 8IRac7I3
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Aralık, 2024 00:15 tarihinde yayınlandı
0

Yarım asırdır aynı dükkanda hizmet veriyor

Bolu’da 44 yıldır ayakkabı tamirciliği yapan usta İsmail Özkan, ayakkabı tamirine rağbetin arttığını söyledi. Özkan, “Alım gücü düştüğü için çok sayıda vatandaş ayakkabılarını tamir ettirmeye getiriyor” dedi.

Bolu’da havaların soğumasıyla birlikte kışlık ayakkabılar dolaplardan çıktı. Kimi vatandaş yeni kışlık ayakkabı alırken kimisi ise eski ayakkabılarını tamir ettirmek için ayakkabıcı dükkanlarının yolunu tuttu. Ayakkabılarını tamir ettirmek isteyen vatandaşlar tamir ustalarının dükkanlarında yoğunluk oluşturdu. Gölyüzü mahallesinde 1980 yılından bu yana aynı dükkanda ayakkabı tamirciliği yapan İsmail Özkan, alım gücü düştüğü için çok sayıda vatandaşın ayakkabılarını tamir ettirmeye getirdiklerini belirtti.

“Kauçuk tabanlı ayakkabılar alınması önerilir”

Kışın karda kauçuk tipi ayakkabıların kullanılması gerektiğini söyleyen ayakkabı tamir ustası İsmail Özkan, “Ayakkabıların yüzeyinin deri olması gerekiyor. Suni deriler biraz sağlam olmuyor. Hakiki deri almak daha iyi çünkü tamirini yapmak da daha kolay. Hakiki deri uzun ömürlü olur ve tamiratı daha rahat yapılır. Ayakkabının altlarının kaymaması için de kauçuklu taban tercih edilmelidir. Altlar yumuşak olmalı, yere bastığı zaman iyi kavramalıdır. Ancak çok sert tabanlar kayma yapar. Şu an kauçuklu tabanlar eskisi kadar bulunmuyor ama yine de dikkatli alışveriş yaparak kauçuklu tabanlı ayakkabılar alınması önerilir” dedi.

“Alım gücü düştüğü için tamir ettirmeye geliyorlar”

Çok sayıda vatandaşın alım güçlerinin düştüğünü işaret eden Özkan, bu sebepten dolayı ayakkabı tamir ettirmeye getirdiklerini belirtti. “Vatandaşların alım gücü düştüğü için genellikle tamir için geliyorlar. Yaz, kış fark etmeksizin yazlık ya da kışlık bot ve çizmeler sürekli tamir edilmeye geliyor. Tamirler genellikle 20 TL’den başlıyor. Yapılan işin türüne göre değişiyor. Örneğin, alt değiştirme, topuk yapma, yırtık onarma gibi işlemler farklı fiyatlarla yapılabiliyor” diye konuştu.

“Suni deri ve hakiki deri ayırt edilemiyor”

Vatandaşların suni ve hakiki deri arasındaki farkı bilmedikleri için sorun yaşadıklarını ifade eden ayakkabı tamir ustası Özkan, “Ayakkabı satın alırken vatandaşlar deri mi, suni deri mi olduğunu bilemiyorlar. Suni deri, soğuk havaya dayanıklı değildir ve büküldüğü zaman kolayca yırtılabilir. Yırtıldığında tamiri zorlaşır ve değiştirilmesi gerekebilir. Ayakkabı çıkarılırken de yırtılma olabilir. Oysa hakiki deride böyle bir sorun olmaz. Deri sadece bükülür, fakat kırılma ve kopma yaşanmaz. Alırken ‘hakiki deri’ olup olmadığı sorulursa, daha iyi olur. Çünkü genellikle suni deri de ‘deri’ olarak satılabiliyor. Suni derilerin de kaliteleri farklıdır, ancak vatandaş bunu bilemediği için kullanıyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin